- Kategori
- Deneme
Ödünç sevgiler

Bulmuş gibiyim hayatın sırrını. Ödünç sevgiler topluyorum, küçük mutlulukları özenle dağıtarak. Ne kolay, hem ne zor sevgi toplamak. Hani narin narin salınan bahar dallarına dokunulduğunda birden dağılıverir ya o canım çiçekler, rüzgarın kuyruğuna tutunup kaçıverir ve tüm o görkemli görünüm kaybolur ya, işte öyledir ödünç sevgileri toplamak. Tam zamanında, örselemeden, kalplere dokunulduğunu hissetirmeden, azar azar toplamak gerekir.
Ne değişiktir o küçük mutluluklar, nasıl da beklenmedik. Bazen bir çift çorap kılığına girer, bir masaya öylece bırakılıverir; bazen bir çocuğun duyduğu ilk gitar tınıları olur; bazen bir sokak satıcısına bir buket çiçek, ya da tanımadığınız bir anneye “uğurlu” bilezik; kimi zaman hiç gönül koymadan, öylece veriverdiğiniz, oysa uzun uğraşlar sonucu nihayet alabildiğiniz sevgili kitabınız, ya da kalp gözlerine iliştiriverdiğiniz bir çift tatlı söz; evinize götürmek için aldığınız yiyecekleri, çöp konteynerlerinin içindeki çatlamış, fakat mağrur ellerin yanıbaşına, usulca bırakıp, o gece aç, ama mutlu uyumaktır. Böyledir işte; ne zor şeydir ödünç sevgiler toplamak...
Ama ne kadar toplarsanız toplayın, anlıktır ömürleri. Elek gibidir kalpler; siz sevgi kırıntılarını koydukça bir bir, onlar yitiverir hayatın hoyratlığında, daha bir ötekini diğerinin yanına eş edemeden. Yine de o denizyıldızı misali, fark yaratırlar gönüllerde. Ruhlarda hoşluklar kalır, nedeni açıklanamayan sevinçler, buruk ama sıcacık tadlar; uzak ve virane diyarlardan gelen silik yüzler, sararmış bir yaprağın izinde, gözlerde ışıldayan gülüşlere dönüşür, yaklaşan fırtınada yol göstermeye çalışan deniz fenerleri gibi...