- Kategori
- Futbol
Of, taş gibi Hacettepe

www.fenerbahce.org
Avrupa şampiyonu apoletiyle geldiği yeni takımında çıktığı ilk antrenmanında geçen senenin flaş oyuncusu Deivid’i kaybeden hocanın şanssızlığı devam ediyordu. Bir türlü tam kadro maç yapma imkanı bulamadığı gibi her maça yeni oyuncularla çıkmaya da devam ediyordu Dede ve ligin 3.haftasına da ilk 11’inde 2 yeni oyuncuyla girmişti. Bu, yeni bir hoca için oldukça talihsiz bir durumdu.
Geçen hafta yaptığımız yorumlarda sakatların ve Milli Takım’ın yükünü çeken futbolcuların henüz sezona hazırlanamadan çok ciddi maç trafiğine girdiğini belirtmiştim. Peşpeşe gelen ön eleme maçları sonrası Ermenistan ve Belçika maçları, Hacettepe deplasmanı ve şimdi de 3 gün sonra tekrar Porto deplasmanına çıkacak bu takım. Bu durum özellikle Boral, Semih, Kazım ve Gökhan gibi isimlerde ciddi yorgunlukları getirdiği gibi kendi sorunlarından kurtulup henüz Fenerbahçe’ye borcunu ödemeye başlayamayan Emre gibi isimleri de çok etkilemiş durumda. Hal böyle olunca takım binmiş zavallı Alex’in sırtına gidiyor. Ama nereye kadar ?
Edu ve Lugano’dan sonra Can ile Yasin’i göbekte seyretmek bu takıma çok büyük bir haksızlıkmış gibi geliyor. Uyumsuz ve sakar ikili Hacettepe kadar etkili oldular Fener kalesinde.
Oysa maç güzel başlamıştı 19 Mayıs’ın suni çimlerinde ama gördük ki Fener’de çimler gibi suniymiş yoksa golden sonra yavaş yavaş geri çekilmelerini neye bağlayacağız. Yine de Turkuaz hakemlerimiz Alex’in sağıyla attığı muhteşem golü ofsayt diye iptal etmeseler belki de 3 puanla gelecektik Ankara’dan. Ama dedik ya sadece Alex’le olacak iş değil.
İlk yarı golü bulana kadar çok güzel toplar çevirdi Fenerbahçe ama yukarda bahsettiğimiz gibi bu takımın belini sakatlar büktüğü gibi sezon başı yoğun ve stresli maç trafiği altında kalan isimlerde etkiliyor Fener’i. Çünkü sadece 25 dakika sürdü bu oyun.
Ama buna çare olması gereken isim de Dede. Israrla Gökhan Kazım ikilisine forma veriyor ve bu durum Gökhan’ın hızla düşmesine de neden oluyor. Gökhan’ı bu hale getiren adam Kazım. Ancak Kazım’ın umrunda değil zaten. Oysa Dede görüyoruz ki Önder’e güvenip Gökhan’ın yerine oynatıyor. Önder oyuna girince bir-iki güzel orta yaptı Ancak bende ısrarla söylüyorum Lugano ve Edu yokluğunda Önder’den faydalanacaksa mutlaka göbekte faydalanmalıdır.
Fenerbahçe ikinci yarı oyundan o kadar çok düştü ki Dede’nin yaptığı 3 değişiklik yeterli olmadı çünkü sahada oyundan çıkması gereken yaklaşık 5 oyuncu daha vardı. İşin ilginç yanı girenler de çıkanları aratmaya başlamıştı. Özellikle de Burak. Yeni takımında eski takımındaki hareketlerini bırakıp daha takım oyununa yönelik daha faydalı işler yapması lazım. Ama özellikle de ayaklarıyla yoksa eli ve ağzıyla değil. Fenerbahçe elleriyle kollarıyla hakem ve rakipleriyle uğraşan ve kendini yere atan futbolcuları sevmez.
Fener kötü düşüyor düştükçe de Maldonado iyi gözüküyor. Yeni transfer Josico’nun da oyun içinde ne yaptığını fazla anlamadık açıkcası ama takımdaki Maldonado sayısını ikiye çıkarttık galiba. Tabi ilk defa ve takımın kötü oynadığı maçta Josico’ya bir şey diyecek halimiz yok.
Geri çekilen ve dönem dönem 7-8 kişiyle geride kalan Fener’de Semih’siz Guiza yalnızları oynamaya başlayınca bir anda Kezman moduna geçti. Fakat bu maçta aklımızda kalan en önemli şey ise sahada mağlubiyete itiraz eden, isyan eden hiçbir futbolcu olmadığıydı. Ayrıca takımda kimsenin topa ve rakibe baskı kurmadığını da gördük. Hacettepe bu ligde hiçbir takıma böylesi rahat top yapamayacaktır bu sene. Bu da futbolcuların ayıbıdır. Bu ayıbı mutlaka Dede’de görmüştür ve önlemini de alacaktır diye düşünüyorum. Üstelik disiplinini övdüğümüz Dede’nin takımında Uğur’un çıkarken taraftarla ve Burak’ın ve Carlos’un en başında da Volkan’ın el-kol ve itirazlarla neden sarı gördüklerini de anlamamız zor. Zaten yeteri kadar sakat varken birde cezalı futbolcularla uğraşacak Fenerbahçe.
2nci deplasmanında 6.puanını bırakan Fenerbahçe’de Volkan’ın akıllanmamış olması da ayrı bir yazı konusu. Kadromuz çok iyi açıklaması yapan Başkan’ın artık Volkan’ın kulaklarını çekmesi lazım. Daha Çek maçında yaptığı hareket yetmiyormuş gibi şimdi de zorla kırmızı kart görmek için uğraştı.
Bu takım 3 gün sonra Porto’ya gidecek. Elimizdeki tek dayanak bu takımın Şampiyonlar Ligi arenasında başka bir kimliğe bürünmesi. Yoksa bu futbolla şampiyonlar ligine altından kalkılamayacak bir skorla başlamamız işten bile değil.
Ahmet ÇELİKSÜNGÜ
14.Eylül 2008