- Kategori
- Projeler
Öğrenci velisi misiniz?

Geçtiğimiz günlerde İlköğretim Okulu müdürlerinden biri ile sohbet ediyorduk. Söz bizlerin zamanında ebeveyn ile günümüz ebeveyni arasındaki farklılıklara geldi… Bizim zamanımızda, yani ilk ve ortaokul zamanlarımızda – ki bu yıllar 1965- 70 yıllarıdır- anne babalarımız öğretmenelere genellikle “Eti senin kemiği benim hocam!” derlerdi. Okuldan firar etmeye görelim! Önce evde iyi bir sopa yerdik, ardından okulda…
Şimdilerde ise anneler öğretmenlere ya da okul idaresine akıl almaz bahaneler söyleyerek çocuklarını korumaya; babalar, ufak bir fiske sonrasınd “ Hoca hocaaaa ben, sen sadist ruhunu tatmin edesin diye yetiştirmiyorum çocuğumu” biçimli babalanıyorlarmış!
“Ayrıca” diyor okul müdürü “zamane Milli Eğitim Bakanlıkları’nın peşpeşe çıkardığı kararnameler ile öğrenci haklarını öğretmen haklarının çok önünde gitmesine ilişkin tebliğgatlar yayımlayarak son derece şımarık ve fütursuz bir nesil yetişmesine katkı sağlıyorlar” diye sürdürüyor konuşmasını..
Kısa bir süre önce internette gezerken rastladığım orijinal bir haberi anımsatıyor müdür bey’in sitemkârani sohbeti…
Gazeteye gelir gelmez notlarımın arasına bakıyorum... İşte buldum... ABD’de yılın telesekreter mesajı seçilmiş geçtiğimiz yıllarda… Haber aynen şöyle:
California'daki Pacific Palisades adlı okul.. Burada okuyan çocukların velileri, bütün okulu ve öğretmenleri dava ediyor, çünkü bütün dönem boyunca 15 ile 30 gün arasında devamsızlık yaptıkları halde çocuklarının derslerden kalmalarını kabul etmiyorlar.. Velilerin neredeyse tehdide varan itirazlarıyla baş edemeyen okul yönetimi, en sonunda telesekreter mesajını aşağıdaki şekilde değiştiriyor, ve "YILIN TELESEKRETER MESAJI" ödülünü kazanıyor.
"Merhaba! Pacific Palisades'e hoşgeldiniz. Bu bir otomatik mesajdır. Lütfen seçenekleri tek tek dinleyerek istediğiniz departmanla ilgili tuşa basınız.
Çocuğunuzun neden devamsızlık yaptığı konusunda yalan söylemek için 1'e. Çocuğunuzun neden ödevlerini yapmadığı konusunda yalan söylemek için 2'ye. Bizim hangi konularda işe yaramadığımızı belirtmek için 3'e. Evinize gönderilen ve alıcı imzanız üzerinde olduğu halde almadığınızı iddia ettiğiniz uyarı mektupları için 4'e. Müdür ve diğer yetkililere küfür etmek için 5'e. Çocuğunuzu her sabah en az 10 dakika bekleyen okul servisi hakkındaki şikayetleriniz için 6'ya. Süper kabiliyetli mükemmel çocuğunuzun beceriksiz öğretmeninden yakınmak için 7'ye. Bıraksanız bütün okulu yiyecek çocuğunuzun yetersiz bulduğu okul menüsünden şikayet etmek için 8'e basınız.
Çocuğunuzun gerçek bir dünyada yasadığının farkındaysanız ve sorumluluk almayı öğrenmesini istiyorsanız, bunun için de ona verilen ödevleri zamanında ve tam olarak yapmasının çok önemli olduğuna inanıyorsanız, ayrıca eğitimin ilk önce ailede başladığının bilincindeyseniz, artık telefonu kapatabilirsiniz... iyi günler dileğiyle.”
Okul müdürü arkadaşımın mail adresine bunu aynen gönderdim. Uygulayabilir mi bilemiyorum. Ancak tüm okul yönetimlerinin ufkunu açacak bir uygulama olduğuna inandığım için buradan da yayımlayayım istedim... Umarım yararlı olur…