​ Öğrencisi olmayan fakülte hangisi? / Bilim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Kasım '07

 
Kategori
Bilim
 

Öğrencisi olmayan fakülte hangisi?

Öğrencisi olmayan fakülte hangisi?
 

Diyanet İşleri Başkanlığı, Kızılcahamam Patalya Otel’de, “1. Dini Hizmetler Sempozyumu” adı ile bir sempozyum gerçekleştirdi. Konu ile ilgili bilgilere ulaşmak isteyip http://www.diyanet.gov.tr/ adresinde sempozyum sayfasını açmaya çalıştığınızda “ Seçili dosya geçerli bir Microsoft Office document imaging dosyası değil” diyor ve bilgi alma olanağı bulunmuyor. Başka bir program ile açmak gerekiyor. Ne yazık ki bende de başka bir program yok. Ulusal basının bir kısmında yer alan ilginç bir habere ilişkin yaptığım araştırma da ne yazık ki kaynağına ulaşamadım. O nedenle yalnızca haber kaynağı ile ilgili bilgi aktarmak ve kafama takılan sorulara yanıt aramak durumunda kalacağım.

Bu sempozyumda, Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Doç. Dr. Halil Altuntaş, fakültelerde görev alan ilim adamlarının, ilâhiyat fakültelerinin son dönemde içinde bulunduğu “acıklı durumu’’ açık yüreklilikle dile getirmeleri gerektiğini belirtmiş ve eklemiş “ Fakültelerde görev alan ilim adamları, ilahiyat fakültelerinin son dönemlerde içinde bulunduğu acıklı durumu açık yüreklilikle, üslubunca dile getirmelidirler. Dünyanın neresinde 25 yıl önce açılıp bir tek öğrencisi olmayan bir ilim yuvası vardır? Bunu bilim adamları dert edinmelidirler. Her birimizin 10’ar öğrencisi var. Hoca başına 5 öğrencinin düştüğü sınıflarımız var. Bunu bilim adamlarımız, ilahiyat fakültelerimiz bir problem olarak dile getirmelidir.’’ Demiş…

Oturum başkanlığını yapan Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Prof. Dr. Saim Yeprem, sempozyumdaki oturumlarda Türkiye’de ilahiyat öğreniminin ABD ve Kanada ile karşılaştırmasının yapıldığını belirtmiş ve eklemiş.“söz konusu ülkelerin nüfus yoğunluğunun Türkiye ile karşılaştırılması durumunda Türkiye’de 70 ilahiyat fakültesinin bulunması gerekmektedir” demiş.

Türkiye de kaç ilahiyat fakültesi var diye bir araştırayım dedim 24 adedini tespit edebildim. Akdeniz Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (Antalya) , Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (Ankara), Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (Erzurum), Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (Sivas), Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (Çanakkale), Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (Adana), Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (Diyarbakır), Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (İzmir), Erciyes Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi (Kayseri), Fırat Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (Elazığ), Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (Çorum), Gazi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (Şanlıurfa), İnönü Üniversitesi Darende İlahiyat Fakültesi (Malatya), İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (İstanbul), Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (K. Maraş), Karadeniz Teknik Üniversitesi Rize İlahiyat Fakültesi (Rize), Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (İstanbul), Ondokuz Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (Samsun), Osmangazi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (Eskişehir), Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (Sakarya), Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (Konya), Süleyman Demirel Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (Isparta), Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (Bursa), Yüzüncü Yıl Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (Van).

Fakültelerin nüfus yoğunluğuna göre açılması gerekliliğini vurgulayan bir bilim adamını anlamakta zorlanıyorum. Canım Türkiyemde bu mantığın hakim olduğu bir Bilim dünyası oluştuğunu görmek acı veriyor. Öncelikle aynı topluluğa ait olan bilim adamlarının kendi içlerinde bir fikir birliğine vararak karar vermeleri gerekiyor mu? Prof ünvanını almış biri Dünyanın neresinde 25 yıl önce açılıp bir tek öğrencisi olmayan bir ilim yuvası vardır? Diye sorarken, oturumu yöneten bir başka bilim adamının 70 tane olması gerekir gibi bir savı ortaya atması düşündürücür.

“Dinler, kaynağı Tanrı olan bilgi kümeleridir. Elde edilme yolları, peygamberlerin rüyaları, aracı melek ve dini önderlerin şahsi ilhamıdır. Kaynağının bir süje olması dinleri, sübjektif-öznel yapar. Bu bilgi, inanç esasına dayandırılarak dogmatik ve mutlak yapılır. Yani sübjektifin dogmatikliği ve mutlaklığı. Fakat bu mutlaklık, o inanç sistemine inananlar içindir. Başka inanç sahipleri için tartışılır olması, evrenselliğini ve bütün insanlık için geçerliliğini önler ve tüm mutlaklık iddialarına karşın, onu göreceli yapar.” ( Teolog Niyazi Kahveci) Aynı bilim adamı, “Türkiye'de İlahiyat Fakülteleri, Avrupa'da olduğu gibi teoloji ve bütün dinleri kapsayıcı fakülte fonksiyonunu görmek amacıyla kurulmuştu. Fakat İslamiyet’e hasredilerek toplum düzeyinde folk din hizmeti sunacak alimler ve görevliler yetiştiren kurum oldu. “ demektedir.

Neyse ki bu tür düşünen din araştırmacılarının da bulunduğunu görmek içimizi rahatlatıyor. İlahiyat Fakülteleri yerine ‘Teoloji ve dinler fakültesi’ gereksinimine vurgu yapan Teolog Niyazi Kahveci “ Dünyanın neresinde 25 yıl önce açılıp bir tek öğrencisi olmayan bir ilim yuvası vardır? Sorusunu yönelten Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Doç. Dr. Halil Altuntaş’a cevap vermektedir.

Sıradan bir yurttaş olarak ta ben sormak istiyorum!

Sayın Altuntaş’ın tespit ettiği bu fakülte’de öğretim görevlileri var mıdır ve benden alınan vergilerden onlara maaş verilmekte midir?

 
Toplam blog
: 126
: 1276
Kayıt tarihi
: 10.09.06
 
 

48 yıldır yaşıyorum.Gazeteciyim, müzisyenim, babayım... Önce insan ve iyi bir yurttaş olabilme çab..