- Kategori
- Öğretmenler Günü
Öğretmenim, canım benim canım benim

Öğretmenim, canım benim canım benim
Seni ben pek çok pek çok severim
Sen bir ana, sen bir baba
Herşey oldun artık bana...
İlk okulda öğrendiğim ve söylemeyi en çok sevdiğim şarkılardan biriydi bu.
Bugün öğretmenler günü; bir yerlerde birilerine birşeyler öğretenlerin günü. Güneydoğu’dan, Karadeniz’e, İç Anadolu’dan, Ege’ye, Akdeniz’e, Marmara’ya , Doğu Anadolu’ya kadar kendini eğitime adamışların günü.
Aydınlık bir gelecek için çırpınan, yarınlara yatırımımız olan çocuklarımızın güneş ışıklarının günü.
Şimdi daha iyi anlıyorum öğretmenin, öğrenmekten daha zor olduğunu. Şimdi daha iyi anlıyorum bir harf öğretmenin çilesini, şimdi daha iyi anlıyorum bir birey yetiştirmenin zahmetini.
Ve sonsuz saygı duyuyorum; kalem tutturan ellere.
Ben devlet okullarımızın herhangi birinde 40 kişilik bir sınıfta başladım İlkokula. Birbirinden yaramaz, haylaz kırk çocuğun bulunduğu koca bir sınıfta. Saadet Yersel öğretmenim benimle az uğraşmadı. “Çalışan kazanır, elması kızarır” diye diye öğretmişti bize alfabeyi, sonrada okumayı ve yazmayı. Öyle inatçı bir çocuktumki ben okumamak ve yazmamak için çok direnç gösterdim. Ama Saadet Öğretmenim benim gibi inatçı bir keçinin hakkından geldi. İlk ona girerek sınıfta okuyanlar ve yazanlar hanesinde benimde elmam kızardı.
Ve ben bugün yazabiliyorsam şayet bunu Saadet Yersel Öğretmenime borçluyum.
Ve tabii bugünlere gelmemde bana çok şeyler öğreten tüm öğretmenlerime borçluyum...
Yılmadan, usanamadan, bıkmadan, birkere olsun şikayet etmeden, özveri ile bütün öğrencilerle tek tek ilgilenen siz saygı değer Öğretmenler, Öğretmenler gününüz kutlu olsun!