- Kategori
- Futbol
Oğuzhan Özyakup

Nasıl da belli oluyor değil mi?
Ne mi?
Bir futbolcunun, 19 yaşında bile olsa gerçekten futbolcu olduğu, futbolcu olacağı tabiki. Ve nasıl da belli oluyor değil mi, böyle bir oyuncunun Arsenal gibi bir takımdan, Wenger gibi bir menejerden alınıp Beşiktaş'a kazandıran bir çift gözün gerçek bir futbol adamı gözü olduğu?
İbrahim Altınsay; fahri olarak çalışsa bile kafasındakilerin binde birini yapamasa bile sadece Oğuzhan Özyakup'u Beşiktaş'a kazandırdığı için ayakta alkışlanmalıdır.
İbrahim Altınsay Beşiktaş'ın başkanı olmalıdır.
Bunu o kadar inanarak, o kadar isteyerek yazıyoruz ki, Beşiktaş'a devrimi getirecek tek fikri düzey, hem de Beşiktaşlılığın özündeki o isyankar, protest bakışın kararlığı tek onda olduğu için.
***
Trabzonspor karşısında Beşiktaş, Samet Aybaba'nın elindeki kısır kadronun, teknik adam tarafından daha kısırlaştırılarak sahaya sürüldüğü sekizinci lig maçı oldu. Dilimizde tüy bitti. Beşiktaş'ın düzeni 4-4-2 olmalıdır. Beşiktaş'ın savunma göbeğinde Ersan ısrarla oynatılmalıdır- ki Ersan vasat bir oyun oynamasına rağmen -, Ersan'ın tandem partneri kesinlikle Escude olmalıdır, deneyimi ve aklı ile, vucudunu rakibe yaslayıp, pozisyon bilgisi ile rakibi eriten tarzı ile...
Beşiktaş'ın Ersan-Escude'dan başlayan omurgasının önüne Veli, Necip, Toraman'dan biri yerleşmelidir. Bu üç oyuncudan sadece 1 tanesi oynamalıdır. İkinci omurga kontenjanı ise kesinlikle Oğuzhan'a ayrılmalı, Hasan Türk ise hazır tutulmalıdır.
Peki başka ne dedik hep?
Bu ikili ortasahanın her iki kenarına iç oyuncusu, yani bir zamanların Rıza Çalımbay'ı gibi Fernandes ve Olcay yerleştirilmeli, bu sayede ortasaha 4 tane dinamik adamdan kurulmalı, özellikle Olcay'ın sahayı gezen yapısının katkısı bu sayede çok artaracaktır dedik. Uğur Boral ile Olcay aynı mevki için forma rekabetine girmelidir dedik.
Bu dörtlü ortasahanın önüne de 2 tane Santrafor koyun dedik...Bunlardan biri Batuhan olsun dedik- her ne kadar iyi görünmese de- ısrarla oynatılsın, kazanırsak çok şey kazanırız, Hugo Almeida'nın en fazla devre arası gideceğini de hesaplayarak ve iyi oynuna rağmen yine kritik bir net golü kaçırdığını da görerek dedik. Kalan gezici santrafor kontenjanını ise Holosko'ya verin, onu da Kadir Arı ile yedekleyin dedik.
Ama bizim dediklerimiz suya yazıldı.
Teknik adam bu dizilişi aklına bile getirmedi, Hugo Almeida'yı sol çizgiye gönderdi, Holosko'yu sağ çizgiye, bu iki top yapması mucize adamı da Batuhan ile eşleştirip, Trabzon maçının da ilk yarısını çöp tenekesine fırlatmış oldu.
***
Beşiktaş sekiz haftada bu kısır kadrosunu daha da kısırlaştıran teknik adamın " paramız yok " yönetiminin perdelediği bir ortamda çalışması, bizim onun bu eksikliğini söylememize engel değildir.
Çünkü aynı teknik adamın sekiz haftadır Oğuzhan'ı neden yanında oturtuğunun da mantıklı bir açıklaması yoktur.
Beşiktaş adı feda olan bir senede bile genç bir oyuncusunu oynatmaktan korkan bir teknik adamla nasıl yol alacak?
Çokça söylüyorum, hep söylüyorum, Oğuzhan sahada olmalı, İbrahim Altınsay Beşiktaş'ın başında.
Samet Aybaba bu durumda nerde olursa olsun!
Dünkü Oğuzhan'ın, Fabregasvari geleceğinin olduğunu görmemek için Telegolde Kaya Çilingiroğlu olmak lazım.
Beşiktaş'ın da Fabregas yetiştiren bir kulüp olması için İbrahim Altınsay'ın başkan olması gerekli.
Beşiktaş, Çilingiroğlu'nun ağzına dolanan bir kulüp olmasın, Oğuzhan Özyakuplar bulsun, yetiştirsin ve oynatsın, bunun için de Altınsay'ı başkan yapsın.
Dünkü maçın skorunun önemi yok...