- Kategori
- Genel Sağlık
Ohh la la la mouche-aman tanrım karasinek
Yazan:Uçar Demirkan
1960 lı yıllardan birinde Ayvalık’taki bir lokantada yemek yiyordum.
Karşımdaki masada bir Fransız çift ve küçük kızları yemek yiyordu.
Küçük kız birden “O la la. La mouche-aman tanrım karasinek”diye beğırdı. Tabağına bir karasinek konmuştu.
Kızın kendince şov yaptığını düşünmüştüm.
Sonraları, 1968-1969 yıllarında bir yıl süreyle Paris’te kaldım.
Aman tanrım…Paris’te bir tene bile karasinek ya da sivrisinek görmemiştim.
Küçük Fransız kızı haklıymış. Derste öğretmeninin resmini gösterdiği bir hayvanın canlısını görmüş ve yeni bir keşif yapan bir kaşif gibi heyecanlanmıştı!..
Ortasından geçen Sen nehrine karşın, o yıllarda Paris belediye başkanı olan Jacque Chirac sinek sorununu kökünden çözmüştü.
Biz de ise her tür haşaratla yaşamak, günlük yaşamın normal akışı sayılıyordu.
Bu yıl bir ara İzmir’e gittim. Bostanlı’da kaldım. Orada da karasinek ya da sivrisineğe rastlamamıştım. Bu bir rastlantı da olabilirdi.
Öyle değilse bu işi ya İzmir Büyük Şehir Belediyesi ya da Karşıyaka Belediyesi başarmıştı ve iyi olmuştu…
Karasinek ve sivrisineğin çoğalma alanları dereler ve çöp olmaktadır. Derelerin sineklerin üreme yeri olmasından çıkarılması, işi yarı yarıya çözecektir.
Çöplerin yok edilmesi olayına gelince..Burada karşımıza açık semt pazarları çıkmaktadır.
Şu anda oturmakta olduğum yazlığın yakınında bir açık Pazar yeri kurulmaktadır. Pazar bittikten sonra pazarcı esnafının ortalıkta bıraktığı sebze ve meyve atıkları en az üç gün toplanmamakta ve çürümeye bırakılmaktadır.
Belediyenin siteye verdiği çöp konteynırlarının üstü açıktır.
Bu nedenlerle sinekler üremektedir.
Hayvanları koruma derneklerinin direnişine karşı koyamayan belediyeler, özellikle sokak kedilerinin beslenebilmeleri için açık konteynırlar kullanmaktadır. Kediler yaşasın diye kişilerin hastalanmasına göz yumuşmuş olmaktadır.
Paris’te ve Madrit’te de açık hava pazarları gördüm. Esnaf çekildikten sonra çöp kamyonları gelmekte ve çöpleri toplamaktaydı. Arkadan belediyenin sulama aracı gelip sokakları ve caddeleri-Pazar yerini-sulamaktaydı.
Madrit’te de sivrisinek ve karasinek yoktu.
Bostanlı’da karasinek olmamasının nedeni, sürekli ve bilimsel ilaçlama yanında çöp konteynırlarının üstünün kapalı olması olmaktadır.
Bir de yerlere çöp atılmaması olayı vardır.
Eğer turistlere “O la la..”çektirmek istemiyorsak, turistik yerler belediyelerinin dereleri ve pis su kanalizasyon sistemini sistemli ve bilimsel ilaçlama ve çöpleri açıkta bırakmama uygulamalarına önem vermeleri gerekmektedir.
Karasineklerin ve sivrisineklerin kişilere yemek yerken verdikleri rahatsizlık yanında çeşitli hastalıklara yol açan mikropları da taşımaları ve bizlere bulaştırmaları riski her zaman vardır.
Sağlığın bedeli olmaz denilmekte olup belediyelerin bu slogana önem vermeleri gerekmektedir.
Büyük kentlerde belediyeler açık Pazar yerlerini kaldırıp kapalı Pazar yerleri yapmaktadırlar. Bu da olumlu bir yaklaşım olmaktadır.
Buraların da her gün çöpten arındırılması ve yıkanması işlemlerini belediyeler yapmalıdır.
Diğer yandan sokak kedi ve köpekleri hayvan severlerce sokaklarda değil kendi evlerinde beslenmelidir. Ya da hayvan severlerin kuracağı derneklerce sağlanacak barınaklarda topluca beslenmeli ve bakılmalıdır.
İnşallah bizde de karasinek ve sivrisinek tarih olur ve yalnızca ders kitaplarında kalırlar.
Bizler de yabancı ülkelere gidince “O la la…”çekeriz!