​ Oku, oku, oku! / Eğitim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Temmuz '12

 
Kategori
Eğitim
 

Oku, oku, oku!

İnsan bir şey öğrenmek için okumalıdır.

Fakat okuduğu şeyi sorgulayıp yargılamalıdır. Çünkü okuduğu şey; gereklidir veya gereksizdir, yararlıdır veya yararsızdır. İnsan; zararlı, olumsuz etkilerden kendini ve sorumlu olduğu kişileri korumalıdır.

Bunu da yapabilmek için hakiki bir bilgiye, şuura, akla, mantığa, imana, duyguya, duyarlılığa, düşünceye, ahlâka, ihlâsa, iyi niyete ihtiyacı vardır.

Eğer kişi; yalan, noksan, yanlış, olumsuz bilgilerle aldanmışsa, aldatılmışsa bunları anlayamaz.

Üstelik boyundan büyücek şeylere kalkışır ve doğruları yargılar, sorgular. Sonuçta da hem kendini hem de başkalarını yanıltır; maddi ve manevi zarara uğratır.

* OKU.

Bu "Oku!" emri Allah'ın emridir. Sorgulamamak, yargılamamak gerekiyor.

* OKU.

Bu "Oku!" ricası, önerisi, öğüdü; benimdir.

Elbette yargılayabilirsiniz, sorgulayabilirsiniz. Fakat şimdiye kadar okuduklarınız ile benim yazdıklarımı kıyas yapınız. Yalnız doğru bildiğimiz yanlışlarla, önyargılarla, zanlarla ne öğrendiğimizi, ne öğretildiğimizi doğru biçimde fark edebilecek misiniz? Fark edebilmek için yazılarımı sürekli okuyunuz.

Bu güne kadar nice kitaplar okudunuz, bunun için umudunuzu, aklınızı, kalbinizi, paranızı, zamanınızı, emeğinizi verdiniz. Bunlar sizin için hakikatten gereklli miydi, yararlı mıydı? Bunun cevabını almak için kitaplarımı okuyunuz! Eğer gereksiz, ereksiz, yararsız görürseniz okumazsınız. Ne dediğimi ne demek istediğimi anlamak için ortaya zihniyetinizi, kişiliğinizi, karakterinizi, bilginizi, şuurunuzu, aklınızı, vicdanınızı ortaya koyunuz.

 *OKU!

Bu "Oku!!!" isteği hepimizin bildiği bir şeydir.

Kim "Okuma!" diye bilir ki?

"Oku!!!" ne güzel bir emir, arzu, rica, öneri değil mi?

"Evet!"

Şu anda bu yazıyı "tesadüfen" görüp "lütfen" okuyucu; fakat pek okumacayı sevmeyiciler de "Evet" demiştir.

Buradaki "Oku!!!" sözcesi; bu sözü söyleyici kişilerin salt ideolojisi ve salt çıkarı için yanlızca kendi eserini (romanını, öyküsünü, şiirini, yazısını vb.) okutmak kastı taşımaktadır.

Peki, ben de soruyorum; "Niçin okuyayım?"

Cevabını da kendim vereyim; "Yalan, noksan, yanlış, olumsuz çağrışımlı sözcelerle benimsetmeceye çalıştığın aynı özellikteki bilgileri, isimleri, örnekleri, soruları, şıkları, cevapları, açıklamacaları, önerileri, övgüleri, öğütleri, görüşleri, kuralları öğnenip uygulamak için mi, okuyayım? Bunlar benim için gerekli midir, yararlı mıdır?

Sen, kendi nefsî arzuların doğrultusunda bunları yazmışsın; fakat bunların insanların sağlığını, huzurunu, rahatını, başarısını, güvenliğini, geleceğini olumsuz yönde etkileyebileceğini sorgulamamışsın, yargılamamışsın.

Bu durumdayken;

"Benim kitabımı oku!"

"Benim şarkımı dinle!"

"Benim filmimi izle!"

"Benim programımı takip et!" vb. şeyleri söylüyorsunuz!

Bu bir sorumsuzluk değil midir?

Bu güne kadar övgüler aldınız, ödüller verdiniz.

Tüm bunlar niçin hakkınız var mı?

Yazdıklarımdan nasıl bir sonuç çıkardınız?

Soru soramıyorsanız, cevap veremiyorsanız yazılarımı okumalısınız!

Benim ereğim kimseleri incitmek değildir; yalnızca doğruları ortaya çıkartmak ve insanlara gerekli, yararlı bilgileri vermektir.

Bunun için de herkesin engin ve zengin görüşleriyle katkıda bulunmacası gerekiyor.

Yoksa "Doğrular" ortaya çıkmaz!

Nasıl çıksın ki, köşe başlarını aydın(!) geçinici karalar, âlim geçinici (z)âlimler kapmış.

Bu karanlıklardan sıyrılabilirseniz sizin için "Bir Güneş Doğuyor" bilesiniz. 

 
Toplam blog
: 205
: 266
Kayıt tarihi
: 10.06.12
 
 

Tekirdağ, 02.01.1961 doğumluyum. İstanbul'da yaşıyorum. Evli, 3 çocuk bâbâcânıyım. Türkçeci, muha..