​ Okul yolu / Eğitim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Eylül '06

 
Kategori
Eğitim
 

Okul yolu

Okul yolu
 

Yıllar sonra beraber büyüdüğüm çocukluk arkadaşımı buldum. Sinan Çetin'in TV programı ile değil. Dünya artık küresel bir köy.. Arkadaşım bana bir 'tuş' mesafesinde imiş! Nasıl mı?

Evrakları bir süre saklarım. Bir tarihte gelmiş olan bir yazının sol köşesindeki isim bana tanıdık gelmişti. Saime bu. Saime.. Avukat olmuş! Aman tanrım! Konuşurken sesim titriyor, heyecanlıyım; merak içindeyim!

Saime beni hatırladın mı? Sesimi çıkarabildin mi? Yine saçlarin kıvırcık mı, diyor. Karşılıklı konuşmalardan kısa bir süre sonra.. Orada kopuyorum.

Çocukluğuma dönüyorum:

Burhaniye'nin tek caddesi; kuruyemiş satan tek bakkalı, arkadaşımın bahçesindeki incir ağaçları, o helvacı amca, sefertasımla sabah karanlığında trenle gittiğim okul yolu. Hafızamdaki resimler bir film şeridine dönüşerek gözümün önünde canlanıyor..

Arkadaşımın bahçesinde o kadar mutluyum ki; Sinderella bunu duysa umarım çok kıskanacaktır. Ben ağaçlara; özellikle, incir ağaçlarına tırmanmayı çok seviyorum. Sanki gökyüzü ile buluşmak, benim için özgür olmak anlamına gelmekte. Uçsuz bucaksız üzüm bağlarında oynamak, o da bambaşka bir duygu seli. Kuşlar ve cırcır böcekleri hayatımda bana rehberlik edecek doğanın en güzel ilk ve son orkestrası..

Yalnız okul yolunda korkuyorum; sabahın karanlığında istasyona giderken her an yılan çıkabilir korkusu. Ortaokula hergün trenle gidip geliyorum. Bir gün binerken nasıl oldu ise anlayamıyorum, sefertasım kapısına çarpıp altına yuvarlanıyor trenin.. Ağlıyorum! Çırpınıyorum! Trenin hareket saati gelmiş. Kesik kesik düdük çalıyor. Ha kalktı, ha kalkacak! Ağlamalarım o günkü öğlen yemeğim için. Mutlaka almalıyım. Yolcuların bir kısmı başlarını trenin pencerelerinden dışarı sarkıtmış, meraklı gözlerle bana bakıyorlar. Ne olmuş ? Neden tren kalkmıyor diye. Oh! çok şükür! Kondoktör amca imdadıma yetişiyor. Oyuncak bebeğime sarılır gibi sarılıyorum sefertasıma.. Tren hareket ediyor. Sefertasımda genellikle peynir, domates, yumurta ve üzüm oluyor.

Bazı günler raylara kulak dayayıp trenin gelişini anlamak..

Hayat yolu için o yıllar heyecan, merak, korku ve sevinç ile karışık yıllardı..

Babamın tayini Burhaniye'ye çıkmıştı. Annem ve kardeşlerim bir müddet için Söke'de kalmışlardı. Ben babamla birlikte gelmiştim. Babamın yemek yaptığını hatırlamıyorum.

Acıktığımdan mı; helvayı çok sevdiğimden mi? ikiside olabilir. Helvacı amcanın o küçük dükkanının önündeyim. Seyirdeyim.. İncir olmazsa helva, helva olamazsa keçiboynuzu: Benim pastalarımdı.

Eşimle ne zaman Denizli - Aydın karayolundan geçsek bende güzel anılar bırakan bu güzel kasabaya uğrar; incir alır, hatıralarımı yaşatırım. Hiç unutamam! ZATEN UNUTMAK TA İSTEMEM!

Teşekkürler Saime. Teşekkürler canım arkadaşım benim...

 
Toplam blog
: 21
: 1615
Kayıt tarihi
: 15.08.06
 
 

Yaşamın ne kadar değerli olduğunun bilincinde, hatalarına gülebilen, İnsanlara değer veren, hayvanla..