Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ekim '12

 
Kategori
Eğitim
 

Okumaca sırası

Okumaca sırası
 

Yeni araştırmacalara göre Türkiye, kitap üretiminde 13. sıradaymış. Buna bağlı olup kitap okumaca sırasında kaçıncı? Yani

.Şiir,

.Roman,

.Öykü,

.Masal,

.Anı,

.Biyografi,

.Destan,

.Bilimsel,

.Meslekî,

.Kur’an-ı Kerim okumacada kaçıncı? Bu soruları da cevaplamalıyız.

Okumak gereksiz, yararsız, zor bir eylem mi?

Bunun ardından şu soruları da sorup cevaplamalıyız.

.Ne,

.Niçin,

.Nasıl,

.Nerede,

.Ne zaman,

.Ne kadar,

.Kimi okumalıyız?

Bunları belirli bir eğitim-öğretim, kültür, meslekî düzeyindeki biri doğru düzgün sorgulayıp yargılayamazsa; okumak ve yazmak gibi bir zorunluluğu olmayıcı kişi nasıl bu işçeyi yapabilsin?

Okuduğunu sorgular mı, yargılar mı? Yani “Bu kitap eğitici mi, öğretici mi, gerekli mi, yararlı mı, uyarıcı mı, Türkçe’ye uygun mu, soruları, şıkları, cevapları, örnekleri, tanımları, bilgileri doğru mu?” diye sorar mı? Birilerinin zoruyla robot gibi kitap almaca veya kitap okumaca sırasına girer mi?

Ayrıca “Bilgi değeri, edebî değeri, Türkçe değeri nedir?” diyebilir mi?

Birilerine önereceğiniz yararlı, gerekli, uyarıcı, doğru bir Türkçe ile yazılmış bir kitap var mı?

Zorunlu eğitim olmazsa; insanlar kitap okur mu? Niçin? Birçok kişi ilk okulu, ortaokulu, liseyi veya üniversiteyi bitirdiğinde okumak ile ilişkisini kesebilir değil mi? Çünkü okuldan ayrılmakla okumak görevini bitirmiştir.

Türkiye’nin kitap üretmece, yazmaca, okumaca konusunda ilk sıralara yükselmecesi için önce doğru bilgiye, doğru Türkçe’ye değer verilmecesi gerekiyor. Yoksa bir kitap ruhu olmayıcı; yani ölü veya bedeni olmayıcı bir insana benzer ya da tek kanatlı veya kanatsız bir kuşa benzer.

Ayrıca okuyucunun belirli bir şuura, bilgiye de ihtiyacı vardır. Yoksa alışmış olduğu yanlışları “doğru”, doğruları ise “yanlış” algılar. Doğrulardan da korkup kaçar. Uyarılmak arzu etmez.

Türkçe’yi yargılama, sorgulamak arzu ederseniz, ayrıca hakikatten doğru, güzel Türkçe öğrenmek, konuşmak, yazmak, dinlemek, görmek arzu ederseniz; “Türk’ün Türkçe ile İmtihanı” adlı test kitabını alıp çözmelisiniz. Bu kitabın yalnızca ilk veya orta okulla ilgisi yok, herkese gerekli, yararlı ve uyarıcı olacaktır.

Fakat bu; doğru bilgiyi, doğru Türkçe’yi öğrenmek arzusuyla ilgilidir.

Herhangi bir iç ve dış nedenden ötürü bu kitabı almayıcılar; yarın öbür gün mahcup olacaklardır.

Bile bile veya bilmeden herhangi bir yanlışlık yapmamanız için önyargılarınızdan, zanlarınızdan, kuşkularınızdan bir an önce kurtulmalısınız.

Size uyarıcı, gerekli ve yararlı bir öneri sunuyorum. Siz doğru bilgi, doğru Türkçe öğrenmeceyi arzuluyor musunuz, arzulamıyor musunuz? Bunu gereksiz, yararsız mı görüyorsunuz?

Bu tercihi özgür iradeniz ile yapıp sonuçlarını kısa süre sonra göreceksiniz.

Bağımsız Türk Devletleri’nin de ortak bir dilde birlik beraberliği sağlamacası da gereklidir. Fakat burada doğru bilgiye, doğru Türkçe’ye değer verilmelidir. Yoksa yozLAŞmış, yozLAŞtırılmış bir Türkçe’yi elbette bile bile kimse benimsemez. Ne yazık ki doğrular ile yanlışlar birbirine girmiştir. Şimdi bunları ayrıştırmak gerekiyor.

Bu yozLAŞmaca bir mantık yanlışlığıyla gelişmiştir. Yalnız

.Bilgi kirliliğini giderebiliriz,

.Doğru bildiğimiz yanlışları düzeltebiliriz,

.Yücelsel, dinsel, insansal değerlerimizden ödün vermeyebiliriz,

.Kendi zihniyetimizi, karakterimizi, kişiliğimizi güçlü duruma getirebiliriz; yani biz biz oluruz.

İlk doğru Türkçe yazmaca sırasına girdim; ilk okumaca sırası sizde.

Ramazan Gülsen

 
Toplam blog
: 205
: 266
Kayıt tarihi
: 10.06.12
 
 

Tekirdağ, 02.01.1961 doğumluyum. İstanbul'da yaşıyorum. Evli, 3 çocuk bâbâcânıyım. Türkçeci, muha..