- Kategori
- Siyaset
Okuyun, Sadece Okuyun…

Başlarda garipsiyordum…
Gerek kendi yaş grubum gerek benden daha da genç dostlarımla oturup konuştuğumuzda, kimisi Uğur Mumcu’nun hiçbir kitabını okumamış, Bahriye Üçok’u, Muammer Aksoy’u, Ahmet Taner Kışlalı’yı, Cavit Orhan Tütengil’i hiç duymamıştı…
Oysa tüm bu isimler, onun geleceğini karartmaya çalışan odaklara karşı, sadece kalemleri ve akıllarıyla verdikleri mücadelede hayatını yitirmiş aydınlardı.
Ama o farkında değildi…
Ben ve eminim benim gibi daha birçoğu tüm bu isimlere karşı kendimizi borçlu hissederken…
O, kimisini ‘hiç bilmiyor’, kimisini ise ‘duymuş ama okumamıştı’…
Başlarda garipsiyordum…
Sonra sonra alıştım…
Farklı bir kuşak olduğumuzu, özellikle 12 Eylül sonrası neslin ülkesine karşı duyduğu sorumluluk duygusunun yerle bir edildiğini kabullendim. Düzen, bizleri böyle programlamış, böyle olmamızı istemişti.
Ama dedim ya, bir süre sonra alıştım…
Şimdi bir konuşmada, tartışmada aynı isimlerden bahsedip yine az evvel aktardığım cevapları aldığımda, ‘Oku o zaman’ diyorum. ‘İşini gücünü bırak, bir kitapçıdan kitaplarını bul ve oku. Çünkü bu isimler öyle şeyler yazdılar ki, birileri onların bu yazdıklarına o denli katlanamadı ki, öldürüldüler…’ ‘Oku ki, onları öldürenler emellerine ulaşamasın. Gör ki ortaya serdiklerini, nelerle, kimlerle kavga ettiklerini, onlar mezarlarında rahat uyusun…’
Uğur Mumcu, bireysel anlamda hayata bakışımı, siyasi görüşlerimi en çok etkilemiş aydındır. Bunu her fırsatta söylemekten gurur duyarım. Bu nedenle her 24 Ocak’ta üzerinde titizlikle çalışılmış yazılar yazmak gayretini gösteririm.
Ama bu yıl lafı daha anlamlı, daha açık, daha güzel söylemek adına ayrıca bir çaba sarf etmeyeceğim. Söyleyeceğim şey çok basit. Sitemizi (www.telgrafhane.com) okuyan binlerce gençten tek bir isteğim var. Bu hafta, yani 24-31 Ocak tarihleri, Adalet ve Demokrasi Haftası boyunca dönün bir bakın bu ülke için hangi aydınlarımız canlarını verdi, kimler onlardan ne istedi. Birer kitap alın. Biraz yukarıda andığım aydınların birer kitabını edinin. Bugün bir Uğur Mumcu kitabı alın mesela. Benden size bir de tavsiye, ‘Uyan Gazi Kemal’, ‘Devrimci ve Demokrat’ yahut ‘Eğilmeden Bükülmeden’... Bunlardan biriyle başlayın... Çekilin odanıza birkaç saat Uğur Mumcu’yu anlamaya çalışın… Sonra Ahmet Taner Kışlalı’yı, Muammer Aksoy’u… Katledilen tüm aydınlarımızı…
Çünkü Uğur Mumcu’yu ve yitirdiğimiz diğer aydınlarımızı bir kez anlarsa ülkemiz gençliği; onları öldürenlerin, öldürüp de bu kavgayı kazanacağını zannedenlerin…
Vay haline…
Yani iş sizde bitiyor.
Ülkesinin aydınlığı için canını ortaya koymuş aydınlarımız ya öldürüldükleriyle kalacaklar ve biz karanlığa mahkûm olacağız…
Ya da bir zaman onların verdiği kavga, fikirlerinin ışığında daha da güçlü bir şekilde sürdürülecek…
Her şey sizin elinizde…
Ve inanın sadece onları okumanız bile yeterli…