​ Olacakları Söyleyememenin Sıkıntısı / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ağustos '12

 
Kategori
Siyaset
 

Olacakları Söyleyememenin Sıkıntısı

Olacakları Söyleyememenin Sıkıntısı
 

  • Selahattin Demirtaş, dünkü konuşmasında “400 km’lik bir alan PKK’nın denetiminde” dedi.
  •  
  • Bir aydan daha fazladır ki, Şemdinli’de bir sıcak savaş var ve ülkenin siyasal iktidarı, konu hakkında kamuoyunu tek bir kez dahi şöyle adam akıllı bilgilendirmiş değil.
  •  
  • Biz kamuoyu olarak Selahattin Demirtaş’ın söylediğiyle Kürt coğrafyasında nelerin olup bittiğini anlamaya çalışıyoruz ve Selahattin Demirtaş’ta, 400 km’lik bir hattın, PKK’nın denetiminde olduğunu söylüyor.
  •  
  • Tuhaf bir durum…
  •  
  • Hepi topu sayısı belli bir örgüt, koca bir orduya kafa tutuyor ve hiç de yabana atılmayacak bir hattı denetimi altına alıyor. Örgüt milletvekili kaçırıyor, örgüt belediye başkanı kaçırıyor, örgüt bölge vekilleriyle karşılaşıyor…
  •  
  • İlginç değil mi?
  •  
  • Bence çok ilginç… Hatta ilginç ötesi… Dikkatte değer, kafa yormaya değer bir durum…
  • Sayısı belli bir örgüt ülkenin belli bir coğrafyasında fink atıyor, müdahale edebilen tek bir kolluk gücü yoktur. O halde Selahattin Demirtaş, bu veriler ışığında doğru söylüyor… Oysa hükümet bölgede olan biteni halktan saklamamış olsa belki başka türlü düşünebilirdik. Oysa şu anda Selahattin Demirtaş’ın söylediklerine itibar etmek durumundayız.
  •  
  • Siyasal iktidar bölgedeki gelişmeleri halktan saklıyor. Vaziyetin abc’si bu… Öyle ya neden? Siyasal iktidarın, bölgede olanı biteni halktan saklamasının gerekçesi nedir?
  •  
  • Henüz daha geçtiğimiz yılın arefesinde, siyasal iktidar yeni bir güvenlik konsepti sürecine girmiş, şiddeti tırmandırmak suretiyle PKK’yı alt etmeyi hedeflemişti. Hükümetin ve hükümete yakın kaynakların verdiği bilgiler doğrultusunda, belki de hiçbir dönemde PKK’yla mücadele de bu denli iddialı yaklaşımlarda bulunulmamış, adeta PKK’ya karşı top yekün bir saldırı harekâtı başlatılmıştı.
  •  
  • Ne dediğimi çok iyi hatırlıyorum… “Kürt sorunun da güvenlik ve asayiş politikalarına dönüş, AKP’yi bitirir” demiştim. Aklı başında her insan da böyle düşünüyordu. Lakin kafası vuralım kıralım edebiyatından başkasına basmayan muhteremler, güvenlik ve asayiş politikalarının
  • PKK’yı bitirecğini sanıyordu.
  •  
  • Yanıldılar…
  •  
  • Güvenlik ve asayiş politikaları PKK’yı bitirmez, aksine daha da güçlendirir… Nitekim şu anda anlıyoruz ki, PKK koca bir ülkenin ordusuna kafa tutuyor, o bildik terörize yöntemlerini bir kenara koyuyor ve orduyla sıcak savaşa girmeyi göze alabiliyor.
  •  
  • Durum ne kadar tuhaf karşılanırsa karşılansın gerçek budur… Durumun bu noktaya geleceği önceki deneyimlerden de belliydi.
  •  
  • 1990’lı yıllara dönüş politikalarının kimseye sağlayacağı bir katkı yoktur. Ne siyasal iktidar güvenlik ve asayiş eksenli politikalarla ülkeyi yönetmeyi sürdürebilir, nede bu ülke bu denli gerilimli bir durumu sırtında taşıyabilir. Bu türden politikaların, ülkeyi adım adım iç savaşın eşiğine götürdüğü ortada. Hele ki dış politikadaki iflası da düşündüğümüzde, geleceğimiz açısında ciddi anlamda tehlike sinyalleri söz konusu…
  • Yani demem o ki, vaziyet her zamankinden daha vahim… Bu vehametten bizi kurtaracak olansa, demokrasi ve özgürlüklerin sınırlarını genişletmek suretiyle toplumun rahatlatılmasıdır.
  • Aksi halde…
  • Olacakları söylemeye dilim varmıyor.
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
 
Toplam blog
: 1509
: 1145
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..