​ Olanları anımsayalım / Genel Sağlık / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ocak '10

 
Kategori
Genel Sağlık
 

Olanları anımsayalım

Olanları anımsayalım
 

Domuz gribi üzerine söylentiler ile uyarılar başladığında bir an durmuş, ‘yine bir uyuşturucu, yontucu, susturucu, kusturucu sorun bulundu’ diye düşünmüştüm.

Nasıl düşünmem ki? Unutulmadı değil mi? ‘Kuş gribi’ denilerek, piliç dışsatımının durdurulduğu, iç pazarda fiyatların dibe vurduğu, yumurtanın günlerce raflarda kaldığı, canlı tavukların gömüldüğü ‘acımasızlıkların’ yaşandığı günleri… Tavuk üreticilerinin nasıl birer birer kapandığını, bir başkalarının piyasaya egemen olduğu günleri… Sonra bir gün, ‘neden’ olduğu bir türlü açıklanmayan ‘nedenlerden’ dolayı, Uğur Dündar’ın ‘ben yiyorum, sizlerde korkmadan tavuk eti tüketin’ demesiyle, halkında cesaretlendiği günleri… Unutmadık değil mi?

Bugün gelinen nokta mı? Geçtiğimiz hafta, Avrupa Konseyi Sağlık Birimi başkanı Wolfgang Wodarg’ın ‘bu ilaç firmalarının başlattığı sahte bir salgındır’ demesi karşısında, ne yapılabildi onu düşünüyorum… Oysa son üç ayda neler olmuştu, bir anımsayalım:

-Aralık ayında yayılmaya başlayacağı, beşbin dolayınca can alacağı, herkesin aşı olması gerektiği söyleniyordu Sağlık Bakanlığınca, daha ekim ayının başlarında…
-Ankara’da, Bilkent Üniversitesi Orta öğretim Kurumu’nda dört öğrencide virüs saptanması nedeniyle, okul bir hafta süreyle kapatılıyor başkentte panik yaşanıyordu…

-Daha ekim ayı bitmeden halkın paranoyaya kapılmasına okulların tamamının kapanması da ekleniyordu…

-Sonra ilk ölüm olayı… Ardından birkaç ölüm olayı…

-Bu arada, aşı içerisinde olan ‘civa’ oranının, olumsuzluklar doğuracağı kaygısı…

-Domuz gribinden yaşamını yitirenlerin yakınlarının, ölüm nedeni konusundaki kuşkuları; en önemli neden de ‘hiçbir’ önlem alınmadan tedavi edilmeleri, cenazelerin ‘karantinasız’ gömülmeleri…

-İnsanların eskisi gibi tanıdıkları ile tokalaşmaması, her şeyden sonra ellerin yıkanma zorunluluğunun saplantı kazanması, insanların ‘aralanması’…

-AKP’lilerin özellikle ‘aşıyı’ desteklemesi, muhalefetin de ‘aşıdan’ kaçınması… -Her ‘soğuk algınlığı’ saptaması yapılan hastaya ‘domuz gribi’ denmesi… -Bilim adamlarının ikiye bölünmesi…

Bunlar, daha birkaç ay önce yaşadıklarımız; unutulmadı değil mi? Bu denli iyimser düşünmek çoğu zaman ‘yanlışa’ sürükler insanı! Şunu bilelim: Tüm bu olanları öylesine bir unutuldu ki, önceki gün Sağlık Bakanı’na gazeteciler bile sormadı, bugüne değin olanları! Oysa, bilim adamlarının ‘normal grip kadar tehlikeli değil, her yıl zaten bu kadar can kaybı oluyordu, bakanlığın uluslar arası ilaç firmalarını varsıllandırma komplosu’ demelerinin ne denli yerinde olduğu açıkça söylenebilmeliydi… Yaşanan panik, sağlık kurumu çalışanlarına ‘aman ha’ uyarıları, salt iktidar yanlılarının ‘inandığı’ domuz gribinin nedenini herkesin düşünmesi gerek… Sorumu yinelemek istiyorum: Bu ‘ayrışmanın’ bir başka yöntemi mi yoksa?

http://www.yenimuhalefet.com
 
Toplam blog
: 59
: 373
Kayıt tarihi
: 29.10.09
 
 

Selam ... Yaşam bir garip labirent, karışık bulunca karışıyor. Öyle çok ayrıntı var ki, onları si..