​ Öleceğini bilerek yaşamak mı yoksa ölmeyecekmiş gibi davranmak mı? / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ocak '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Öleceğini bilerek yaşamak mı yoksa ölmeyecekmiş gibi davranmak mı?

Öleceğini bilerek yaşamak mı yoksa ölmeyecekmiş gibi davranmak mı?
 

Herkes kabul edecektir ki, ne olacağımızı bilmeden ve düşünmeden yaşıyoruz. Peki düşünmeli miyiz sizce? Yani bir gün ne şekilde öleceğimizi düşünmelimiyiz?

En son Bağdat’ta piste 200 m kala düşen kargo uçağından sonra yine aklıma geliverdi bu soru. 34 kişi ölüverdi bir anda. Yolcuların uçağa binmeden önceki fotoğrafları hepimizin içini acıtıverdi. Nereden bilebilirlerdi birkaç saat sonra ölebileceklerini? Biliyorum içinizi karatıyorum. Ama ben ben olduğumun farkında olduğumdan beri zaman zaman bu soruyu düşünür dururum. Hani dedim beni okuyan birkaç kişi bana fikirlerini yazar da belki bu soruma ben de yanıt bulurum daha doğrusu karar veririm.

İki olasılık var. Bir gün öleceğimizi sık sık düşünmek ve hiç düşünmemek. Peki bizler çoğumuz sizce hangisini tercih ediyoruz dersiniz? Düşünmemek…. Hadi biraz düşünelim. Neden seçimimiz düşünmemek olabilir?

Kendi adıma konuşmak isterim ki, ben belirsiz bir zamanda öleceğimi düşünmeyi tercih ediyor ama sanki asla o belirsiz zamanın 1 dakika, 1 saat ya da 1 gün sonra olabileceğini düşünmemeye çalışıyorum. Çünkü korkuyorum. Düşen bir uçağın veya kamyonun çarptığı otomobilin içinde sıkışmış olmaktan çok korkuyorum. Unutamadığınız kaza ve kötü olay fotoğrafları yok mudur hafızanızda? Ben de var. Bu kötü olaylar olduğunda günlerce rahat uyuyamadığım olmuştur. Hep o insanların 1 saat veya 1 gün önce yaşama karşı yüzlerinde oluşan gülücükleri düşünür dururum. Şunu belirtmek isterim ki, yaşam sevincim azalmıştır o günlerde.

Peki düşünmeyince ne oluyor? Sinemaya, tiyatroya gidiyorum, arkadaşlarımla görüşüp gülücükler dağıtıp duruyorum. Arada çok sevdiğim ailemi ve arkadaşlarımı kendi bencilliklerim ve hırslarım için kırıyorum. İşte burada satır arası vermek isterim. Ben bu yanlış hareketlerimin farkına varmıyor muyum sizce? İşte o kadarını beceriyorum. Yaptıktan sonra pişmanlık duyuyorum. Ama her zaman özür dileyecek ya da olayı unutturacak hareketler yapma fırsatım da olmuyor. Anlayacağınız o insanları kırdığım ile kalıyorum. Peki ben ya da biz 1 saat sonra onları bir daha göremeyeceğimizi bilsek böyle yaparrmıydık? Bence hayır, bence eğer biz böyle yaşayabilseydik pişmanlıklarımız minimuma inerdi.

Bir de hiç pişmanlık duymayan ve kırdıkları kalpleri geri kazanmaya çalışmayan insanlardan tanıyorum ki, işte bence o insanlar insanlıklarını da kaybettiklerinden onlara bu bahsettiklerimi anlatmak hatta konuşmak bile çok zor hatta anlamsız boş bir çaba. O kişiler zaten konumuz dışında yer alıyor.

İşte yıllardır kafamda kurduğum bir denge meselesi var. Yarın ölebileceğimizi aklımızda tutarak ve yaşama sevincimizle birlikte yaşamak…. Sanki doğru olan bu ama bunu yapmak bunu hayata uyarlamak inanın çok zor. Ne dersiniz?

 
Toplam blog
: 9
: 816
Kayıt tarihi
: 25.12.06
 
 

1974 Yalova dogumluyum. Evliyim ve 1 çocuk annesiyim. Mesleğim bankacılık... Konuşmayı, dinlemeyi,..