- Kategori
- Spor
Olimpiyatların öyküsü- 1

DAHA HIZLI, DAHA YÜKSEK, DAHA GÜÇLÜ
OLİMPİYATLARIN ÖYKÜSÜ 1
Citius, altius, fortius
"Daha hızlı, daha yüksek, daha güçlü"
a)Antik Olimpiyatlar
Olimpiyat Oyunlarının öyküsü Antik Çağa uzanır. Düzenli bir festival olmadan önce de, atletizm yarışmaları Akdeniz'in çeşitli kültürleri için çeşitli anlamlar taşıyordu. Arkeolojik araştırmalar eski Mısır’da, atletizm yarışmalarının, dini ve seremoni törenlerinin önemli bir parçasını oluşturduğunu gösteriyor.
Antik Çağ’da Akdeniz Havzasında büyük devletler kurulduğu halde, Balkan Yarımadası’nda bir devlet oluşumunu göremiyoruz. Özgürlüklerine düşkün Polis-Site denilen Şehir Devletleri, birliğe yanaşmayıp birbirleriyle savaştıklarından, sürekli dış tehditlere maruz kalıyorlardı. Bilgeler ve kâhinler bu dağınıklık ve güçsüzlüğü gidermek için siteler arasında;
-Barış ve birliği sağlamak,
-Sporcular arasında kaynaşma ve millî bilinci pekiştirmek,
amacıyla spor yarışmaları yapılmasını önerdiler. Bu yarışmaların başlamasıyla siteler arasında önce kültür birliği sağlandı. Ardından aynı soydan geldiklerini anlayanlar siyasî birliği sağladı. Sonuçta yarımadada birlik ve beraberlik sağlanarak, dış saldırılara karşı koyabilecek güce ulaşıldı. Maraton yarışlarının ilki de, Perslere karşı kazanılan zaferi müjdelemek için koşarken ölen bir askere adanır. MÖ. 716 yılında Yunanlılar ve Persler yıllara dayanan bir savaşa tutuşurlar. Bu savaş meydan savaşına dönüşür ve sonunda Yunan ordusu Atina yakınlarında bulunan Maraton ovasında Pers ordusunu çok ağır bir yenilgiye uğratır.Bunun üzerine savaşın zaferini bildirmek üzere Yunanlı bir asker savaşın kazanıldığı maraton ovasından koşmaya başlayarak Atina’ya doğru yola çıkar. Bu koşuda 42 km 195 metre sonunda bu asker koşarken ölür ve savaşın zaferini krala o gün ulaştıramaz. İşte o tarihten itibaren maraton koşusu 42 km 195 metre olarak koşulmaktadır.
Olimpiyatların başlangıç tarihi MÖ. XIV. yüzyıla kadar uzatılabilir. Oyunların Yunanistan'ın Olympia yöresinde başladığı tahmin edilmektedir. MÖ. 776 yılından itibaren ise oyunların tarihi kesin olarak tutulmaya başlanmıştır.
Oyunlar 12 yüzyıl boyunca hiç ara verilmeden, her dört yılda bir yapıldı. Bir süre Balkan yarımadasının, daha sonraları da Yunanistan'ı ele geçiren Romalılar yoluyla tüm Roma İmparatorluğu'nun katılması ile devam etti.
Tanrılar veya yöresel bir kahraman adına yapıldığı tahmin edilen bu büyük şölenin, ilkel de olsa, mutlaka dine dayalı bir başlangıcı bulunuyor. MÖ 776 yılında yapılan ve I. Olimpiyatlar olarak adlandırılan bu oyunların programında yer alan ve 192 metrelik sahanın boyuna eşit "Stadion" olarak tanımlanan yarışmanın galibi Coroebus da ilk Olimpiyat Şampiyonu’dur. Geleneklere göre, her Olimpiyat Oyunu bu yarışı kazanan atletin adı ile anılıyor. Zamanla, yarışma sayısı artırıldı, program bir günden beş güne uzatıldı.
XIV. Olimpiyatları'ndan sonra, sahanın geliş - gidişini kapsayan bir yarış eklendi. Sonraları mesafe koşuları, boks, güreş, boks ve güreş karışımı Pankration/Pentatlon denen 5'li yarışma, zırhları ile yarışan askerlerin koşuları ve atlı araba yarışları ile program genişletildi.
Olimpiyat Oyunları'nın ilk 600 yılı içinde, Yunan günlük hayatının vazgeçilmez unsuru olan kölelerin yarışmalara katılmasına izin verilmedi. Katılacak yarışmacıların tamamının Grek kanından gelmesine özen gösterildi.
Balkan yarımadasının Romalılar eline geçmesi ile durum değişti ve İmparatorluk sınırları içinde yaşayan herkese Olimpiyatlar'a katılma hakkı tanındı. MÖ. 146 yılından itibaren, o zamana kadar genellikle Peloponez yörelerinden gelen Olimpiyat şampiyonları, zamanla, "Küçük Asya" denen Anadolu'dan gelenlere boyun eğdiler.
Antik Olimpiyatlar'da kadın sporcular yer alamıyordu. Hatta kadınlar, seyirci olarak dahi sahaya giremiyorlardı. Zaman içinde Olimpiyatlar sırasında, ancak olimpiyat alanı dışında olmak üzere Tanrıça H e r a adına bayanlar için yarışmalar düzenlendi.
Oyunlar kademeli olarak Romalılar Yunanistandaki gücünü arttırdıkça etkisini kaybetmeye başladı. Hristiyanlık Roma İmparatorluğu'nun resmî dini olunca, oyunların din dışı ve Hristiyan etkisine karşı bir durum olduğu düşünülmeye başladı. 393 yılında İmparator Theodosius bin yılı aşkın tarihi olan oyunları kaldırdı.
b) Modern Olimpiyatlar
393 yılında Olimpiyat oyunları tam olarak bitmedi.17. yüzyılda dahi İngiltere'de bu isimle bir spor festivali gerçekleşmekteydi. Bu arada Fransa ve Yunanistan gibi ülkelerde pek çok festival düzenlenmekteydi. Ama bu organizasyonlar daha ufak boyutlu ve yerel düzeydeydi.
Oyunları tekrar organize etme çabası 19. yüzyılın ortalarında Alman arkeologların Olimpia antik kentinin kalıntılarını bulmasından itibaren arttı.
Bu dönemde, Fransız soylusu Pierre Frédy Baron de Coubertin 1870-1871 yıllarında Almanya ve Fransa arasındaki savaşı neden Fransa'nın kaybettiğini araştırıyordu. Baron de Coubertin'in düşüncesine göre yenilginin sebebi Fransa'da gerçek anlamda fiziksel eğitimin verilmemesidir. Bunu sporla aşma düşüncesine girer. Ona göre gençlik sadece kapalı sınıflarda değil aynı zamanda, açık havada spor yaparak yetişmelidir. Baron, Fransa’da çağın gerisinde kalan eğitim ve spor kuruluşlarına yeni bir sistem getirmek istedi. Aynı zamanda ülkeleri spor ile daha yakınlaştırarak ve sporla yapılan rekabet ile savaşları önlemenin daha doğru yol olduğunu düşündü.
16 Haziran - 23 Haziran 1894 arasında Paris, Sorbonne Üniversitesi'nde düzenlenen bir kongrede bu düşüncelerini farklı ülkelerden dinleyicilere aktardı. Kongrenin son gününde ilk modern olimpiyat oyunlarının da antik oyunların doğum yeri olan Atina'da, 1896 yılında yapılmasına karar verildi. Oyunları organize etmek için Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) kuruldu. Komitenin ilk başkanı olarak Yunan Demetrius Vikelas seçildi.
Kongrede kabul edilen ilkeler şöyle sıralandı:
-Olimpiyatlar, eskiden olduğu gibi, her dört yılda bir yapılacak.
-Olimpiyatlar, Klasik Yunan'da olduğunun aksine, tüm dünya sporcularına açık olacak ve yarışma programı, günün sporlarını içerecek.
-Yarışmalarda sadece büyükler yer alacak.
-Amatörlük kuralları, kesinlikle uygulanacak.
-Olimpiyat organizasyonu "gezici" olacak ve her olimpiyat başka bir ülkede yapılacak.
İlk oyunlar Atina'da 1896'da başarı ile tamamlandı. Toplam katılan sporcu sayısı 250'den az olmasına rağmen, oyunlar o tarihe kadar yapılan en çok katılımlı spor organizasyonu oldu. İkinci oyunların düzenlenmesi için IOC, Paris'i tercih etti.
1896 yılında 15 ülkeden 245 sporcu ile başlayan oyunlar, 2000 yılına gelindiğinde Sidney'de 200'ü aşkın ülkeden 10.500 katılımcıya kadar çıktı. Yine Sidney'de 16.000 gazeteci ve televizyon muhabiri bu organizasyonu takip etti. Bu şekilde oyunlar dünyanın en büyük medya olaylarından biri durumuna geldi. Bugün oyunları 4 milyara aşkın kişinin televizyonlardan izleyebildiği bilinmektedir.
Bu denli büyük büyüme yine de sorunlara sebep olmaktadır. 1980'lerdeki finansal sorunlar sponsorlar ve yayın hakları ile bir şekilde çözülsede bu denli yüksek sayıda katılımcı, medya ve seyirciyi konuk etmek şehirler için oldukça büyük yük getirmektedir.
Yunanistan Devletinin Olimpiyat Oyunlarını boykot etme ve yapılmamasını isteme gibi bir hakkı vardır.
Olimpiyat Sembolleri
Olimpiyatı simgeleyen sözcükler
citius, altius, fortius
"Daha hızlı, daha yüksek, daha güçlü"
Olimpiyat Oyunları'nın simgeleşmiş parolası latince üç sözcükten oluşmaktadır. Modern Olimpiyat Oyunları'nın kurucusu Baron Pierre de Coubertin, eski bir arkadaşı olan Rahip Didon'un öğretmenlik yaptığı okulun bayrağına yazdırdığı bu sözcükleri Olimpiyat Oyunları ruhuna uygun bulduğundan aynen almış ve simge yapmıştır. Bu üç latince sözcük, "Daha hızlı, daha yüksek, daha güçlü" anlamına gelen "CITIUS-ALTIUS-FORTIUS"tur.
Olimpiyat Bayrağı
Olimpiyat Oyunları'nın bayrağı; beyaz zemin üzerine iç içe geçmiş beş ayrı renkteki beş halkadan oluşur. Dünyanın beş kıtasını dostluk ve sevgi duyguları içinde birbirine bağlamayı simgeleyen bu halkalardan üçü üstte, ikisi alttadır. Üstteki üç halka soldan sırasıyla mavi, siyah ve kırmızı; alttakiler ise sarı ve yeşildir. Bu renkler önceleri kıtalara göre değerlendirilmiş, daha sonra ise Uluslararası Olimpiyat Komitesi bu beş rengin Olimpiyat Oyunları'na katılan üye ülkelerin bayrak renklerini simgelediğini açıklamıştır. Olimpiyat Bayrağı, 1920 Anvers Oyunları'ndan bu yana dalgalanmaktadır. Bu bayrak 6-12 Mayıs 1913 günleri arasında yapılan toplantıda Uluslararası Olimpiyat Oyunları'nın kurucusu ve Başkanı Baron Pierre de Coubertin'in teklifiyle genel kurula sunulmuş ve kabul edilmiştir.
Olimpiyat Meşalesi
Olimpiyat bayrağı eski Yunan zamanından gelen bir gelenektir. Yunanlılar Mitolojik Tanrıları olan Zeus'a karşı olan saygılarını göstermek için bu bayrağı asarlarmış. Olimpiyat Meşalesi, Yunanistan'ın Olemp Dağı'nda, güneş ışığından dev mercekler kullanılarak tutuşturulmaktaymış.
Meşale, oyunların yapılacağı ülkeye kadar elden ele teslim edilmek suretiyle geçtiği ülkelerin atletleri tarafından taşınmakta ve Olimpiyat yapılacak stadyumdaki dev meşale bu meşaleyle tutuşturulmaktadır. Açılış töreninde yanan meşale kapanış töreni sonuna kadar sönmez. Olimpiyat Meşalesi, 1936 Berlin Oyunları ile Olimpiyat tarihine girmiştir.
Olimpiyat Yemini
Olimpiyat Oyunları'nın açılış töreni sırasında oyunlara katılan bütün sporcular Olimpiyat Yemini ederler. Bu yemini, organizatör ülkenin ünlü bir sporcusu, bütün sporcular adına söyler. Yemin şöyledir:
"Olimpiyat Oyunları'nda ülkemin şerefi ve sporun zaferi için kurallara uyarak dürüst yarışacağımıza ve gerçek sportmenlik ruhu içinde mücadele edeceğimize and içeriz."
Bu yemin de 1920 Anvers Oyunları ile Olimpiyat tarihinde yerini almıştır. İlk olarak Belçikalı ünlü eskrimci Victor Boin Anvers'te söylemiştir.
Sporcuların yemini Fransız Baron Pierre de Coubertin tarafından yazılmıştır.
"Bütün sporcular adına, bu olimpiyat oyunlarında yer alırken, bütün kurallara saygı duyup, bağlı kalacağıma, gerçek sportmen ruhunu taşıyacağıma, sporun görkemine ve takımlarımızın onurlarına leke getirmeyeceğime söz veriyorum. "
Olimpiyat Madalyası
Olimpiyat Oyunları'nda birinciliği kazanan sporculara altın, ikincilere gümüş, üçüncülere de bronz madalyalar verilmektedir. Madalyaların altın ve gümüş olanları kaplamadır. 60 milimetre çapında ve üç milimetre kalınlığındaki bu madalyaların bir yüzünde, 1928 yılından beri İtalyan sanatçısı Gossoioli tarafından çizilen, elinde zafer çelengi tutan Zafer Tanrıçası N i k e'ın kabartması yer almaktadır. Madalyanın arka yüzünde ise, olimpiyatı düzenleyen ülkenin amblemi bulunmaktadır.
Olimpiyat Festivali
Günümüzde festivaller, olimpiyat oyunlarının temelini oluşturmaktadır. Bu seremoniler, farklı kültürlerden gelen tüm insanların oluşturduğu uluslararası bir topluluğu simgeler. Farklı sosyal ve kültürel çevrelere rağmen, ulusların bir arada barış içinde organizasyonda yer almaktadır.
Olimpiyat İlkleri
Olimpiyatların ilk çıkışı: MÖ.. 776 eski yunan
İlk olimpiyat: 1896 Atina
İlk kış olimpiyatları: 1924 Chamenix/Fransa
İlk olimpiyat oyunları fikri: 1892 Fransız Pierre Coubert
İlk olarak 1900 olimpiyat oyunlarında bayanlar olimpiyat oyunlarına katılmışlardır.
İlk açılış seremonisi 1908 Londra Olimpiyat Oyunlarında gerçekleştirilmiştir.
Olimpiyatlarda madalyalar son olarak 1912 yılında altından yapıldı. Bundan sonra madalyalarda altın kaplama kullanılmaya başlandı.
*Olimpiyat Oyunları sırasında silahların susması bir gelenektir. Dünya Savaşları’nda silahlar susturulamadığı için Olimpiyat Oyunları yapılmamıştır. 29.Olimpiyat Oyunları’nda Gürcistan, Güney Osetya’ya saldırınca ummadığı bir karşılık görmüş, topraklarının üçte bir Rusya tarafından çiğnenerek cezalandırılmıştır.
Yaz Oyunları
Atina 1896, Paris 1900, St. Louis 1904, Atina 19061, Londra 1908, Stokolm 1912, (1916)*, Antwerp 1920, Paris 1924, Amsterdam 1928, Los Angeles 1932, Berlin 1936, (1940)*, (1944)*, Londra 1948, Helsinki 1952, Melbourne 1956, Roma 1960, Tokyo 1964, Meksika 1968, Münih 1972, Montreal 1976, Moskova 1980, Los Angeles 1984, Seul 1988, Barselona 1992, Atlanta 1996, Sidney 2000, Atina 2004, Pekin 2008, Londra 2012, 2016, 2020, 2024
Kış Oyunları
Chomonix 1924, Saint Moritz 1928, Lake Placid 1932, Garmisch Parten-Kirchen 1936, (1940) *, (1944)*, Saint Moritz 1948, Oslo 1952, Cortina d’Ampezzo 1956, Squav Valley 1960, Insbrück 1964, Grenoble 1968, Sapporo 1972, Innsbrück 1976, Lake Placid 1980, Saraybosna 1984, Calgary 1988, AlbertVille 1992, Lillehammer 1994, Nagano 1998, Salt Lake City 2002, Torino 2006, Vancouver 2010, 2014, 2018, 2022
Yakın zaman, güncel ve önümüzdeki Oyunlar: Atina 2004 • Torino 2006 • Pekin 2008 • Vancouver
*Olimpiyatlar yapılamadı.