​ Ölmek istemiyorum, ne olur yardım edin / Genel Sağlık / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Şubat '07

 
Kategori
Genel Sağlık
 

Ölmek istemiyorum, ne olur yardım edin

Ölmek istemiyorum, ne olur yardım edin
 

İşte size insan olmanın dayanılmaz ağırlığı. Elif’ ler bir, Elif’ ler çok. Peki, Elif’ lerin haykırışına duyan var mı? Olsaydı yitirir miydik Elif’i?

“ Kalp nakli bekleyen 216 kişiden sadece biriydi o... 21 yaşındaki Elif 14 ay boyunca bir hastane odasında verdiği yaşam mücadelesini kaybetti. Elif’ten geriye Başbakan’a kadar uzanan bu çığlık kaldı: Ölmek istemiyorum, ne olur yardım edin! Vatan Gazetesi 25.02.2007 ”

Ne diyor Elif: “Başbakanım lütfen vatandaşları duyarlı olmaları için uyarın.”
Ben 1991 de yılında ehliyetimi düzenleyen polis memuruna, ehliyetimde organ bağışı bölümünü işaretlemek istediğimi söylüyorum. Polis ehliyeti elimden kapıyor ve bana: “Sen ölünce organlarını Müslüman olmayan birine verirlerse, onun için işaretlemem” diyor. Ben dehşet içinde kalıyorum. Israr ediyorum, fakat polis hemen asetatla kaplıyor ve elime tutuşturuveriyor.

Ne diyor Elif başbakana: “6 yıl önce bu çaresiz hastalığa yakalandım. Önceleri hastalığımın ciddi olduğunu bilmiyordum. Bir yıl içinde benim gibi, aynı hastalığı olan birçok hasta hayatını kaybedince bunu anladım. Bir yandan ümidimi kesmemeye çalışıyordum. Diğer yandan da nakil olamayıp, bir gün ölüm sırasının bana geleceğini düşünüyordum.
Şu anda 21 yaşındayım. Benim yaşıtlarım evlerinde sağlıklı ve mutlu bir hayat yaşıyorlar. Onlara çok imreniyorum.
7 ay önce kanser yüzünden annemi kaybettim. 6 yıl önce de 13 yaşındaki kardeşim kalp yetmezliğinden ölmüştü. Aileme kardeşim ve annemden sonra, aynı acıyı bir de ben yaşatmak istemiyorum. Birkaç defa kalbim durdu ve ölümle yüz yüze geldim. Önce Allah sonra doktorlar sayesinde hayata geri döndüm. Bir dahaki sefere bu şansım da olmayabilir. Artık sağlığıma kavuşmak istiyorum. Ben ve benim gibilerin acı çekmelerini istemiyorum. Sizden organ bağışı konusunda insanları uyarmanızı ve duyarlı olmaları için açıklamalar yapmanızı istiyorum.”

Elif bu gün güneşin doğuşunu görmedi. Başbakan onun mektubunu okudu mu acaba? Suudi Arabistan’a eşiyle birlikte gidip Arapların özel giysisini giyen Emine Hanım’ın Elif’ten haberi var mıydı?

Bu gün içim çok sıkılıyor. Ben bahar yorgunluğundandır diyordum ama değilmiş. 21 yaşında gözlerini karanlığa yuman Elif’in çığlıklarıymış. Elif’in ağırlığı tüm haykırışı ile üzerime çöktü. Elim kolum bağlandı. İnsanlar ve insanlık nerede?

Yaşama sıkı sıkı tutunmak için pijamalarını çıkarıp hastane koridorlarında dolaşan Elif gözlerimin önüne geliyor.

Nasıl bir devlet bu? Halkının sağlığını çöpe atan…

Elif’in gözlerindeki hüznü gördünüz mü? Nasıl da bakıyor yaşama hüznün içinden umuda. Ama o gözler yok artık sonsuza değin…

Son 15 ayını bir hastane odasında geçiren Elif 4 kez de Azrail’i göndermiş. Beşincide ise umuda bakan gözlerine karşın yüreği yenik düşmüş.

Elif bu gün yok. Oysa İstanbul’un her yeri erguvan ağaçlarının çiçekleriyle donandı. Elif artık ağaçların çiçek açtığını görmeyecek, kuşların onun için söylediği şarkılarını duyamayacak. Yattığı hastanenin koridorlarında ise ayak sesleri hiç olmayacak.

Rahat uyu Elif, haykırışını duyamadık, derdine çare olamadık.

Bizi affet bile diyemiyorum, sana karşı suçluyuz…

 
Toplam blog
: 222
: 1359
Kayıt tarihi
: 22.07.06
 
 

Matematik öğretmeniyim. Liselerde okutulan MEB Talim Terbiye Kurulundan onaylı matematik ders kit..