​ Ölü kuşlar mevsimi / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Haziran '13

     
    Kategori
    Güncel
     

    Ölü kuşlar mevsimi

    Ölü kuşlar mevsimi
     

    Kuşların ölümü ölümler arasındaki en trajik, en hüzün verici ölümlerdir. Uçarken ölür bazıları, ya da tam uçmaya hazırlanırken. Bazıları da daha uçmayı bile bilmiyordur, tam uçmaya hazırlanırken ölürler. Havada uçuyor iken birden ölüp yere düşmek kadar hüzünlü bir ölüm yoktur aslında.

    Ölü kuşlar mevsimindeyiz hala bu topraklarda. Tek tek ya da toplu bir şekilde ölüyor kuşlar. Kimsenin elinden bir şey gelmiyor, kimse bir şey yapamıyor bu ölümlere dair. Her kuş ölümü yaşamın biraz daha düşmesi, güneşin biraz daha karanlığa gömülmesi demektir aslında. Geceleri uçmaz kuşlar, dinlenirler, güneşin altında uçmayı severler. Ondandır her ölümde biraz daha karanlığa gömülmemiz. Avcıların saldırıp sakat bıraktığı kuşlarda aynı kaderi yaşarlar aslında. Onlar da yalnızlık içerisinde, sessizce ölürler. Duygularını kimseye anlatamaz, acılarını kimseyle paylaşamazlar. Gözlerini her kapadıklarında o saldırı anı gelir akıllarına, birgün önce oynadıkları oyunlar, gidecekleri yerler gelir. Sessizce, yalnız kalarak ölürler. Tıpkı tecavüze uğrayan çocuklar gibi.

    Her gün 22 tecavüzün yaşandığı bir ülke de yaşamak nasıl bir duygu acaba?

    Bütün tecavüz olaylarında hep kadınların suçlandığı bir ülke de nefes almanın verdiği bir haz var mı?

    Tecavüz için neden bütün koşullar kadınlar tarafından sağlanır?

    Bir kadına tecavüz edebilme cesaretini nereden alır ki bir erkek?

    Ya da soruları değiştirmek gerek!

    Kutsal bir kitaba inandığını söyleyip, ona dayandırılarak ve tahrik olduğunu söyleyerek neden kapatılmak istenir ki kadınlar?

    Kadının kapanmamış olması mıdır tecavüzün sorumluluğu?

    Dışarıda yazı tamamen hissettiren bir hava, sokaktan gelip geçen insanlara bakıyorum. Daha dün Bingöl de bir küçük kız çocuğu neredeyse tecavüze uğradığı için suçlu bulunacaktı. Her gün, her gün o kadar haber okuyoruz ki tecavüzlerle ilgili, insanlar tecavüzü sıradan bir olay şeklinde anlar oldular. Kimse bir soru sormadan okuyup geçiyor bütün haberleri.

    En yakın arkadaşına evleneceğin gün kadın adet gününe gelmesin yoksa ilişkiye giremezsin diye uyaranların ülkesi burası.

    Kadınlara çiçek olarak bakan, bir milletvekili tarafından çiçek sulama tabiri ile cinsel ilişkiyi çağrıştıranların ülkesi burası.

    Dişi köpek kuyruk sallamazsa, erkek köpek bir şey yapmaz diyenlerin ülkesi burası.

    Geçmişten gelen bir haklılık içerisinde yaşayan erkeklerin, çocukların annelerine küfür ettiği, kadınlara en çok s.kmekle tehdit edenlerin olduğu bir ülke burası.

    Küçük bir çocuğun yaşadığı bir tecavüz olayının ardından neler olabileceğini düşündünüz mü hiç?

    O çocuğun şu an ki halini, ruhundaki çırpınışları?

    Tecavüzcülere bir şey dediğim falan yok, onlar umurumda bile değil. O suça göz yumanlara soruyorum bu soruları. Öyle sizin de anneniz, kardeşiniz var gibi popülist yaklaşımlarla da değil.

    İnsan değil misiniz diyerek soruyorum!!!

    Hiç mi utanmadınız o olayı duyduktan sonra başka bir kanala geçmeye!

    Hiç mi yüzünüz kızarmadı, o haberden sonra yediğiniz yemekten!

    Siz nasıl bir hale geldiniz hiç düşündünüz mü!

    Hele bir de ırk sorununu ortaya çıkartanlar, özellikle siz, sizin nasıl aklınıza geldi böyle bir durum!

    Bu topraklarda en çok küfür cinsel ilişki üzerinden ediliyor biliyor musunuz?

    Kavgalarda, sözlü tartışmalarda hep bir cinsellik var, her yerde cinsellikten bahsediliyor. Küfür edin, umurumda bile değil ancak hiç düşündünüz mü ettiğiniz küfürlerden kaç kişi etkileniyor. O küfürlerdeki olayları kaç kişi gerçekleştiriyor?

    Bu topraklarda faşizm ne kadar ileri gitti hiç düşündünüz mü?

    Hiç aklınızın ucundan geçmedi mi faşizmin sınırları?

    Bu topraklarda, Kürt kadınlarına tecavüz eden hiç kimse ceza almadı mesela biliyor musunuz?

    Kürt kadınlarına sarkıntılık yapanları kimse tutuklamadı!

    Kürt kadınlarına tecavüz bir görev olarak görüldü. Tecavüz eden her daim ödüllendirildi, farkına varmadınız mı?

    Bu arada yanlış anlamalar olmasın diye söylemek isterim, Kürt kadınlarına yapılanlar dışındaki tecavüzlere ve oradaki insanlık dışı uygulamalara göz yumuyor falan değilim ancak bu da görülmeli diye düşünüyorum.

    Tecavüz ne vakit ya da nerede yapılırsa yapılsın dünyanın en büyük suçudur. Sadece kadınlara değil, erkeklere, diğer canlılara karşı uygulanan tecavüzde dünyanın en büyük suçudur ki aslında bir soykırım suçudur.

    Bir insan neden tecavüz eder?

    Çok mu yüksektir libidosu?

    Karşısındaki onu tahrik mi etmiştir?

    Karşısındaki bir kadın değilse eğer, nasıl bir tahrik söz konusu olacak o zaman?

    Bir köpeğe neden tecavüz eder ki bir insan?

    Tecavüz nasıl bir suçtur gerçekten?

    Bir insanın sadece başka bir canlıya cinsel saldırısına mı tecavüz denmelidir?

    Nelerin suç, nelerin normal davranış olduğuna insanın karar verdiği bir dünya da, tecavüz kavramının içi gerçek açıdan dolduruluyor mudur acaba? Bir insanın, sırf kendi egosundan dolayı yaptığı bütün yanlış eylemler tecavüz olarak algılanmalıdır. Evinin önünü kapatıyor diye bir ağacı kesmek, ayakları çamur olmasın diye, başka canlıların yaşam alanı olan toprağın üstüne beton dökmekte bir tecavüzdür. Kendi yaşam alanı için sorgusuz sualsiz yapılan bütün yanlışlar tecavüzdür.

    Bir köpeğe tecavüz ile bir kadına tecavüz arasında hiçbir fark yoktur. İkisinde de bir canlının bütün yaşamı altüst olur, karşısındakilere bakış açısı değişir, yaşama isteği azalır. Bundan dolayı da ikisi arasında hiçbir fark yoktur.

    Bunları bir çok açıdan açıklayabilirsiniz ancak hepsinin geleceği yer sistemin kendisinin tecavüz sistemi olduğudur. Canlıyı temeline almayan bir sistem her daim, tecavüzü temel alan bir sistem olacaktır.

    Her tecavüz bir kuşun ölümüne eş değerdir bu topraklarda. Her ölüm bir hayat kırıklığına tekabûl eder. Bu mevsim ne zaman biter bilmiyorum, ne zaman son bulur bilmiyorum, bildiğim tek şey, ölü kuşlar mevsimi bittiği zaman bu topraklara barış gelecektir.

     

     
    Toplam blog
    : 1
    : 217
    Kayıt tarihi
    : 22.06.13
     
     

    Sıradan bir mahallede doğmuş, sokakta her gün rastladığınız sıradan biriyim.  ..