- Kategori
- Deneme
Ölüm temrinleri - IX

Haberi ilk kez aldığımda
Ne olduğunu anlayamadım.
Çünkü böyle büyük bir haberi
Anlayamayacak kadar ufaktım.
Belki altı, belki yedi yaşlarımdaydım.
Nurettin en hiper aktif olanımızdı içimizde
Şimdiki tabirle..
En iyi yüzen oydu, köyün derelerinde.
Ağaçlara en iyi o tırmanır,
Damlarda gezerdi biteviye..
En çok kuş yumurtasını o toplardı
En erişilemeyecek yerlerde olsa bile..
Her oyun oynayışımızda da
İlk sırada o dururdu,
Onu alan taraf -uzur tartışmalardan sonra-
Mutlaka oyunun galibi olurdu.
Bir gün yine Nurettin
Bir kuş yuvası bozmak için belki de
Tırmanırken evlerinin damına
Kopmuş tutunduğu taş yerinden
Düşmüş Nurettinin tam karnına..
Aldılar götürdüler
Nurettini şehire...
Düşmek neydi ki bizim için,
Her gün başımıza gelen
Sıradan bir şeydi işte..
Nurettin biraz yatıp gelecekti elbet
Bekleyip durduk bir müddet
Nihayet bir araba geldi köye..
İçinde küçük bir tabut..
Bir feryat yayıldı yukarı mahalleden
Bütün köylü koşup gittiler..
Nurettinin ölüsü gelmiş dediler..
Nurettin mi..Ölmek mi..?
Ne demekti bunlar böyle
Hiç olur mu..
Nurettin ölür mü..?
Ölümün bu ilk mesajını hiç anlayamamıştım.
Bilmediğim bir dildendi kavrayamamıştım.
Yaşadığım bunca süre..
Daha nice haberler aldım ölüm üzerine.
Dedem, ninem
Babam ve annem..
Arkadaşlarım, tanıdıklarım..
Hepsi gidişi bir haberdi, evet inandım.
Ama ne yalan söyleyeyim
Hala anlayamadım...