- Kategori
- Anılar
Ölümünün 43. yılında Aşık Veysel'i anıyoruz

Halk ozanı Aşık Veysel ( 1894 - 21 Mart 1973)
GİRİŞ:
Kuşkusuz tüm sanatçıların içinde yaşadıkları topluma karşı kendilerine özgü bir takım sorumlulukları vardır. Bunun özelliklerini yaşamları boyunca yerine getirmeye çalışırlar. İşte bunlardan biri de ünlü halk ozanımız Âşık Veysel’dir. Bu yazımda Âşık Veysel’in vefatının 43. Yılında bir anma bağlamında bir şeyler yazmak istiyorum.
Anahtar Kelimeler: Aşık Veysel, Ahmet Kutsi Tecer, Dostlar Beni Hatırlasın...
Âşık Veysel Anadolu bozkırın ve bu toprağın gerçek bir hal ozanı idi. Sivas, Sarkışla’nın Sivrialan köyünde doğdu.(1894). Küçük yaşlarda gözlerini kaybetti. Dünyası karardı. Çile çekti, zor günler yaşadı. Babası Şatıroğlu Karaca Ahmet Efendi ona oyalanmak için bir küçük cura, saz aldı. Anasının adı Gülizar hanımdı. Küçük Veysel bununla oyalandı. Âşık Veysel Komşu saz ustalarından dersler aldı. Molla Hüseyin ve Kangal’ın Çamışlı köyünden Ali Ağanın kendisine armağan ettiği sazın eşliğinde şöyle dile geliyordu:
Salınıp giderken boyunu gördüm
Selvi miydi, fidan mıydı, boy muydu?
Eğilmiş kaşların yayını gördüm
Kılıç mıydı, gamze miydi, yay mıydı?
***
Taramış zülfünü dökmüş gerdana
Yel estikçe dalgalanır her yana
Dedim dilber çevir yüzün bir bana
Gözler yıldız, al yanaklar ay mıydı?
Aslında Veysel küçük yaşlarda âşıktı. Aşığın aradığı kız bir başka idi. Aslında güzeli güzel kılan aşk idi. Bir sözünde şöyle diyordu: “ Güzelliğin on para etmez / Şu bendeki aşk olmazsa…”
Aşık Veysel sazı ile ustaların malını çalıp söylerken 1931 yılında dönemin eski Sivas Milli Eğitim Müdürü Ahmet Kutsi Tecer’le tanıştı. Ahmet Kutsi Tecer’de şairdi. Sanatımıza, kültürümüze değer veriyordu. 1931 yılında Sivaslı halk ozanlarıyla bir şairler şöleni düzenlendi. Âşık Veysel Âşık Talibi Coşkun’da onunla beraberdi. İşte bu şölenden sonra Âşık Veysel ünlendi. Sazıyla, sözüyle Karacaoğlan, Pir Sultan Abdal’dan örnek almaya çalışıyordu. Birlik ve beraberlikten her zaman yana idi. Bir değişinde şöyle diyordu:
Kürt’ü, Türk’ü, ne Çerkez’i
Hep Âdem’in oğlu, kızı
Beraberce şehit, gazi
Yalan var mı ve neresi?
***
Kur’an’a bak, İncil’e bak
Dört kitabın dördü de hak
Hakir görüp ırk ayırmak
Hakikatte yüz karası… (1)
Bu toprağın ozanı birlikten ve beraberlikten yana idi. Dini, fikri, mezhebi ve rengi ne olursa tüm insanları candan seviyordu. Bu yönüyle Mevlana’dan, Yunus Emre’den ve Hacı Bektaş-ı Veli’den ders ve ilham alıyordu. Bu duygularla tüm insanları kucaklıyordu. Bu bölücülere, anarşistlere ve geri kalmış yoz kafalılara da şöylece sesleniyordu:
İtimat edersen benim sözüme
Gel birlik kavline girelim kardeş
Birlik çok tatlıdır, benzer üzüme
İçip şarabını, duralım kardeş…
****
Aslında Âşık Veysel’e bu topluma tanıştıran ve kazandıran Köy Enstitüleridir. Bu Enstitülerinde sazı ve sözü ile öğrencilere öğretmenlik yaptı, vatan ve millet sevgisini aşıladı. Aslında bir cumhuriyet aydını idi. Atatürk’ü de çok çok seviyordu. Atatürk’ün ölümünde sonra şöyle bir ağıt yazmıştı:
Ağlayalım Atatürk’e
Bütün dünya kan ağladı
Süleyman olmuştu mülke
Geldi ecel can ağladı
***
Doğu, Batı, Cenup, Şimal
Aman Tanrım bu nasıl bir hal
Atatürk’e erdi zeval
Memur, mebusan ağladı.
***
Atatürk’ün eserleri
Söylenecek bundan geri
Bütün dünyanın her yeri
Ah çekti vatan ağladı,(2)
Sözün özü Âşık Veysel, büyük bir halk ozanı idi. Türk diline yaptığı hizmetlerden dolayı 1965 yılında TBMM tarafından Âşık Veysel’e maaş bağlandı. Türk halk şiirimizin sevilen ve sayılan imzalardan bir idi. Halk ozanları arasında bir mermer köşe taşı idi. 21 Mart 1973 günü Sivas / Şarkışla ilçesinin Sivrialan köyünde toprağa verildi. Basında kendisine çok yer verildi. Köydeki evi müze haline getirildi Sivas ve İstanbul’da helkeli dikildi. Köyüne yol, su ve elektrik getirildi. Ölümü bile aydınlığa yol açtı. Şiirleri bestelendi, kitapları birçok yerde yayımlandı.
Ölülünden önce bir deyinde “ Dostlar Beni Hatırlasın “diyordu. Âşık Veysel unutulur mu? O gerçek bir halk ozanı idi. Onun bu güzel ve anlamlı şiirinden bir iki dörtle yazımı noktalıyor, sevgili Veysel’i saygıyla ve rahmetle anıyorum. Mekânı cennet olsun diyorum.
Ben giderim adım kalır
Dostlar beni hatırlasın
Düğün olur bayram gelir
Dostlar beni hatırlasın
***
Can kafeste durmaz uçar
Dünya bir han konan, göçer
Ay dolanır yıllar geçer
Dostlar beni hatırlasın
***
Can bedenden ayrılacak
Tütmez baca yanmaz ocak
Selam olsun kucak kucak
Dostlar beni hatırlasın
***
Açar solar türlü çiçek
Kimler gülmüş kim gülecek
Murat yalan ölümgğerçek
Dostlar beni hatırlasın
.............…………….....
Gün ikindi akşam olur
Gör ki başa neler gelir
Veysel gider adı kalır
Dostlar beni hatırlasın..(3)
Âşık VEYSEL
Kaynak:
1.2.3, Âşık Veysel Hayatı ve Eserleri Tahir Kutsi
2. Baskı, Ararat Yayınevi,Nisan1973-İstanbul
Not: Bu yazımı yazdığım sıralarda yine Diyarbakır'dan 7 şehit haberi daha geldi.
Şehitlerimize Allah'tan rahmet ve ailelerine baş sağlığı diliyorum.
Türk milletinin başı sağ olsun...
Abdülkadir GÜLER
01 Nisan 2016- SÖKE