​ Ölümünün 75. yılında Atatürk'e mektup yazdım. / Özel Günler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Kasım '13

 
Kategori
Özel Günler
 

Ölümünün 75. yılında Atatürk'e mektup yazdım.

Ölümünün 75. yılında Atatürk'e mektup yazdım.
 

Atam,
 
Sağlığında seni tanımak şansına sahip olamadım. Ancak gerek ailemiz içersinde, gerekse öğrencilik yıllarımızda bu ülke için neler yaptıklarını çok iyi öğrendim. Kahraman bir asker olmanın yanında bu ülkenin kurucusu olarak da dünyada örnek gösterilen liderlerin başında geliyorsun. Ölümünün üzerinden 75 yıl geçmesine rağmen, bugüne kadar halkımızın büyük bir kesimi tarafından unutulmadın. Ancak son zamanlarda ne yazık ki, unutturulmak isteniyorsun. 
 
Biraz önce, hem gençliğe hitabeni, hem de onuncu yıl nutkunu bir kez daha okudum. Türkiye Cumhuriyetini Türk gençliğine emanet etmiştin. Gençliği, Cumhuriyet düşmanlarına ve gaflet içinde olan iktidarlara karşı uyarmıştın. Hangi şartlarla olursa olsun, Türkiye Cumhuriyetini koruma görevini Türk gençliğine vermiştin.
 
Onuncu yıl nutkunda ise az zamanda çok iş yaptığımızı anlatıyordun. Aslında 57 yıllık ömrün içersinde o kadar çok şey yaptın ki, bizler geriye baktığımızda, kendimizi seninle kıyaslayamıyoruz bile.Yurdumuzu, dünyanın en mamur ve en medenî memleketleri seviyesine çıkaracağımızı, Milletimizi, en geniş, refah, vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağmızı,  Millî kültürümüzü, muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağımızı söylemiştin.  Refaha ulaşmak için zaman ölçüsünün geçmiş asırların gevşetici zihniyetine göre değil, asrımızın sürat ve hareket mefhumuna göre düşünmemiz gerektiğini hatırlatmıştın. Türk milletinin birlik ve beraberlikle bütün güçlükleri yeneceğine inanıyordun. Önemli bir vurgulama daha yapmştın. Türk milletinin tarihi bir vasfının da güzel sanatları sevmek ve onda yükselmek olduğunu söylemiştin. 
 
Günümüzde ise çok emek vererek başlattığın devrimler geri gitmeye başladı. İktidardakiler Batı'daki gibi bir medeniyet yerine, Arap dünyasını örnek almaya başladılar. Gelecekte senin kaldırdığın haremlik, seramlık dönemi yeniden başlayacak gibi görünüyor. Kızlarımız baskı altına alınmaya başlandı. Senin çok önem verdiğin laiklik artık yok. Varsa bile sözde var. Onuncu yıl nutkunun son cümlesi olan "Ne mutlu Türküm diyene" tabelaları doğuda sökülmeye başlandı bile. "Yurtta sulh, cihanda sulh" sözlerine karşılık iktidardakiler savaş çığırtkanlığı yapmayı yeğliyorlar. Ülkenin doğusunda insanlar Türküm demeye korkar hale geldiler. İktidardakiler otuzbin kişiden fazla insanın katili olan bir teröristbaşıyla pazarlık yapıyorlar. Güneydoğu'da terör örgütünün bayrakları insanların ellerinde dalgalanıyor ve bizim güvenlik güçlerimiz sadece seyrediyorlar. 
 
Hatırlar mısın Atam? Sen Kurtuluşun ilk adımlarını attığın yıllarda Erzurum'da padişah senin için idam fermanı çıkarmıştı da, o zamanki Generallerinden Kazım Karabekir Paşa seni tutuklamak yerine, "Emrinizdeyim paşam" demişti. Günümüzde ise ordu komutanları, genel kurmay başkanı,  ve bir sürü yüksek rütbeli subaylar, sahte kanıtlarla mahkum oldu da, zamanında onların emirleri altında görev yapmış olan ve halen ordunun en yüksek rütbeli generali konumunda bulunan kişi ağzını bile açamadı. 
 
Açlık sınırının altında yaşayan insanlar otuz milyonu buldu. Ama diğer taraftan yandaşlar servetlerinin üzerine servet ekliyorlar. Onuncu yıl nutkunda söz ettiğin sanatı  ve sanatçıyı da bugünkü iktidar önemsemiyor. Bazıları heykellerin içine tükürürken, bazıları da heykelleri yıkıyorlar. 
 
Biliyorum bunları duydukça kemiklerin sızlıyordur. Sen yaşamında görevini çok iyi yaptın. Eğer ülke bu hale geldiyse bu durumda en büyük suçlu bizleriz. 
 
Affet bizi Atam.
 
 
 
Toplam blog
: 974
: 3444
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

2017 Basın özgürlük endeksine göre 180 ülkeden 155. sırada olan ülkemizde yemek tarifleri  ve tel..