- Kategori
- Bebek - Çocuk
On dokuzuncu ay
Çoğu anne babanın çocuğunun öfke nöbetiyle baş etmesini öğrenmesi lazım, çocuğunuz vurduğunda veya ısırdığında ne yapmalı nasıl müdahale etmeli. Bu öfke nöbeti anları anne-babaların en duygusal yaklaştığı, sinirlerini bozan ve ne yazık ki kendilerini çaresiz hissettikleri anlardır. Buradaki önerilerin bu durumla ilk defa karşılaşan -ve ne var ki son olmayan- ebeveynlere destek olacağını ümit ediyoruz.
Öfke nöbetleri nerdeyse kaçınılmaz
Öfke nöbetleri genellikle çocuklarda yürümeye başlama aylarında ortaya çıkar, genellikle kaçınılmazdır ve anne baba olmanın en zor baş edilmesi gereken sorunlarından biridir. Eğer çocuğunuz henüz bunları yaşamamış olsa da bundan kurtulduğunuzu sanmayın, çünkü bazı çocuklar bu davranışı ancak üçüncü dördüncü yaşlarında gösterirler.
Gene bu yaşta kontrol ve bağımsızlık konuları önem taşımaktadır. Yeni yürüyen çocukların ayakkabılarını kendilerinin giyip giyememesi çocuk için önem arz eden bir konudur. Bu konular hüsrana yol açıp, tipik olarak sırt üstü düşüp ayak tekmelemeden kendinden geçene kadar nefessiz kalmaya kadar bir dizi davranış patlamasına neden olabilir.
Hiddete yol açan diğer bir neden dil geliştirilmesidir. Tam bu çağlarda, yürümeye başlayan çocuk ihtiyaçlarını size bildirmek için kendini ifade becerileri geliştirmektedir. Maalesef, siz her zaman onun gelişen çocuk dilini anlamayabilirsiniz. Bu durumda hüsranı yine hiddete dönüşebilir. Onu anlamaya çalışın, tahminleriniz açık ve net bir şekilde söyleyin.
Hiddetleri önlemenin bir yolu evden uzakta bile olsanız günlük rutin faaliyetlere devam etmeye çalışmaktır. Rutin faaliyetler çocukların kendilerini emniyet ve güvende hissetmelerine yol açar çünkü bir sonrasında neyin geleceğini bilmektedirler. Çocuğun rutin faaliyetindeki ufak bir değişiklik davranışlarında büyük değişimlere yol açabilir. Aynı zamanda hüsran olasılığını bekleyin. Çocuğun taleplerine hayır demektense ve seçeneklerler sunmayı tercih edin: “Kırmızı kazağını mı giymek istersin, yoksa mavi olanı mı” gibi. Sizin için uygun olan tercihlerin çocuğa sunulması onun kontrol altına alınmasını ve gelişen hiddeti önlemesini sağlayacaktır.
Davranışı kuvvetlendirmekten kaçının, yani öfke anlarında çocuğun ilgisini çekip davranışının kuvvetlenmesine yol açmaktansa konuyu, ortamı değiştirin, her şeyden önce kendine zarar vermesine engel olun. Bunun yerine hiddetin sakinleşmesini sabırla bekleyip daha sonra ilgi gösterin. Tepkiniz çocuğunuza ve duruma göre değişebilir. Bazıları için bırakın geçsin ve devam et iken, diğerleri için geçtikten sonra hiddete neyin neden olduğunu konuşmak olabilir.
Isırma ve vurma
Anne babalık ve çocuk gelişimi sürecinde bir çocuğun diğer bir çocuğa düşmanca davranması kadar insanı üzen bir olay nerdeyse yoktur. Aileler için “saldırgan”ın şiddete veya “kurban”ın hedef olmaya eğilimi olup olmadığını tahmin etmek çok zordur. Isırma ve vurma yeni yürüyen çocuk dünyasında sık rastlanan eylemler olup bu davranışı gösteren çocukların karakterinin bir parçası olarak yansıtılmamalıdır. Fakat bu, bu tavırların göz ardı edilmesi gerektiği anlamına gelmez, ısırma ve vurmaya anne baba tarafından derhal müdahale edilmelidir.
Isırma veya vurma olayına katkı yapan, bir kısmında sebebin basit, açık ve net olan birçok faktör vardır. Birincisi, bazı çocuklar diş çıkarırken bir şeyleri ısırarak dişetlerindeki kaşıntıyı azaltabilir ve ısırılan şey baak bir çocuk olduğunda onun canının yanacağını bile çoğu zaman bilmemektedir. Diğer bir neden merak olabilir. “Bu çocuğun elinden bir parça ısırsam ne gibi bir reaksiyon olabilir?”. Veya çocuk yorgun ve sıkılmış ise bu tip tepkiler ortaya koyabilir.
Sık olarak ısırma ve vurma davranışı çocuğun kendi hayal kırıklığından kaynaklanıyor olabilir. Eğer bir çocuk bir oyuncakla oynuyor ve diğer bir çocuk onun oyuncağını almak isterse ilk çocuk hislerini kelimelerle anlatamayabilir. Ve ilk tepkisi diğer çocuğu elinden ısırmak, vurmak veya yana itme olacaktır.
İlk olarak iki tepki çok önemlidir. Önce kurbana gidip onu sakinleştirin daha sonra saldırganı ortamdan uzaklaştırın. Yine, davranışı kuvvetlendirmekten kaçının. Saldırgana pozitif kuvvetlendirici harekette bulunmayın (gülmek, sıcak göz teması, sakinleştirici ses yok). Sinirlenmeden, ses tonunuzu yükseltmeden kararlı ve sakin olarak ısırma ve vurmanın uygun bir davranış olmadığını belirtin. Ne olduğu hakkında iki çocukla da konuşun ve saldırıyı önlemesi olası kelimeleri onlara hatırlatın.
Bu kapsamda hem oyuncağı elinden alınan hem de darbe yemek üzere olan çocuğun “Dur!” ve “Hayır” gibi kelimeleri öğrenmesi gerekir. Ve unutmayın ki kurban kadar ısıran ve vuran çocuğun da sizin yardım ve desteğinize ihtiyacı vardır. Dışlamak ve etiketlemek davranışını durdurmasını öğrenmeye yardım etmeyeceği gibi gerginlik yaratarak sorunun devamına yol açabilir. Bu davranışlar sizin çabuk müdahalenizle son bulacaktır.
Popoya şaplak atmak veya atmamak?
Eğer çok gerildiniz ve çocuğa biraz ara vermeniz gerektiğini hissederseniz çocuğunuzu (karyolası gibi) emniyetli bir yere koyup kendinize beş dakika sakinleşme süresi tanıyın. Bu anne babalıkta sık gördüğümüz ve normal karşıladığımız bir tepkidir ve çoğumuz bu durumu yaşamıştır.
Yoğun bir öfke durumunda çocuğa yaşına uygun bir şekilde neyin doğru olmadığı ve bunun durdurulması gerektiği anlatılmalıdır. Kibar olmak gerekir. Popoya şaplak atmak doğru değildir, o daha bunun sebebini anlamak için çok küçüktür. Dolayısı ile iletişim mümkün değil ise onun ilgisini olaydan başka tarafa çekmek en doğru yaklaşım olacaktır.
Hiçbir şekilde çözemiyorsanız ve çocuğunuz kontrolü kaybediyorsa ara vermeyi deneyin. Çocuğunuzu ortamdan uzaklaştırın. Fakat ara vermeyi abartmamaya çalışın, çünkü bu bir ceza değildir veya utanmaya yol açması gerekmez.
Dr. Anıl Yeşildal
Bu videolar da ilginizi çekebilir
Çocuklarda Diş Çarpıklığının Sebepleri
Çürük Önleme Yöntemleri: Fissür Kapatma
Sünnet Neden Gereklidir?
Çocuğunuz Yaramaz Olsun İstemiyorsanız