​ Önce adaletin içine ettiler, sonra ülkenin / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ocak '13

 
Kategori
Siyaset
 

Önce adaletin içine ettiler, sonra ülkenin

Olayımız Afrika’nın bir ülkesinde geçer. Bizim ülkemizde böyle şeyler zaten olmaz, olamaz. 

Başkentten uzakta bir ağır ceza mahkemesi hakiminin emekliliği yaklaşınca, kiracısına telefon ederek yakında emekli olacağını (iki sene kadar sonra), emekli olduktan sonra kendi evinde oturmayı düşündüğü için kiracısının evi boşaltmasını söyleyince telefon yüzüne kapatılır.

Ertesi gün noter kanalıyla evi boşaltması için protesto çeker ama sonuç çıkmaz. Bu arada kiracısı kira ödemelerini de kesmiştir.

Son çare olarak gidip mahkemede kiracısı hakkında tahliye davası açar ama şahitlerin dinlenmesi, delillerin toplanması derken iki sene geçip gider ve hala ortada bir sonuç yoktur.

Emekliliğini iki gün kala hala kendi evindeki kiracıyı çıkartamayan koca reis oflayıp puflayınca mübaşiri merak edip sorar. Canı çok sıkkın olan reis durumu mübaşire anlatınca, mübaşiri gayet sakin “Sayın reisim, izin verirseniz Abdi ağaya bir telefon edeyim, bir de o baksın bu işe” der. Reis Abdi ağanın kim olduğunu bilemediği için sorunca mübaşiri hatırlatır. “Hani, on sene önce cinayetten yargılayıp yirmi sene hapise tıkmıştınız ya, işte o Abdi ağa.”

Koca reis kükrer “Bre densiz, ben koskoca ağır ceza mahkemesi reisi kiracımı kendi evimden çıkaramıyorum da, benim hapise tıktığım adam mı çıkaracak?”

Mübaşirin ısrarında devam etmesi üzerine sinirden morarmış bir halde kiradaki evinin adresini bir kağıda yazıp mübaşire verir.

Ertesi sabah geldiğinde masasında bir anahtar durmaktadır. Mübaşiri geldiğinde anahtarın ne olduğunu sorar.

Mübaşir pişkince sırıtır “Sayın resim, akşam Abti ağaya telefon ettim, adresi verdim. O gece adamlarına sizin kiracıya göndermiş. Ertesi gün kiracınız evi boşaltmış, anahtarını ve bunca aydır ödemediği kiraları da faiziyle beraber size yollamış. İşte bu da kira bedeliniz” diyerek cebinden çıkardığı kocaman bir zarfı da masaya bırakınca koca resi derinden “AH ULAN ADALET AH” diyebilir.

Bu arada ülkede otuz kırk yıldır süren bir ayrılıkçı hareketin silahlı isyanı başlatması sonucunda ülke her gün biraz daha geriye gitmekte, ülkenin gençleri dağlarda birbirini öldürürken, milyarlarca dolar ülke serveti de dağa taşa bomba olarak atılmaktadır. Bundan beş-on sene kadar önce ayrılıkçı hareketin başı olan kişi yakalanmış hapise konulmuş ama ülkedeki terör bir türlü bitirilememiştir.

Ayrılıkçı savaşa bir son vermeyi iyi bir siyasi yatırım olacağını sezen son hükümetin başı olan büyük zat, bu savaşı durdurmak için çaba ararken, ağır ceza resinin başından geçenleri bir gazetede okuduğu an çözümü şıp diye bulmanın rahatlığıyla yetkililerine haber salıp yanına çağırtır.

Emrindeki devlet yetkililerine kesin emrini verir. “Hemen hapishaneye gidip o muhteren zat ile görüşün, elini eteğini, hatta gerekirse kıçını bile öpün,  bir emri veya talebi varsa hemen yerine getirelim de şu savaşı bitirmeye izin versin.” 

Not: bu Afrika ülkesindeki olanların bizim ülkemizle hiçbir alakası olmadığını tekrar hatırlatırız.

 
Toplam blog
: 40
: 645
Kayıt tarihi
: 30.12.11
 
 

PhD (Nükleer). Başka söze gerek yok bence... İçel'de yaşıyorum. ..