- Kategori
- Doğal Hayat / Çevre
Önce Myanmar, dün Çin , belki bugünlerde Japonya

Eklediğim resimdeki Çince karakterler dogal afetleri simgeliyor. Deprem, tayfun ve cyclone...
Doğa affetmiyor onu korumadığımız için. Bazı afetleri önlemek olanaksız. Ama olmadan önce alınacak önlemler, örneğin depreme dayanıklı evlerin yapımı, doğal afet sonrası yapılacak kurtarma çalışmalarındaki el birligi vs.
Bakın Myanmara... Yönetimdeki inat, kendi insanlarının ölmesine neden oluyor . Doğal afetlerle ilgili sorunları çözmüş olmanın verdıği rahatlıkla (!) referanduma gidiyor. Belki milyonu aşkın insan canından oldu. Önlemler alınıp sağlıklı yaşam koşulları sağlanmadığı durumda geride kalanları hastalıkların beklediği söyleniyor.
Geçen yıl evimizde host family olarak konul ettiğimiz Myanmarlı ögrenci simdi Tokyo da araştırmacı olarak eğitim görüyor. Kendisi evli ve kamu görevlisi. Eşini çocuklarını ardında bırakıp burada yasayacak birkaç yıl... Doğal afeti duyunca hemen o aklımıza geldi . Uzun süre ailesi ile iletişim kuramadı . Ne acı ... Çocuklarına ne olduğunu bilemedi. Günler sonra sağlıklı haberlerini aldı. Şehir merkezınde yasıyorlardı. Yaşam standartları bir çok Myanmarlıya göre daha yüksekti ki canlarını kurtardılar. Akrabalarından bir çoğu evini yitirmiş. Canlarını kurtarabilmişler en önemlisi .
Çin 'deki deprem...Şimdi haberlerde yine yer verdiler bu yazıyı yazarken . On binden fazla kişi canından olmuş . Okul benzeri bir yerde 900 kişi enkaz altında kalmış . Depremin olduğu yerde yağmur da yağdığı için durumun daha tehlikeli olduğu söyleniyor . Artçılar gelince yağmurla yumuşayan zeminin tehlikeyi daha da artıracağı söyleniyor . Çok yakında yapılacak olimpiyat oyunları konusunda Çin için büyük bir darbe olduğu söyleniyor. On binler değil , milyonlar ölse ne yapacaklardı acaba? Olimpiyatları iptal edecekler mi? Sanmıyorum.
Yaz mevsimi yaklasınca bizde de tayfun dönemi başlar . Ülkeye uğramadan geçenler olduğu gibi tayfunun gözü dediğimiz o bulutların kıvrımları arasındaki küçük boşluğu gördüğümüz tayfunları da yaşadık . TAYFUN 2 ( burada numara ile anılır tayfun ) yaklaştı IZU denilen bölgeye. 27 km hızla esen rüzgar ve dokuz metreyi aşan dalgalar . Bazı tayfun yağmur , bazısı rüzgar getirir. Bir de ikisi bırden gelir ki o zaman halimiz harap ...
Çocuklar küçükken oldukça kuvvetli bir tayfun yaşamıştık . Tam bizim yaşadığımız yerden geçti . Pencerelerin kepenklerini kapamak bile o korkunç uğultuyu kesmemiş ev zangır zangır titremişti . Ahşap bina ... Çocuklara sarılıp ağladığımı hatırlıyorum . Bir de köpeğimizin kulübesi tersine dönünce ... Golden retrıever gürültü vs ye çok hassas. Evin içine alınca deli danalar gibi iki katlı evde bir aşağı bir yukarı koşmustu. Yakalayabilene aşkolsun . Biz de peşinde... Güler misin , ağlar mısın? En sonunda yakalayıp banyoya kilitlemiştim eşim eve gelene kadar .
Ulaşım da aksar tabi ki... Eve dönüşünü beklemek ne zordu.
Bılıyor musunuz ? Tayfun gelecek derler ama gelmeden önceki SESSİZLİK ürkütür insanı. Hava durumunda söyleyenenleri yalanlarcasına ... Gelmeyecek derken başlar yapraklar kıpırdanmaya usul usul ve sonra kırılan dallar , oraya buraya uçup giden çiçek saksıları . Eğer korunmaya alınmamışsa bır başkasına aıt çöp kovasını kapınızın önünde bulmak , kendinizinkini yitirmeniz olası. CAN yitmesin de...
Ve depremler... Artık ufaklarına alıştık . Ama büyüğü ne zaman vuracak bilmiyoruz.
Dogal afetlerden uzak kalmak olanaksız ... Gelecek zararın en az olması dileğiyle ...