Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Temmuz '14

 
Kategori
Aşk - Evlilik
 

Onda öl ki aşk olsun

Onda öl ki aşk olsun
 

hepimiz ölümlüyüz, ölümsüz olan ise aşktır.


'Zamanla aşk bitiyor, geriye saygı kalıyor' der genelde büyüklerimiz. Bu yüzden yüreğimiz ile değil, aklımız ile hareket etmemizi öğütlerler. Karşımızdakinin iyi ve dürüst bir insan oluşu, helal süt emmiş olması, ailesinin iyi bilinen bir aile olması (gerçi artık evi var mı arabası var mı gibi istekler daha ön planda ama) gibi kriterler sunarlar.

'Peki ya aşk?' diye sorduğumuzda ise, 'zamanla biter' derler hep.
 
Ama bence bu kadar basit bir duygu değil. Azalacak,bitecek hatta yok olacak bir kavram değil aşk. Elbetteki karşındaki iyi bir insan olmalı, elbette dürüst olmalı, ama bunlar yetmez. Sadece iyilik ve dürüstlük kavramları ile bir ilişki asla yürümez. Tüm bu iyilik, dürüstlük, temizlik vs. kavramlarının yanında o iki iyi insanı birbirine sımsıkı bağlayan bir harca ihtiyacımız vardır. İşte bu harcın adı 'Aşk' dır.
 
Herkes aşkın tanımını yapar kendince, ve herkes tanımını yaptığı şekilde yaşamaya çalışır aşkını.
 
Ben ise aşka kutsal bir anlam yüklerim. Örneğin; Mevlana ve Şems hikayelerinde okuduğumuz Allah aşkı gibi. Onlar, bu aşk yolunda tüm nefislerini köreltip, dünya hallerinden el etek çekerek yaşarlar bu aşkı. Allah'a ulaşmak, Onu hissetmek, Onu yaşamak için 'ölmeden önce ölürler'. Sırf aşk için, o tertemiz aşk için... Onlar bu kadar kutsal, bu kadar derin yaşar iken aşklarını, bence biz de aşka basit anlamlar yükleyip ağızda sakız yapmamalıyız.
 
Benim ikili ilişkilerdeki aşk tarifim işte bu kavrama çok yakındır. 'Onun için ölme, onda öl ki, aşk olsun' derim hep ben. Elbetteki bu sözüm kendini silip, tamamen karşındaki insan olmak anlamına gelmemeli. Bu sözün anlamı; Yalnızca bedenleri değil, ruhları da birleştirmek anlamındadır. Yani onunla ağlayıp onunla gülmek, onunla yaşayıp onunla ölmek. Bir bütün olmak. Tek vücut, tek ruh olmak. Eline batan bir iğnenin acısını kendi elinde hissetmek ya da sevgi ile gülen gözlerinde kendi gözlerini görmek.
 
İşte bizler ancak bu aşkın peşine düşmeliyiz, ancak bu aşkı yaşamalıyız ki ilerde küçüklerimize 'aşk bitiyor' sözünü söylemeyelim. Çünkü o zaman hissettiğimiz şey bence gerçek ve saf bir aşk olmaktan çıkıyor.
 
Bu arada 'şimdi böyle insanlar, böyle aşklar yok' dediğinizi duyar gibiyim. Ama eğer bu sözü söylüyor iseniz, siz de aslında bu aşkı düşleyen birisiniz ve varsınız. Unutmayın.
 
Toplam blog
: 21
: 310
Kayıt tarihi
: 10.05.14
 
 

İstanbul Burgazada doğumluyum. Sakarya Üniversitesi Turizm Otelcilik ve Anadolu Üniversitesi İşle..