Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Mayıs '16

 
Kategori
Futbol
 

Önde Beşiktaş, arkada Fenerbahçe, bisiklet yarışı misali...

Önde Beşiktaş, arkada Fenerbahçe, bisiklet yarışı misali...
 

Bu hafta, şampiyonluk yarışında, ‘dananın kuyruğu’ kopabilir!.

Önde Beşiktaş, arkada Fenerbahçe, bisiklet yarışı misali gidiyorlar. Yarış, “burun farkı”yla bitebilir de...

Şampiyonluk için son 3 haftaya girenler, geçen hafta “küme”de kalma mücadelesi veren Kayserispor ile Gaziantepspor’u rahat geçti. Ama bu rahatlık, şimdiden kaygıyı da birlikte getirecektir.

Bu sezon, ilginç olan o ki, ayakta kalmak için sahaya çıkanlar, yarışın içinde olanlara o kadar direnemiyorlar. Avrupa yolunda hak elde etmek için uğraşanlar ise, çok olduğu gibi, farklı da...

Bu farklılık, Beşiktaş’ı mı, yoksa Fenerbahçe’yi  mi etkiler, yarı yolda bırakır?

“Özel”i bilinmez ama, bilinen “genel” belli:

Rakipler, kendileri için oynayacaklar. Puan tablosunun ortaya koyduğu gerçek de bu. Ama bu, dolaylı yoldan da, rakiplerinden öteki için “oynamak”tan sayılacaktır.

Kalan maçlar üzerinde düşünen düşünsün!.

(Beşiktaş’ın kalan maçları: Dışarıda Galatasaray ile Konyaspor, içeride Osmanlıspor.
Fenerbahçe’nin kalan maçları: Dışarıda Başakşehir ile Sivasspor, içeride Gençlerbirliği.)


*****

Pereira, sona doğru giderken, “sistem değişikliği”ne gitti.

Bir öyle, bir böyle; o olmadı, bu olsun; ha bir de şunu...

Deneye deneye bulmak, “Bak gördünüz mü, sonunda...” demek, dedirtmek...

Eldeki kadronun çok yeterli olması yetmiyor, eldekileri yerinde, verimli olarak kullanmak gerekiriyor. Sözgelimi, ekmeğin malzemesi belli. Ama o malzemeden herkes, aynı kalitede ekmek yapamaz.

İşte Pereira’nın öğrendiği gerçek!..

Mersin İdmanyurdu ile başlayan, o “sistem”, Gaziantepspor maçında da işe yaradı. Kalan üç maçın da aynı doğrultuda süreceği artık yadsınamaz.

Akla gelecek, denecek belli:

“Sen neredeydin şimdiye kadar?”

*****

Zor durumda gol pası vermek ve iki gol atmak..

Gaziantepspor maçı, Van Persie için, bir “diriliş”, “kendini bulma” maçı sayılır. Van Persie’nin gol pası ve attığı ilk gol, bu sezonda “en güzel”ler arasında yer alacak güzellikteydi.

Mersin İdmanyurdu maçında gördüğümüz “çirkinlik” sürdü yine.

(“Çirkinlik”, “pusu”da bekleyenlerin varlığını ortaya koyuyor. Olmaması gereken yerde olmaması gereken yapılıyorsa, o eylem içinde bulunanların “iyi niyeti”nden söz edilemez. Demek ki, kimileri, bir bahaneyle, güzelliklerin olduğu yerde de “zuhur” edecekler. “Dün”, bunu gösteriyor.)

Taraftarı dokunulmaz saymak, ne yapsa yeridir mantığıyla ona yaklaşmak, futbola yapılacak en büyük kötülüktür. Diego’nun yedekten oyuna girişi, ayağına her top alışta ıslıklanması, 3 Temmuz sürecinde “destan yazan” taraftara yakışmıyor. Bağırıp çağıranların önceki tavırları/ tavırsızlıkları ayrı... Önemli olan, yine ıslıklamanın gereksizliği, yersizliği, anlamsızlığıdır.

Tepki adı altında sürdürülen "çirkinlik"in, takımı değil de Diego'yu işaret ediyor olması, kimseyi kurtarmaz!

Son söz:

Her takımın kendisi için oynayacağı son haftalar, Lig’e farklı bir “heyecan” katacaktır.

 

https://www.facebook.com/turgutcelik

https://twitter.com/#!/turgutcelik

turgutce@yandex.com

 

 
Toplam blog
: 2458
: 2418
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

24 Kasım 1944'te İspir'de doğdum. Ankara Kurtuluş Lisesi'ni, Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi Tü..