- Kategori
- Siyaset
Onikinci dalga üzerine

Milliyet İnternett
Mehmet Haberal… Rize’li bilim adamı. Adından çok söz edilen bir isim. İki kez karşılaştım. Biri 1984 de babamın tedavisi için ilk kurduğu hastanede oldu. Açıkçası randıman alamadım ve İstanbul’da devam ettik tedaviye. İkincisi 2007 de oldu. Hanım rahatsızlandı. En yakın hastaneyi bir dostuma sordum. Haberal’in Üniversite hastanesi yakıdaymış. Gittim. Bir köşe yazımda değinmiştim. Hayretten dona kaldım. Resmen soygun vardı. Sayın Haberal’ın orada yaşananlardan haberi var mıydı bilemiyorum ama tam bir rezaletti. Yalandan film çekmeler, ilgisizlik, acil çok kötü bir durumda… “Böyle özelleşme olacaksa olmasın” dedirten bir felaket anlayacağınız.
12 dalgada Haberal tutuklandı. Dünyaya nam salmış bir insan acaba kendi isteği ile mi bu işlere karışmış? Yoksa mecbur mu edilmiş? Bilimi unutmuş “Her Türlü Pu..tluğu Yap” diyor özel televizyonundaki yönetmene… Basından takip etmişsinizdir. Mehmet Haberal Ergenekon operasyonu kapsamında gözaltına alındı. Haberal kısa bir süre önce bir videoyla gündeme gelmişti. Hatırlayacağınız gibi Büyükşehir Başkan adayı ı Kemal Kılıçdaroğlu seçim çalışmaları nedeniyle Haberal'ın sahibi olduğu Kanal B'de ekrana çıkmıştı. Kanal B Genel Yayın Koordinatörü Nahit Duru'nun kamera arkasında Kılıçdaroğlu'na söylediği sözler şoke etmişti. Nahit Duru Haberal'ın kendisine "Kılıçdaroğlu'nu seçtirmek için her türlü puştluğu yapması talimatını" verdiğini söylemişti. Bu siyasetin ne biçim kirlendiğinin açık işareti değil mi? Eski bir komonist “CHP’nin Oylarını Ergenekon Artırdı” diyor. 29 Mart seçimleri, Türkiye Komünist Partisi’nin eski genel sekreteri Nabi Yağcı’yı kaygılandırmış: “Seçim sonuçlarından dehşete düştüm” demiş. Yani onunda midesi bulamış yapılanlardan. İlginç değil mi?
Demokratik sistemimizin doğum sancıları bunlar. Tam demokrasi bize yarar mı ilerde göreceğiz hep beraber. Ülkede devam eden dalgalarla dudakları uçuklatan gelişmeleri demokrasinin nimeti olarak görmemek bir eksiklik. Olmalı ve herkes yargıya hesap vermelidir.
Ben her zaman yaptığım gibi olayların yansımalarına, yaptığı etkiye ve perde arkasına bakacağım… Nasıl algılanıyor, bu yeni durumdan kim nasıl istifade ediyor, yeni yeni organizasyonlar meydana geliyor mu? Çünkü kaybolan her yeni gücün yerini bir başka güç doldurur.
Öncelikle yerelde izliyorum yeni yapılanmayı. Bu siyasal sistemimizin başarısı olarak mı yansıyor, yoksa ülke yeni ve illegal bir başka güce mi dümen kırıyor. Maalesef gözlemim ikinci duruma işaret ediyor. Yani halkımız bir başka prangaya sıkılmaya başlıyor.
En tepede, yani ülkeyi yönetenlerin bundan haberi var mı? Açıkçası var veya yok diyecek durumda değilim. Halkın istemediği insanları halka rağmen onun gözüne sokmak beynimde “acaba” sorularını sıralıyor peş peşe… Ve o mantık kovabiliyor, ötekileştirebiliyor halktan yana dayanağı olmamasına rağmen. Suni teneffüsle iktidar erkini yerelde elinde tutanların ruh halleri bunu söyletiyor bana… Açıkçası yağmurdan kaçarken doluya tutuluyoruz kanaati var bende… Çünkü, halka rağmen yapılanların ülkeyi getirdiği nokta dalgalarla ortaya çıkarken o boşluğa utanmadan, sıkılmadan ve korkmadan yerleşebiliyor birileri. Ve ben bunlara aylardır “mergenekon” diyorum!... Sopa bir başka çetenin eline geçmek üzere. İnşallah yanılırım ve ülkem aydınlık günlere kanat açar. Yoksa bizim için değişen bir şey olmayacak. Hatta “daha zalim ellere düşeceğiz” diye korkularım var. Çünkü, bu takımda tıpkı diğerleri gibi halktan uzak. Onlar papyonlu salon entelleri, bunların bir çoğu takkeli dış görünüşleri ile… “Namazı Allah için” denilen cinsten…Yeni yeni okey oynamaya başladılar. Yakında onlarda salon züppelerine dönerler. Onların kalktığı koltuğa oturuyorlar ya!... Onlar 80 senede ABD ye Avrupa’ya yerleştiler, kapağı attılar oraya, bunlar o kadar uzun bekleyemeyecekler. Çünkü daha cahiller. 5 senede şehrin yarısını eline geçirme arsızlığı bunları söyletiyor bana…Kusura bakmasın kimse!...
Sevgi ve saygılarımla….
12 dalgada Haberal tutuklandı. Dünyaya nam salmış bir insan acaba kendi isteği ile mi bu işlere karışmış? Yoksa mecbur mu edilmiş? Bilimi unutmuş “Her Türlü Pu..tluğu Yap” diyor özel televizyonundaki yönetmene… Basından takip etmişsinizdir. Mehmet Haberal Ergenekon operasyonu kapsamında gözaltına alındı. Haberal kısa bir süre önce bir videoyla gündeme gelmişti. Hatırlayacağınız gibi Büyükşehir Başkan adayı ı Kemal Kılıçdaroğlu seçim çalışmaları nedeniyle Haberal'ın sahibi olduğu Kanal B'de ekrana çıkmıştı. Kanal B Genel Yayın Koordinatörü Nahit Duru'nun kamera arkasında Kılıçdaroğlu'na söylediği sözler şoke etmişti. Nahit Duru Haberal'ın kendisine "Kılıçdaroğlu'nu seçtirmek için her türlü puştluğu yapması talimatını" verdiğini söylemişti. Bu siyasetin ne biçim kirlendiğinin açık işareti değil mi? Eski bir komonist “CHP’nin Oylarını Ergenekon Artırdı” diyor. 29 Mart seçimleri, Türkiye Komünist Partisi’nin eski genel sekreteri Nabi Yağcı’yı kaygılandırmış: “Seçim sonuçlarından dehşete düştüm” demiş. Yani onunda midesi bulamış yapılanlardan. İlginç değil mi?
Demokratik sistemimizin doğum sancıları bunlar. Tam demokrasi bize yarar mı ilerde göreceğiz hep beraber. Ülkede devam eden dalgalarla dudakları uçuklatan gelişmeleri demokrasinin nimeti olarak görmemek bir eksiklik. Olmalı ve herkes yargıya hesap vermelidir.
Ben her zaman yaptığım gibi olayların yansımalarına, yaptığı etkiye ve perde arkasına bakacağım… Nasıl algılanıyor, bu yeni durumdan kim nasıl istifade ediyor, yeni yeni organizasyonlar meydana geliyor mu? Çünkü kaybolan her yeni gücün yerini bir başka güç doldurur.
Öncelikle yerelde izliyorum yeni yapılanmayı. Bu siyasal sistemimizin başarısı olarak mı yansıyor, yoksa ülke yeni ve illegal bir başka güce mi dümen kırıyor. Maalesef gözlemim ikinci duruma işaret ediyor. Yani halkımız bir başka prangaya sıkılmaya başlıyor.
En tepede, yani ülkeyi yönetenlerin bundan haberi var mı? Açıkçası var veya yok diyecek durumda değilim. Halkın istemediği insanları halka rağmen onun gözüne sokmak beynimde “acaba” sorularını sıralıyor peş peşe… Ve o mantık kovabiliyor, ötekileştirebiliyor halktan yana dayanağı olmamasına rağmen. Suni teneffüsle iktidar erkini yerelde elinde tutanların ruh halleri bunu söyletiyor bana… Açıkçası yağmurdan kaçarken doluya tutuluyoruz kanaati var bende… Çünkü, halka rağmen yapılanların ülkeyi getirdiği nokta dalgalarla ortaya çıkarken o boşluğa utanmadan, sıkılmadan ve korkmadan yerleşebiliyor birileri. Ve ben bunlara aylardır “mergenekon” diyorum!... Sopa bir başka çetenin eline geçmek üzere. İnşallah yanılırım ve ülkem aydınlık günlere kanat açar. Yoksa bizim için değişen bir şey olmayacak. Hatta “daha zalim ellere düşeceğiz” diye korkularım var. Çünkü, bu takımda tıpkı diğerleri gibi halktan uzak. Onlar papyonlu salon entelleri, bunların bir çoğu takkeli dış görünüşleri ile… “Namazı Allah için” denilen cinsten…Yeni yeni okey oynamaya başladılar. Yakında onlarda salon züppelerine dönerler. Onların kalktığı koltuğa oturuyorlar ya!... Onlar 80 senede ABD ye Avrupa’ya yerleştiler, kapağı attılar oraya, bunlar o kadar uzun bekleyemeyecekler. Çünkü daha cahiller. 5 senede şehrin yarısını eline geçirme arsızlığı bunları söyletiyor bana…Kusura bakmasın kimse!...
Sevgi ve saygılarımla….