- Kategori
- Siyaset
Onur Öymen bahane

Güncel net
“Ateş düştüğü yeri yakar” sözü yerine oturuyor.
Toplumsal veya bireysel acılar aradan uzun yıllar geçse de unutulmuyor. Milletlerin kalbinde derin izler bırakan olaylar geçen zaman içinde tarih oluyor.
Her milletin tarih içinde yaşadığı etkili olaylar zaman zaman gün yüzüne çıkıyor.
Dersim olayı, adı ister isyan, ister başkaldırı, ister kışkırtma ve tahrik olsun toplumsal tarihsel bir olay.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekili Onur Öymen’in, 10.Kasım 2009 Demokratik Açılım Tasarısı adı verilen oturum esnasında T.B.M.M’inde yaptığı konuşmada, “Şeyh Sait İsyanı’nda analar ağlamadı mı, Dersim İsyanı’nda analar ağlamadı mı?” sözlerinin yer alması tepkilere yol açtı. Daha sonra bu tepkiler, yürüyüş, gösteri ve protestolara dönüştü.
Büyük tepkilere neden olan konuşmanın içeriği, başlı başına ne Dersim, ne de Şeyh Sait isyanı. Yapılan uzun bir konuşmanın iki cümlesi. Alevileri ve Tunceli’leri incitecek olumsuz açık veya kapalı bir ima yok. Konuşmanın tamamı, Demokratik Açılım projesi veya tasarısına karşı. Zaten tepkilerin arkasındaki gizli veya açık nedenin de bu olduğu belli. Yani kışkırtma ve tahrik.
Ülkelerin tarihinde, kanlı iç ve dış olaylar mevcut. Bunları anlamaya, öğrenmeye çalışmak ne yasak ne de suç. Aynı şekilde, olayları uygar ölçüler içinde eleştirmek de yasak ve suç değil.
Uzun süre, yurt içinde, yurt dışında bu devlete emeği sinmiş, deneyimli, ağırbaşlı ve ciddi bir profili bulunan Sayın Onur Öymen’e gösterilen tepki derecesine bakılırsa, toplumun ne derece gergin, ne derece alıngan ve ne derece hassan olduğu görülüyor. Öte yandan olayları saptırma. Gerginlik ve kutuplaşma adına tahrik- kışkırtma.
Türkiye şartları ve bölgenin durumu göz önüne alındığında, bölgelerin kültürel olduğu kadar ekonomik, sosyal ve siyasi boyutu, farklılığı çok önemli.
Türkiye dışta eksen kayması gösterirken içte de keskin siyasi ayrışmalar ve değişimler yaşıyor. Bu ayrışmalardan pay almak isteyen siyasiler, geçmiş olayları ve etnik kimlikleri kaşıyor.
Onur Öymen olayında; demokrasiyi, düşünce özgürlüğünü ve eleştiriyi savunanların, bu davranışları ne derecede, yaşamlarına yansıtıp yansıtamadıklarını da gözler önüne seriyor. Sözde demokratlar iş kendilerine geldiğinde bir numaralı otokrat olup çıkı veriyorlar.Hüseyin Seyfi