- Kategori
- Çevre Bilinci
Oralara gidin, Köylüleri dinleyin

Gerze, Tortum, Çaykara, Kızıldere, Arhavi, Karabük, Akseki, İkizdere, Hopa…
Loç Vadisi, Ödek Vadisi, Galyan Vadisi, Alakır Vadisi…
Her birinin isimlerinde dahi ayrı bir tad var. Her biri adeta birer doğa harikası. İnsanlarıyla, dağlarıyla, yaylalarıyla, akarsu ve dereleriyle, bir içim su misali yöreler. Doğa harikası bu yörelerin önünde insanın secdeye durası geliyor.
“Bu yörelere gittin mi?” diye sorarsanız, “Hayır, gitmedim.”
O halde…
Evet, videolardan izliyorum bu yörelerin doğa harikası hallerini. Yeşilin bin bir tonunu, mavinin büyüleyici halini, kavaklarını, sedirlerini, çalısını, çırpısını… İzlerken büyüleniyorum adeta… Ve hemen ardından, yöreyle bütünleşmiş olan köylülerin, hele hele o köylü kadınlarının HES direnişleri karşısında sergilemiş oldukları tutumları, mücadeleyi gördükçe bu memleketin insanına daha bir farklı gözlerle bakmaya başlıyorum.
O kadınlar ki, ayaklarında lastikleri, bacaklarında şalvarları, başlarında tülbentleriyle demir canavarların karşısında duruyor, doğanın ırzına geçmeye çalışanlara ellerine geçirdikleri taşları fırlatıyorlar. Polisle çatışıyor, askerle boğuşuyor, yerlerde sürükleniyorlar ama, mücadelelerinden zerre olsun ödün vermiyorlar.
Kahroluyorlar… Feryad ediyorlar… Ama memlekete hükmeden muktedirlerin kulakları dahi duymuyor bu feryadları.
Ortada utanılası bir durum var.
AKP ve devlet eliyle doğanın ırzına geçmek… Yayları, akarsuları, dereleri AKP ve devlet eliyle tarumar etmek…
İnsanlar geçim kaynaklarını kaybedecekler. İnsanlar yerlerini yurtlarını terk edecekler. İnsanlar şehirlere sürülecek, hiç bilmedikleri, tanımadıkları bir yaşamın dehlizleri içerisinde kendilerini bulacaklar. Ve o yöreler ki, tıpkı adına kentsel dönüşüm dedikleri ucube benzeri bir dönüşümün kucağına oturtulacak. Birkaç sermayedarın cüzdanı kabarırken, gelecek kuşaklar akarsunun, derenin, ormanın ne olduğun sadece kitaplardan öğrenecek.
Ne diyor Tortumlu o yaşlı teyze, “Somali’ye yardıma koşturuyor. Arkasına taktıklarıyla koşa koşa Somali’ye gidiyor, dünyaya hava atıyor. Ya bizim buralar… Buraları Somali’ye çevirdiğinin farkında değil mi? Bizim derelerimiz olmazsa, akarsuyumuz, ormanımız olmazsa biz ne yiyip, ne içeceğiz? Hiç mi vicdan yoktur bunlarda? Hiç mi acımazlar insanlara, doğaya?”
Ya Gerzeli o köylü amca… “Ellerim kırılsaydı da bunlara oy vermeseydim. Öyle bir hayıflanıyorum ki bunlara oy verdiğime. Bütün değerlerimizi yerle bir ediyorlar. Ne ağaç bıraktılar, ne dere bıraktılar. Lanet olsun.”