- Kategori
- Gezi Rehberleri
Orda bir köy var uzakta

İstanbul'da yaşamaya başlanınca bu koca şehre ayak uydurulur. Çoğu kez kalabalığından, trafiğinden, hava kirliliğinden şikayet edilse de bu şehir sanki bırakılıp gidilemez; zamanla İstanbul hepimize bir tutku olur. İnsanın ömrü yeter mi acaba İstanbul'un bütün sokaklarını gezmeye, bilmeye? Bu soruların cevaplarını bence gezerek aramak lazım. Ne kadar İstanbul'a ayak uydursakta, bazen sessizlik, sakinlik huzur bulacağımız yer ararız ve keşfe çıkarız. Çaydef sayesinde bu keşiflerden birini sizinle paylaşmak istiyorum.
Köyü olmayan köy hayatını görmek isteyenler, ya da köyünü özleyipte gidemeyenler biliyor musunuz orda bir köy var uzakta, İstanbul'a 20 dk uzaklıkta Karadeniz'le Marmara'nın kesişme noktasında, Şirin bir köy Garipçe..
Köyü olanlar hep köylerini hatırlar, özler. Ordaki hayat başkadır. Köydeki hayatı zaman değiştirmez, aynı kalan şeyler vardır. Yıllar sonra gidilsede bırakıldığı gibi bulunur çoğu şey. Selamlaşmadan, hal hatır sorulmadan geçilmez. Köydeki samimiyettir belkide özlenen unutulmayan. İşte o samimiyeti yaşatan İstanbul'da tek yer Garipçe. İstanbul'un içinde bir o kadar da dışında kalan saklı köşelerden biri Garipçe köyü. Küçük bir karadeniz yerleşmesi. Otomobili olmayanlar sakın üzülmesin Sarıyer'den kalkan İETT otobüsleri var. Neden mi gitmelisiniz Garipçe'ye? Burada mis gibi iyot kokan temiz havayı doyasıya içinize çekebilir, kaleye çıkıp manzaraya dalabilir, balık ziyafeti çekebilirsiniz.
Garipçe köyü yıllar önce balık tutmaya gelen memleketlilerim tarafından keşfedilmiş. Karadeniz'liler zaman içinde ailelerini de getirmiş ve buraya yerleşmişler ve memleket edinmişler. Barakalarla başlayan yerleşim sonradan evlere dönüşmüş. Böylece yeni nesil hem Karadeniz'li hem Garipçeli olmuş. Gördüğüm o ki Garipçe tamamen Karadeniz olmuş. Örf ve adetler hiç değişmemiş sanki Karadeniz'deydim bugün Karadeniz'i içime soludum ve özlemim bir o kadar hafifledi. 10 kişilik gruba biz Asmaaltında yaptıkları kahvaltıdan sonra yetişebildik. Bizim gittiğimiz de kaledeydiler adeta hepsi birbiriyle yarışıyorlardı fotoğraf çekiminde. İnanılmaz bir manzarası vardı deniz bu kadar mı muhteşem görünebilirdi hep hayal ettiğim gibi bir yerdi. Denize bakarak aklımdan geçen tek şey böyle bir yerde yaşlanmak istediğimdi bu yüreği güzel insanlarla.
Bu ilginç köye gelip kuleye tırmanıp oradan bakmalı, kalenin surlarına dayanıp, martıları gemileri izleyip derinliklere dalmalı, bu köy anlatmayla olmaz, gidip yerinde görülmeli. Karadeniz'i bilenler için her şey tıpkı orada ki gibi, bilmeyenler için ise Karadeniz bölgesine gitmiş gibi hissettiren bir yer. Şirin bir köy ortamı, samimi insanlarıyla, tarihi değerleriyle, mavi ve yeşilin bütün tonlarının buluştuğu doğal güzellikleriyle garip bir köy Garipçe..
Alıntıdır