​ Organize örnek köyler tasarlamak / Haber / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Mayıs '13

 
Kategori
Haber
 

Organize örnek köyler tasarlamak

Organize örnek köyler tasarlamak
 

Dün Türkiye Gazetesinde ilginç bir başlık vardı. Başlık "Köysel Dönüşüm" diyordu. Tıpkı şehirlerdeki eski yapıların  yıkılıp yeniden imarını anlatan "Kentsel Dönüşüm" sözü gibi.

 
Terör örgütü PKK'nın sınır dışına çekilmesi ile birlikte yeni bir süreç başlarken, hükümet Doğu ve Güneydoğu'da boşalan köylere geri dönüş ve rehabilitasyon için kolları sıvamış. Özellikle tarım ve turizm ile bölgede hızlı bir canlanma amaçlayan hükümet, TOKİ aracılığı ile de bölgedeki konut problemini çözmeyi hedefliyormuş. 30 yıllık süreç içinde boşaltılan köylerin çoğu yaşanmaz hale gelmiş. Köylerinden ayrılan 4 milyon kişinin geri dönmesi bekleniyormuş ve TOKİ'nin, bu köylerin yeniden  inşa edilmesine katkı vermesi bekleniyormuş.
 
Tabii bu çözüm süreci ne kadar gerçekçi ve kalıcı olacak bilinmiyor, toplumda sürekli bir şüphe var. Hatta akil insanlar bile kullanıldığımızı anlarsak çekiliriz diyorlar ama şurası bir gerçek ki barış olması, çatışma, ölüm haberlerinin gelmemesi konusunda ezici çoğunluk hemfikir. Bu anlamda insanlarda geleceğe yönelik olarak bir parça umut da var. Umut da olmasa herhalde hayat çekilmez olurdu. Dilerim herkes şiddete karşı olur ve samimi bir şekilde insanlık yolunda onuruyla, şerefiyle kendi hayatını özgürce yaşar.
 
Şimdi gerçekten TOKI, ülkede binlerce konut ve devlet dairesi yaptı. Bence "Organize Sanayi Bölgeleri" ile birlikte "TOKI" olayı Türkiye'nin dünyaya örnek olabilecek iki güzel örneğidir. 
 
Bu proje, Doğu ve Güneydoğu'dan başlayarak süreç içinde eksikliklerini de kapatarak bütün ülke sathına yayılmalı. Köylerimiz daha derli toplu,  düzenli, fonksiyonel ve çağdaş yapılara kavuşmalı. Sadece kentlerimiz  değil, köylerimizi, kasabalarımızı da düşünmeliyiz. Ülkenin kalkınmasında son nokta köylerimiz olmalı. Nihai hedef köylerin imkanlarının artırılması olmalı. Bu, yüce Atatürk'ün millete verdiği söze de uygun olacaktır. Ne demişti yüce Atatürk? Yürekten konuşmuş ve "bu milletin efendisi gerçek üretici olan köylüdür" demişti. Gerçekten köylü, bu ülkenin gerçek sahibidir. Köylü, bağımsızdır, hürdür, kimseye muhtaç değildir, onurludur, kendi kendine yetendir. Tarihten beri
hiç almamıştır hep vermiştir. Doğa dostudur. İnsan dostudur. Kirlenmemiştir, naiftir. Bu anlamda köylere gerekli ilginin gösterilmesi tarihsel bir vefa borcunun da tekrar geri ödenmesi olacaktır.
 
Bir de artık şehirlerin daha temiz, daha sağlıklı olması gerekiyor. Bunun yolu da  alınan gıdaların daha temiz temiz olmasından, kirlenmemesinden geçiyor. Köylülerimiz temiz tohum yoluyla bunu sağlayabilirler. Artık dünyada tohumlara da genetik düzeyde müdahale edilebilmektedir. İşte GDO denen olay pirinçle ülkemize kadar gelip dayanmış bulunmaktadır. Bu gibi olumsuz, dışarıya bağımlı durumların önüne köylülerimizi tohumda da destekleyerek geçebiliriz.
 
Dilerim, ülkemizin her köşesinde her bakımdan daha yaşanılır yerlerin tasarımı ve uygulaması daha organize bir şekilde başarılır ve yeni nesillere çok daha güzel imkanlar ve miraslar bırakılır.
 
Toplam blog
: 648
: 2341
Kayıt tarihi
: 13.09.11
 
 

1995 ODTU Fizik Lisans, 1998 ODTU Fizik Yüksek Lisans (Biyofizik)  mezunuyum. Özel sektörde kalit..