​ Ormanda yaşamak ve Türkiye'nin ormanları... / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Eylül '13

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Ormanda yaşamak ve Türkiye'nin ormanları...

Ormanda yaşamak ve Türkiye'nin ormanları...
 

Sayın Başbakan Erdoğan Bilkent Şehir Hastanesinin temel atma törenine katılmak ve temeli atmak üzere yola çıkıp, yağ gibi, bomboş yollardan ilerlerken, yol kenarında bir pankart görür.

Biz pankartı temel atma töreninde Başbakan açıklayınca öğrendik.

Pankartta şöyle diyormuş: ‘Yol istemiyoruz orman istiyoruz’...

Sayın Başbakan konuşmasına şöyle devam ediyor: “Böyle bir pankart olur mu ya? Üniversite gençliği bu pankartı açıyor, bunu düşünebiliyor musunuz? Orman isteyenler için ormanlar bol. Gidebilirsiniz ormana. Yol medeniyettir. Yolu olmayanın, suyu olmayanın medeniyeti konuşması mümkün mü? Ormansa sizleri ormanlara gönderelim, gidin ormanlarda yaşayın...”

Orman isteyenler için ormanlar bol, diyor Başbakan.

Sahiden de Türkiye’de orman bol mu?

Ne gezer? 

Türkiye’nin orman alanı 201 bin kilometre kare.

Yani Türkiye’nin orman alanları, diğer alanların dörtte biri… (Türkiye’nin yüzölçümünü 780 bin kilometre kare olarak düşünürsek)

Türkiye orman yüzölçümünü dünya ile kıyasladığımızda, Türkiye dünyada 104. sırada...

Yani Sayın Başbakan’ın söylediği gibi öyle bol değil...

Neyse…

Biz asıl konumuza dönelim.

Sayın Başbakan;  Ey çevreciler gidin ormanda yaşayın deyince, çevreye duyarlı bir vatandaş olarak, çantayı hazırlayıp sırtıma vurdum. Çantanın içinde çadır dâhil yaşamımı sürdürebilecek erzak ve gereçler vardı.

Çevresi ormanla kaplı, bir çeşmenin kenarına çadırı kurup, yaşamaya başladım. Daha bir günü geçirmemiştim ki; yemyeşil giysileriyle başıma dikilen Orman Muhafaza Memuru, çadırı derhal kaldırmamı söyledi.

Oysa ben Orman Muhafaza Memuru’nu görünce, üzerindeki giysilerden dolayı “yeşile âşık” bir devlet memuruyla karşılaştığım için sevinmiştim(!)

Bende ne oluyoruz, ormanda yaşayabileceğimizi Sayın Başbakan söyledi dememe kalmadı, çadırın ipleri kesildi ve ben çadırın içindeyken, çadır başıma göçtü(!)

Netice’de, olan bizim çadırın iplerine oldu!

Sadece iplerin kesilmesi ile kurtulduğum için kendimi şanslı saydım! Ya çadırı tümden kesselerdi?

Orman’da yaşa dediler, ormana gittik. Oradan kovulduk, bu ülke bizim dedik, ancak çekin gidin dediler…

Sahi biz nerede yaşayacağız?

 
Toplam blog
: 3842
: 3093
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..