​ Örnek bir yaşam öyküsü… / Sivil Toplum / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Şubat '12

 
Kategori
Sivil Toplum
 

Örnek bir yaşam öyküsü…

Örnek bir yaşam öyküsü…
 

13/02/2012

Bir yaşam öyküsünün ilginç ve başarılı olması kişinin yaşam biçimi, topluma katkıları, yenilikçi yaklaşımları ile belli olur. Bir insanı tanımanız için o kişiyle ya çalışmanız ya da dostluk arkadaşlık kurmanız veya yolculuk yapmanız gerekir. Çünkü kişiler gerçek yüzlerini asıl bu zamanlarda gösterirler.

Dünya Yaşlılık Derneği kurucu başkanı Umut Çınar’la yaptığımız bir söyleşiyi gençlere ışık tutar düşüncesiyle paylaşmak istedim.

Sizi ilk olarak bir yaşamevinde düzenlenen etkinlik dolayısıyla tanıdık. Ekonometri mezunu olmanıza rağmen önce sağlık sektöründe ilaç firmalarında tıbbi mümessil olarak başlayıp, bölge müdürlüğüne oradan da Türkiye satış müdürlüğüne kadar yükseldiniz.  Sonra bir yaşamevinde genel kurul yöneticiliğine getirildiniz. Bize bu aşamalarla ilgili bilgi verebilir misiniz?

Ekonometri mezunuyum ama kendi işimi yapmak hiç nasip olmadı. Çevremdeki dostlarımla birlikte kamuda çalışan engelliler derneğinin 10 yıldır genel koordinatörlüğünü üstleniyorum. Özellikle yaşlılar ve engelliler bizim için çok önemliydi ve sosyal sorumluluk projelerine çok önem verdik. Onlarla bir çok etkinliğe katılıp, birlikte neler yapabileceğimizi, bu ülkede ve dünyada engelli sorunlarını nasıl çözüme kavuşturabileceğimizi işledik. Daha sonra yaşlı ve huzur evi üzerine kurulan bir vakıfta genel kurul üyeliği yapmaya başladım. Biz orada huzur evi değil, yaşam evleri diyorduk. Buradan yola çıkarak yeni yaşam evleri kurulmasını planladık. Bu ülkede ve dünyada yaşlılarla ilgili neler yapabileceğimize bakmak, evde bakımla ilgili birçok konsepti incelemek için hem yurt dışı hem de yurt dışı tüm seyahatlerimizi ekip olarak gerçekleştirdik. Bavula sığmayan hayatlar’ adında bir belgesel çektik. Şu anda TRT Belgesel kanalında da yayınlanıyor. Onlarla birlikte birçok insanın gerçek hayat hikâyelerini çektik. Vakıftaki görevim bittikten sonra da hem engelli hem de yaşlılar konusunda bir başkanın danışmanlığını yapmaya başladım. Bu sırada çok büyük bir talep doğrultusunda bir dernek kurmamız istendi. ‘Dünya Yaşlılar Derneği’. Aslında biz ‘yaşlı’ yerine ‘genç büyükler’ demeyi tercih ediyoruz. Çünkü genç olmak dinamik düşünmekle başlar. Bu dernekte diğer tüm dünyadaki derneklerden farklı olarak biz yaşlılığı anne karnından itibaren işliyoruz. Çünkü yaşlılık bizim için doğumdan öncesi ve doğumdan sonrası ile başlıyor. Bizim için bu yaşlılık süreci çok farklı.

Dünya Yaşlılık Derneği’nin Hedefleri nelerdir?

Gençlerimizi ve yaşlılarımızı bir araya getiren festivaller düzenleyerek, yaşlılık konusunda yaşam kalitesini artırmaya yönelik broşür, kitap,dergi vb çalışmalar yaparak,her yıl 1 Ekimde uluslar arası düzeyde etkinlikle düzenleyerek büyüklerimizin yaşam kalitesini artırmayı amaçlıyoruz.

Dünya Yaşlılık Derneği olarak hayata geçirmek istediğiniz projeleriniz var mı?

En son tarım federasyonu ve ‘İLESAM’ ile yaptığımız etkinlik büyük ilgi topladı çünkü biz sadece yaşlılık derneği demedik; Dünya Yaşlılık Derneği dedik bu yüzden de ilk etkinliklerimiz Türkiye’de merkezde ama sonraki etkinliklerimizin bütün hepsi dünyanın birçok ülkesinde olacak. Dünya yaşlılık derneği, tarım federasyonu ‘ İLESAM’ ve kamuda çalışan engelli dernekleri olarak bütün grupları bir araya getireceğiz. Dünya yaşlılık federasyonunu kurmak için BM’den randevu aldık. Bunun içerisinde bir çok hem federasyon hem vakıf hem dernekler var. Ve bu kurumlarla birlikte BM’ye gidiyoruz. Ve dünyanın yaşlılık konusundaki merkezini Türkiye’ye getireceğiz ve bunun için Türkiye Kimsesizler ve Güçsüzler Vakfı Dünya yaşlılar konseyi biz, ‘İLESAM’ ile ortak protokol imzaladık.  Biz üretmenin yaşının olmadığını göstermek istiyoruz. Aynı zamanda hem yaşlı hem genç hem de daha doğmamış, cenin aşamasındaki görüntülerden başlayarak son noktada ki görüntülerin yer aldığı bir belgeseli, aslında gerçek hayatı çekiyoruz. Bu da dünyada ilk defa bu şekilde çekilmiş olacak. Çünkü dediğim gibi biz yaşlılığı farklı işliyoruz.

Tarım Federasyonu Genel Koordinatörlüğünü de yapıyorsunuz. Orada ki, çalışmalarınızdan biraz bahseder misiniz?

Tarım federasyonu ile de ekolojik yaşam çiftlikleri kuracağız.  Ayrıca; ODTÜ ve Tarım Federasyonu’nca 15-19 Şubat 2012 tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek 1. Uluslararası Tarım ve Gıda Kongresi’ne 65 ülkeden 3000’in üzerinde katılım bekleniyor. Bu kongreye gitmek için Çarşamba günü yola çıkıyorum. Antalya Belek’te gerçekleşecek olan kongre, tarım ve gıda alanında faaliyet gösteren şirket yöneticileri, akademisyen, bürokrat, perakendeci, imalatçı, iş adamı, tüketici önderleri, zincir restoran ve otel sahipleri, üretici birlikleri ve tarımsal kooperatif üyelerinin de içerisinde yer aldığı sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirecek.
Kongrede, aynı zamanda geçtiğimiz 200 yılda Anadolu’nun tarım ve gıda üretim teknolojilerinde dünyaya yaptığı katıkları ile gelecekte yapabileceği katkılar değerlendirilecek.

Bu ekolojik yaşam çiftliklerinde neler olacak ?

Hem çocukların hem gençlerin hem büyüklerin hem yaşlıların (genç büyüklerin) bir arada olduğu yaşam çiftlikleri kurarak organik tarımın ve dünyadaki tarımın önemini belirtmek için tarım federasyonu ile birlikte çok büyük bir iş birliğine gittik. Yaşlılarımızın huzur evleri yerine, hayatı doğal yaşam unsurları ile bütünleşerek dış dünyanın olumsuz etkilerinden uzak yaşayabileceği bir proje.14-19 Şubat tarihleri arasında 85 ülkenin katılımıyla Antalya’da çok geniş kapsamlı bir kongre yapılacak ve orada ekolojik yaşam çiftliklerinin yerleri açıklanacak. Türkiye’den yola çıkıp dünyanın birçok ülkesinde hem sağlık turizmi yapmış olacağız hem de bunlarla ilgili çiftlikler oluşturmuş olacağız.

Başarının sırrı nedir size göre?

İnsanları hiç bir ayrım gözetmeksizin sevmek ve kesinlikle empati kurabilmek. İnanç, hedefler, konsantrasyon ve en önemlisi de sen ben değil, biz diyebildiğimiz bir ekip. Umut ÇINAR bir bizdir ve ekibin içerisinde insanlarla birlikte güç kazanmıştır.

Projeler ve etkinliklerin biri bitince diğeri başlıyor. Bu enerjiyi neye borçlusunuz?

Bizim hedefimiz sürekli yeniliklere açık olmak ve en önemlisi de fark yaratmak. Bir proje ve etkinlik bitmeden bir diğerinin planlamasını yaparız. Yani halka tamamlanınca diğer halka devreye girer. Mesela; 14 ŞUBAT Sevgililer günü özel programı yarın akşam ANKAMALL AVM Salonunda Saat:19.30 gerçekleşecek.  Büyük uğraşılar ve imkânsızlıklar içinde iki büyük duayeni bir araya getirdik. Ayşe Egesoy ve Cemal Safi’nin katıldığı gecenin sunumunu Hakan Yılmaz yapacak. Katılımı ücretsiz yaptık hem de yoktan var ederek. Nedeni insanların bu güzel günde bir araya getirmek ve onlara güzel birkaç saat geçirebilmek. Yüreklerde küçücük bir iz bırakabilirsek bizim için yeterli.

Bu enerjiyi öncelikle hayatı sevmeye, sonra takım birlikteliği ruhuna ve yılmadan devam etmeye borçluyuz desek abartı olmaz ve gençlere önerim ne yaparsanız yapın severek yapın.  Aynı zamanda sevdiklerinizin değerini bilin. Çünkü değer bilince onlardan da olumlu enerjiler geliyor size doğru ve siz dinç bir ruh ve beyinle çalışmaya devam ediyorsunuz.

Çok teşekkür ediyoruz, yolunuz açık olsun. Bundan sonraki çalışmalarınızda başarılar dileyerek ayrılıyoruz bir yaşam ve bir hikâyeden…

belginturan@gmail.com

 

 
Toplam blog
: 439
: 512
Kayıt tarihi
: 04.02.09
 
 

Lisansını Anadolu Üniversitesi/ İşletme Bölümü ve Anadolu Üniversitesi/ Sosyoloji Bölümlerinde “O..