​ Orta Doğu'nun karanlık çağı - savaşlar / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ocak '14

 
Kategori
Güncel
 

Orta Doğu'nun karanlık çağı - savaşlar

Orta Doğu'nun karanlık çağı - savaşlar
 

Orta doğu tam bir cinnet ve hıyanet içinde. Suriye, Irak, Mısır, Yemen, Bahreyn, Suudi Arabistan ve diğerleri halkı ile savaş halinde. Buna Afganistan ve Pakistan’ı da dahil edebiliriz. Saflara ayrılmış veya bu hale getirilmiş olan bu ülkeler ya etniksel veya mezhepsel olarak birbiriyle savaş halinde. Sebep nedir çözülmüş değil.Ne paylaşılamıyor? Dünyanın en zengin petrol ve doğal gaz kaynakları bu topraklarda. Dünyanın cenneti olması gereken bu ülkeler cehennem yaşıyor. Bazı özel gruplar bu coğrafyada etniksel ve mezhepsel safları keskinleştirerek onları birbirine kırdırtıyor. Bu sayede kaos ortamı oluşuyor ve bunlar silah endüstrisinden büyük paralar kazanıyor. İnsanlar birbirini öldürüyor, başını kesiyor, tecavüz ediyor, işkence ediyor ve talan ediyor. Tam bir cinnet tam bir karanlık çağ. Dünyamız değişti bunları görünce.Sebep ne? Gıda çok, zenginlik çok, su çok, ne ararsan var bu topraklarda rahat yaşamak için. Neden birlik sağlanamıyor? Neden bu zenginliklerden faydalanamıyor? Neden bu insanlar anlaşamıyor? Bu savaşlar tüm Müslümanlara terörist gözüyle bakılmasına sebep olmaktadır. Farkında olmadan bu ülkeler yaklaşık 2 milyarlık Müslüman nüfusun geleceğiyle oynuyorlar. Müslümanlık adı altında yapılan zülüm ve savaşlar mal edilemez Müslümanlığa ama düşman medyalar onu propaganda amacıyla kullanıyor. Bu coğrafyadaki en küçük kötü bir olay tüm dünyaya bir şekilde yayılıyor. İnsanlar Müslümanlara soğuyor ve nefret oluşuyor. Batı devletleri tarafından bu ülkelerde kendi çıkarlarını korumak getirilmiş yöneticiler bu karanlık çağın en önemli sebebidir. Bu yönetici takımı ve yandaşları bu ülkeleri şiddet ve uygun olmayan yöntemlerle yönetiyorlar. İktidarlarında kalmak için dünyadaki en zalim kavimlerle dahi işbirliği yapıyorlar. Elleri kanlı bu yöneticiler maalesef hala iktidardalar. Mısırdaki umut Müslüman dünyasının kursağında kaldı. Kısa bir süre sonra gene elli kanlı kesim ve işbirlikçileri yönetimi eli geçirdi. Paylaşmayan fakat şiddetle yöneten bu yapı bir türlü yok edilemiyor. Çünkü ana düşman içeride olunca dışarı çıkarmak gerçekten çok zor. Belli menfaatler için vatanlarını ve insanlarını satan bu aşağılık insanlar her yerde ve maalesef çoklar. Onlar için sadece gruplarının menfaatleri ve para önemli. Namerdi ve merdi çok olan bu coğrafya kan ağlıyor. Toprak neredeyse ceset taşımayacak hale geldi. Her gün bu topraklarda bombalar patlıyor, kazalar oluyor ve insanlar birbirini dışarıdan gelen fitne unsurlarının yardımıyla öldürüyor. Oysa dış güçler için petrol ve doğal gaz dışında bu coğrafyada herhangi bir şey önemli değil. Onlar bu coğrafyadan götürecekleri petrole ve yer altı kaynaklarına bakıyor. Satranç taşları gibi bu ülkelerle oynuyorlar. Modern sömürü sistemi orta doğuyu kanlı peçesine almış durumda.

Türkiye yıllardır bu sömürü sisteminde ayakta kalmaya çalışıyor. Para için, dış güçlerle irtibatlı ve onlar adına çalışan bir çok kişi mevcut Türkiye’de. Bunlar sadece kazanacağı parayı ve uşaklığı tercih ediyor. Ülke ve vatan sevgisi olmayan bu insanlar her yolu mubah görüyor. Din, milliyetçilik, gelenek ve görenek ne varsa kullanıyorlar. Bu çok acımasız ve nefret dolu bu insanlar acımasız ve sinsice saldırıyor. Türkiye darbeler, krizler, soygunlar, cinayetler, ihanetler, savaşlar vb. görmüş bir ülke ve bu insanlar batının direktifleri çerçevesinde bunların oluşmasına yardım etmiştir. Sonradan, bunlar ya ülkeyi yönetmiştir ya da zengin olmuştur. Fakir olan yine Türkiye halkı olmuştur. Bugün Türkiye’de dövizin yükselmesini isteyen bir sürü insan mevcut  ki halk fakir olsun onlar zengin olsun döviz sayesinde.

Bu karanlık çağdan kurtulmanın en kısa yolu orta doğuda kurulacak demokratik vizesiz bir birlikten geçiyor. Bu ülkeler ortak bir para birimi oluşturarak dolar ve Euro karşısında kaybettikleri paraları elde tutarlar. Orta doğuda kardeşçe ve eşit bir paylaşım mümkün. Bunun için adil seçimler, eğitim ve temel değerler oluşturulmalı. Barış dini İslam tekrar birleştirici güç olmalı. Akraba topluklar artık dış oyunlara gelmemeli. Suriye’nin durumu ortada, bunun asıl suçlusu Ortadoğu halkları. Ölen her bireyin asıl sorumlusu bunlar. Barış için ortak bir topluluk, asker, finans ve merkez gerekiyor. Bilim ve ortak akıl bu karanlık çağdan çıkmak için ana anahtar. Dayatma ve zorlamaların bu coğrafyada yeri yoktur. İçimize yerleştirilmiş ve bilim adamı, gazeteci, yazar vb. gibi gözüken bazı kişiler, insanları ayırmak ve bu coğrafyayı mahvetmek için çabalıyor.  Alt etnik kavramların oluşmasında satılmış bilim adamların katkısı yükek. Uyanık olmalı ve bu coğrafya kendi teknolojisini üretmeli artık.

Batı derken hakkını yememek lazım, çalışan ve dünyanın daha iyi bir yer olmasını isteyen kişilerin de buralarda çok olduğunu belirtmek gerekir. Bilim ve kültür alanında gelişimlerin ana kaynağı Batı toplumları. Bilim olarak geri de kalmış doğu toplumları bu ülkelere bağımlı. Dünyada barış ve kardeşliğin olmasını isteyen çok insan mevcut bu ülkelerde. Fakirliğin bellini kırmaya çalışan bir sürü toplumsal kuruluş mevcut. Ancak batı ülkelerinde parayı elinde tutan zengin kısmı siyasete ve ülkelere büyük oranda yön vermektedir. Bu zengin kaymak takımı çok acımasız ve aç gözlü.

 
Toplam blog
: 36
: 491
Kayıt tarihi
: 28.10.13
 
 

Marmara Üniversitesi Endüstri Mühendisliği okudum. Yüksek Lisansımı Almanyada yaptım. Sağlık,  te..