- Kategori
- Dünya
Ortadoğu'da Şii ve Sunni liderliği, eksen direnci

Ortadoğu’nun değişim planları olarak adlandırılan Büyük Ortadoğu Projesi-BOP için başlatılan hareket, Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölge ülkeleri ve dünyayı etkileyecek şekilde devam ediyor. Son olarak tahmin edilenlerin ötesinde Suriye'deki olayların yayılma eğilimi göstermesi bölge ülkelerinin kendi aralarında mücadelesine dönüştü.
Suriye’de başlayan olayların daha önce sahnelenen Arap Baharlarından farklı bir görünüm aldığı gözleniyor. Mezhep çatışmalarına doğru gidecek olan durum, Ortadoğu ülkelerinin her zaman olduğu gibi kendi aralarında bölünmelerine yol açmış şekilde ilerliyor. Komşular arasında aslında var olan ama diplomasinin nezaket kuralları içinde belli edilmeyen görüş ayrılıkları su yüzüne çıktı. İran Türkiye ilişkileri buna bir örnek.
Suriye, Arap Ortadoğu’su içinde İran’ın çok önemli müttefiki. Suriye aynı zamanda İran için Lübnan Hizbullah’ına ve Gazze şeridi içinde Hamas’a ulaşmak için kapı.
İran Suriye ilişkileri ve dostluğu İran devriminden bu yana aksamadan sürüyor. Hatırlanacağı üzere İran İslam devriminden hemen sonra başlayan 1980-1988 yılları arasında tam 8 yıl süren İran - Irak Savaşında, çoğu Arap devletlerinin tepkisini göze alan Suriye, İran yanında yer almıştı. Her ne pahasına olursa olsun iki devletin- İran ve Suriye’nin o zamandan bu yana dostluklarının devam ettiği gözleniyor. Bu doğrultuda İran’ın Suriye’de milyarlarca dolarlık ekonomik yatırımları da söz konusu. İran Suriye İttifakının temel felsefesi Batı ve ABD’ye karşı. Buna eksen direnci de deniyor.
İran, bu ortamda bölgedeki statüsünü koruma peşinde ve Suriye’nin elden çıkması, İran'a karşı zaten var olan dünya izolasyonu ile birlikte iyice yalnızlığa düşeceğinin hesabını yapıyor.
Ortadoğu’da ABD'nin, İran’ın Şii liderliğine karşı, başta İsrail olmak üzere bölgedeki Sünni yönetimlerle Ilımlı İslam adı altında askeri ve siyasi dayanışması olarak görülüyor (The American İnterest com)
Bölgede İran Türkiye’yi rakip olarak görüyor. Türkiye’deki terör olaylarının artmasını bu duruma bağlayanlar var, her ne kadar İran yalanlasa da.
İran'la Irak arasında 8 yıl süren bir savaş olmasına rağmen, Saddam rejimi devrildikten sonra İran’ın Irak’la olan ilişkileri gelişmişti.
İran’ın Şii rejimine karşı ABD'nin bölgeye getirmek istediği ılımlı İslam ittifakılarındandan rahatsızlık duyduğu bilinen bir durum.
Suriye’de Esad rejiminin önemli müttefiki ve destekçisi İran, krize alternatif çözümler üretebilmek amacı ile çeşitli ülkelerden davet ettiği 30 devlet temsilcisi ile 9 Ağustos 2012 Perşembe günü İran’da toplantı gerçekleştirdi. Çoğu elçilik düzeyinde temsil edilen ülkeler şunlardı:
Rusya, Çin, Beyaz Rusya, Moritanya, Endonezya, Kırgızistan, Gürcistan, Türkmenistan, Benin, Sri Lanka, Ekvator, Pakistan, Cezayir, Irak, Zimbabwe, Umman, Venezüella, Tacikistan, Hindistan, Türkistan, Kazakistan, Nikaragua, Küba, Kazakistan, Ermenistan, Sudan, Ürdün, Tunus, Filistin, ve BM’den temsilci.
Toplantı sonunda verilen sonuç bildirisi özetle,
Suriye’de Kofi Annan planına destek verildi.
Can ve mal kayıplarından derin üzüntü duyulduğu belirtildi.
Taraflara şiddete son vermeleri ve diyalog çağrısı yapıldı.
Barışçıl ve sakin ortamda demokrasi taleplerinin değerlendirilmesi önerildi.
Ülkelerin iç işlerine karışılmamasını öngören uluslar arası ilkelere uyulmasına vurgu yapıldı.
Görüldüğü gibi İran ve Suriye dostluğu uzun bir süreden beri sıkı. Ayrıca, İran’ın ilişkileri Irak’la da iyi.
Türkiye’deki PKK terörü, İran ve Irak arasındaki sınırdan ve bu ülkelerin topraklardan kaynaklı. Yeni gelişmelere göre PYD ve dolayısı ile PKK Türkiye- Suriye sınırına da önemli ölçüde kol atmış durumda.Türk kamuoyunda, tıpkı zamanında Irak'ta olduğu gibi önce uçuşa yasak bölge, ardından da bölgenin ayrılması kararının verileceği kaygısı taşınıyor.
CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün Tunceli’de PKK tarafından kaçırılması terör örgütünün gündemde kalma isteğinin devamı. Ayrıca seçilmişlerin bölgeye gelmemeleri hususunda gözdağı. ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’un Türkiye ziyaretinin hemen arkasından gerçekleştirilmesi anlamlı.
Dünyada terör örgütlerini kullanmak yeni bir savaş biçimi.
Bu gün terörle başı dertte olan, yarın başı sıkıştığında aynı terör örgütünü çağırıp “şu işimi gör” diyor, iş ihale ediyor. Dün yakıp yıkanlar bu gün başköşelerde. Dünyanın hali bu! Hüseyin Seyfi