19 Şubat '15
- Kategori
- Deneme
Ortalığın en ortasında

Dinlediğim müzikle raks ediyor adeta beynime üşüşen kelimeler. Beyaz bir sayfada yer almak fikri hiç kötü gözükmüyordu, sonsuza ulaşmak düşüncesi bir çeşit endorfin salgılıyor sanki her bir harfine. Afrodizyak etkisi yapan ritimler, beyaz sayfaya ulaşma isteğini her geçen saniye daha da artıyor olmalı. Sıradan bir tükenmez kalemin ne derecede sihirli dokunuşları olabilir ki öylesine bir defter yaprağına. Kalıcı olma vaadi etkiliyor olmalı kelimelerin hislerini. Gerçi kim istemez ki kalıcı olmayı, evrende kendini başka bir şey ile tamamlamayı. Harf için bir kâğıt mesela, toprak için yağmur, bir kalp için başka bir kalp… Önce harflerin sevmesi lazım bu tamamlanmayı ve sonra kelimelerin… Yoksa başka türlü rastgele bir kalabalıktan başka hiçbir şey olmaz bu bütünleşme. Bir isyan niteliğinde olmalı, bir ihtilal için örgütlemeli aşka susayan yürekleri ve sonucu bir devrim olmalı. Bir ateistin düşüncesiyle dokunabilmeli yürek kelimeye ve bir dindarın inancıyla tutunabilmeli o kelimedeki manaya.
Harfler, kelimeler… Aşığın tezenesine türkü oldu kimi zaman, bazen cumhuriyet oldu bir yazarın bir araya getirdiği cümlelerinde. İllegal bir şairin ritimlerinde isyandı belki de. Ama çoğu zaman aşktı, tutkulu bir şekilde atan kalbin dile getiremediği hislerin tercümesinde. Ah evet, bayım; Yaratıcı ’ya karşı dile getirilen hayatın olumsuzluklarına da aracı oldu çoğu zaman, istemeyerek de olsa.
Ne kadar da günahkârmış bu kelimeler.