- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Oscar'ı nasıl alırız?

Nobel edebiyat ödülünü İsveç Kralı 16.Gustav'ın elinden alan yazarımız Orhan Pamuk çok duygulu bir konuşma yaparak salonda bulunanları ve ekranda izleyenleri etkilemeyi başardı. Gazetelerimizin geçen pazar kültür eklerinde Nobel ve Orhan Pamuk hakkında geniş haberler bulunmaktaydı. Kanal D'de yayınlanan Sağır Oda dizisinde bile bir diyalog Nobel'e ayrılmıştı: Oğuz bey bir konuşma sırasında "Orhan Pamuk'un ödülü bir dergiye yaptığı röportajda söylediği sözlerin etkisi ile aldığını, bunları bizim kendi içimizde tartışacağımızı ama bütün dünyanın şu anda Türkiye'yi ve türkçeyi konuştuğunu"söyledi. Böylece dizilere bile sıçrayan nobele polemiğine bir tuğla da Sağır Oda koynuş oldu.
Ödül törenini İsveç'te izleyen ve yazılarını,belgesellerini çok yakından takip ettiğim Can Dündar'ın bugünkü "sıra Oscar'da"yazısını okuduğumda bile hiç duygulanmadım. Orhan Pamuk'un aldığı ödülden dolayı sevinmeyenlerin tarafındayım. Söylemiş olduğu sözlerin altını doldurmadığı için, türkçeyi en iyi kullanan yazar olarak (katılmıyorum) bize empoze edilmeye çalışıldığı için, benim okuduğum Orhan Pamuk'un bu sözleri yürekten söylediğine inanmadığım için, Orhan Pamuk benim gözümde artık sıradan bir yazardan daha önemli biri değildir.
Oscar'ı nasıl alırız sorusuna gelince: Bu konuda fazla düşünmeye gerek yok. Babam ve oğlum, Eşkiya gibi senaryolarla bu ödülü alamayacağımız gün gibi açık. Mesela Abdullah Öcalan'ın bir halk kahramanı olduğunu ve cezaevine girdiği bölüme kadar olan hikayeyi Türkiye aleyhine anlatacak bir proje Titanic ya da Yüzüklerin Efendisi kadar olmasa bile en az bir oscar koparabilir.
Ya da 1915 deki mübadeleyi yaşayan ermeni bir vatandaşımızın İstanbul'da oturan torunu, dedesinin tavan arasındaki sandığında bulduğu günlüğü okuması ile başlayan ve soykırım iddialarını destekleyen bir senaryonun da hayli şanslı olduğunu düşünüyorum. Ya da Osmanlı'dan günümüze Türk ırkının aslında barbar olduğunu, tarihte devlet kurup yıkmaktaki başarısını anlatan dramatik bir öykü de olabilir. Ya da......Ya da.....
Senaryo tüyolarını verdim. Sıra uygun projeyi oluşturma ve cast seçeneklerinde. Sıra geldiğinde onların tüyolarını da veririm. Çünkü içimizde bu konularda bir hayli potansiyeli (!) olan arkadaşlarımız da mevcut.