- Kategori
- İlişkiler
Öyleyse...

özgürlük
Kimse melek olmak zorunda degil. Nereye gidecegini bilemeyen bir sürü insan tanıyorum hayatta, kendimde dahil olmak üzere çogumuz kaybolmuş yitirilmiş ve yıpranmışız. Nereye gidersek gidelim kendimizi yanımızda götürüyoruz. Unutmak istedigimiz şeyler hep bizimle aslında. Yağmurun altında degilsiniz diye bu yagmur yağdığı gerçegini degiştirmez.
Kimse kimseye benzemek zorunda degil kimse karşısındakiyle aynı fikirde olmak zorunda degil ve kimse karşısındaki gibi umursamaz olmak zorunda degil. Siz var olmadıgını düşündügünüz sadece filmlerde gördügünüz sahneleri yaşayan insanlar var. O boyalı suratlarınıza benzemioruz diye damgalanıyosak eger bizim için hayat erkek ve saç baş degil de daha başka düşüncelerimiz sorunlarımız ve sorumluluklarımız var diye manyak diye adlandırılıyosak emin olun bundan memnunuz.hayat basit diyenler sadece kendini kandırır yemegi bile çignemeden yutamıosak hayat nasıl basit olabilir ki.
Belki de sevgi diye bir şey yoktur. Belki biz yalnız kalmaktan korktugumuz için böle bişi uydurduk. Belki aşk sadece boşlukla oldugumuz dönemde karşımıza çıkan birine aslında ihtiyacımız olan şevkati bulma çabamızdır. Bu yüzden kopamıyoruzdur belki, bu yüzden yüregimizin bir kenarı hep yaralı ve zaten en büyük aşklar yaşanmış ve en büyük kırgınlıklar ve sevdalar yazılmışken çoktan insanların yüregine biz yalnızların işi çok zor.
Kimbilirdiki bu genç yaşta böle öfke dolu böle yaralı ve umutsuz olacagını senin. Unutmak için her yolu deneyenlerdenim bende siz gibi ama daha denememiş biri varsa bir tavsiye gerçekten çok can yakıyo. Açık yaraya tuz basmak gibi bir şey. Karda yalınayak dolaşmak, kimsesiz olmak kadar korkutucu.
Sürekli zamana bırakıyorz her şeyi ama bi düşünün ya zaman bize bıraktıysa seçimleri ya biz seçim yapmazsak kaybolup gidersek. İlla da kötü olmak iş çevirmek zorundaysak ve bunları yapmadan barınamıyosa. Kimin arkaşınız oldugunu kimin sizi sevdigini gerçekte bilmiosak ya da biz gerçek sevginin ne oldugunu bilmiyorsak ne olacak. Gerçek segi ugruna feda edilecek bir şeyin kalmadıgı an anlaşılıyosa. Peki o zaman siz neye göre insanları yargılıyoruz o zaman neye göre bir kırıntı gbi çöpe atıyoruz onları.
Neden hiç ihtiyacınız oldugunuzda kimse olmuyor yanınızda da en sevmedikleri oluyor.
Belki biz korkuyoruz kendimizden belki de arkadaşlık arkadaş olmamak aslında ya da bizler sadece çıkarlarımız için yaşayan zavallı nabza göre şerbet birer varlıklarız.
Ya da insan olmanın hayvanlardan ayırt edilecek yanının düşünmek oldugunu unutan arkadaşlıgı kafelerde sevgiyi de sadece aşkım demekten ibaret sananlardanız.
Sizce?