​ Özel okul deneyimlerim-2 / Eğitim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mart '08

 
Kategori
Eğitim
 

Özel okul deneyimlerim-2

Özel okul deneyimlerim-2
 

Avcılar’da yeni bir özel okul açılmıştı. Okulun ilköğretim müdürü daha önce çalıştığım bir okulda müdür yardımcısıydı ve yeni açılan okulda çalışmam için ricada bulunmuştu. Avcılar’da oturduğum için evime yakın diye kabul etmiştim çünkü her gün Avcılar’dan Ortaköy’e gitmek çok ama çok yorucuydu. Bu vesileyle ilk kez bir tanıdık vasıtasıyla bir işe başlamıştım. Gerçekten de bir yerde bir tanıdık olunca her şey o kadar kolay oluyor ki… Türkiye’de birçok yerde sistemin neden böyle işlediğini anlamış oldum ama asla ve asla onayladığım bir durum değil.

Neyse sonuçta yol derdinden, trafikten kurtulmuştum. Evden çıkınca beş dakikada okuldaydım ve çıkışta spor maksatlı öğrencilerle birlikte evime yürüyordum. Yeni okulumda çok mutluydum. Mutluluğumun nedeni çok iyi bir genel müdürümüzün olması, okula seçilen kaliteli öğretmenler, oluşturulan sevgi dolu, dostluk dolu bir ortamdı. Böyle bir ekiple çalışmak insanı yormuyordu. Pazar günleri bile çalıştığımız olurdu fakat o ortamın büyüsüyle bu yorgunluğun pek farkına varmazdık. Okulda herkes de bir gülümseme ve huzur ifadesi vardı. Genel müdürümüzün güler yüzü, anlayışı, öğretmenleri motive edişi harikaydı. Bizim mutluluğumuz öğrencilere yansıyordu öğrencilerin mutluluğu da ailelerine. Yani önemli olan öğretmenleri memnun ve mutlu olmasıdır. Bu da okul yönetiminin elindedir. Bir okulda yönetim ve öğretmenler çok önemlidir , okulun kalitesini ve başarısını belirleme de en önemli etkendir.

O bir yıla çok şey sığdırdık, gece-gündüz demeden çalıştık, okulu öyle sahiplenmiştik ki okulun sahibi bile belki bizim kadar sahiplenmemişti… O motivasyonla okulun kayıtları yıl sonunda iki katına çıkmıştı ve bu hiç de önemsenmeyecek bir başarı değildi. Bu başarıdaki en büyük etken daima gözlerinin içi gülen ve okuldaki herkesi o koca yüreğiyle kucaklayan genel müdürümüzündü. Sonra ne mi oldu? Okulun sahibi genel müdürümüzü ödüllendirdi. Nasıl mı? İşine son vererek!!! O, işine yüreğini koyarak çalışan insana yapılan bu haksızlıktan sonra özel sektörde hiçbir şeye şaşırmamaya başladım. O kadar mantığa sığmayan olaylar oluyor ki sorguladığınız zaman zararlı çıkan siz oluyorsunuz. İşin daha da kötüsü neydi biliyor musunuz? Yeni genel müdürümüz eskisinin tam tersi, suratsız, asabi, sürekli bağıran, kimseye saygısı olmayan eğitimin inceliğini asla ve asla kavrayamamış, sevgiden nasibini alamamış, bütün öğretmenlerin ve öğrencilerin nefret ettiği bir insandı. “Burası şirket ben kazandığım paraya bakarım.” diyen bir insan bir eğitim kurumunun başındaydı ve öğretmenlere “Geviş getiriyorsunuz.” diyebilecek kadar kaba bir insandı. Evet, bir şekilde okula kar ettiriyordu, yalanla, dolanla, üçkağıtla, öğretmenlerin hakkını yiyerek… İkinci senenin sonunda yapılan saygısızlıklara dayanamayan tüm ekibimiz dağıldı ve yerine daha düşük ücretle stajyer öğretmenler alındı. Velilere onların deneyimlerinden bahsettiler , stajyer olmadıklarını söylediler ve müthiş deneyimli bir kadroyla başarı dolu yıllara kanat açtılar. Dahası mı? Daha kurulalı iki yıl olan bu okul, stajyer öğretmenleriyle %100 başarıyla üniversiteye öğrenci kazandırdı. Nasıl mı? Dershanelerindeki başarılı öğrencileri okulda kayıtlıymış, öğrencileriymiş gibi gösterdiler ve onların başarısını okulun başarısıymış gibi reklam yaptılar.

Onlar erdi muradına, biz çıkalım kerevetine…

 
Toplam blog
: 70
: 863
Kayıt tarihi
: 18.01.08
 
 

Eğitimci, yazar... Denizin Üvey Kızı ve Hayalbaz şiir kitaplarının şairi... Bilgisayar öğretm..