​ Özgür iradeye saygı medeniyeti / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Mayıs '16

 
Kategori
Deneme
 

Özgür iradeye saygı medeniyeti

Özgür iradeye saygı medeniyeti
 

Harran 1965


“Bireyin özgürlüğü uygarlığın getirisi değildir. Uygarlığın dibinde bireysel özgürlük daha bile yoğun etkinlikteydi” Sigmund Freud.
 
Hâliyle uygarlığın dibindeki insanın bireysel yaşantısı bugünkü medeniyetin görünür ve görünmez kurallarıyla bağlanmış değildi. Bireysel özgürlük her ne kadar bugünkü insan uygarlığının var ettiği bir getiri olmasa da, ileri uygarlık bireyin özgürlüğüne tam güvence sağlayabilen insanlık tasarımı olacaktır.
 
Crom, hayatına Brazilya'nın yağmur ormanlarında ilkel bir kabilede başlıyor. 13 yaşındayken "beyaz adamlar" yaşadıkları yere el koyuyorlar ve onları zorla ormandan atıyorlar. Medeniyetle tanıştıktan 3 yıl sonra, 16 yaşındayken dünyayı yalnız başına gezerek yaşamaya başlıyor. Crom’un yanında şimdi bir de kadın arkadaşı var. 25 yıldır yollarda ve ölene dek böyle devam edeceğini söylüyor. 
 
Crom, Brezilya ormanlarındaki "yabani" sayılan insanların özgür iradeye saygı bağlamında uygarlık onuru sayılan şehirlerde yaşayanlardan daha medeni olduklarını ileri sürüyor. İnsanlığa dayatılan medeniyetin insanları kibirli saygısızlık ve korkularla kirlettiğini söylüyor.
 
Bu söylemden şunu çıkarttım:
 
Çatışmacı rekabet üzerine kurulu bugünkü insan dünyası henüz medeniyetten uzaktır.
 
Medeniyet diye dayatılan yaşam tarzı insanların özgür iradesini kanatlandıran ruhlarını kirletmektedir. Medeniyeti paranın gücüyle kutsayan insanların özgür iradesi üstünlük kibri ve alt edilme korkusuyla bağlanmıştır. Sözde ileri sayılan medeniyet, insanın özgür iradesiyle sade bir yaşam sürebilmesini başarıdan saymaz; başarının ibresi kazanılan ve harcanan paranın ağırlığıyla yükselir. Medeni başarı, üretimdeki yaşamsal ihtiyaca ayarlı kalite ve nicelikten çok tüketimdeki kişiye özel görkeme ayarlı kalite ve niceliğe göre belirlenir. Modanın ve markanın üretim emeğinin değerini birkaç kez katlayan yüksek artı değer oluşturması bu yüzdendir.
 
Medeniyetin kuralları vardır. Kurallara saygı özgür iradeye saygıdan ileri tutulur. İngiltere'de, Nicola Thorp adlı kadın Amerikan merkezli finans şirketinde 5-10 cm arasında topukları olan ayakkabı giymeyi reddettiği için işe başladığı ilk gün kovuldu. Mesele davalık oldu. Aynı zihniyet, işine engel olmadığı hâlde şirket müdürünün uzun fakat temiz saç-sakalıyla kravatsız ve ceketsiz işe gelmesini medeni kurallara aykırı bularak işten kovulma nedeni sayabilir. Sağlık açısından mahzurlu olmasa da çevreci tüketim ve tasarruf iradesiyle misafire aynı tabakta ikinci bir yemeği servis etmek de medeni kural ihlâlidir. Gelinlik giymek istemeyen kadın medeniyetin gözünde küçülür. Huzur içinde fakat nikâhsız birlikte yaşayan çiftler, kavga dövüş fakat medeni nikâhlı yaşayan çiftler kadar saygı görmezler. Bence, medeniyet kurallı saygısızlıkla özgür iradeyi bağlamaktadır. İçinde var olduğumuz dünya medeniyeti bireyin özgür iradeyle var olmasını yabanilik sayar.
 
“Özgürlük için gökyüzünü satın almanız gerekmez; ruhunuzu satmayın yeter”, demiştir Nelson Mandela.
 
Medeniyetin para istifi üzerinde yükselen başarı değerini umursamayıp, özgür iradesi ve saf ruhuyla sadelik içindeki yaşantıyı başarının hası yapmayan hangimiz ruhunu satmadan medeniyetin özel uçağıyla gökyüzünde dolaşabilir ki? Hangi zenginin iradesi medeniyetin ekonomi kurallarına bağlı değildir? Özgür iradesiyle korkusuzca yaşayamayan kişinin ruhu kirlenmiştir; yani bir bakıma özgürlük satın alınarak aşağılanmıştır…
 
“İnsanlar başlarına gelen olayların nedenlerini algılayamadıkları sürece özgür kalamazlar” Spinoza
 
İyi ya da kötü bir oluşun nedenini bilemeyen kişi varoluşun bilgisini çözümleme ve kullanma yeteneğini geliştiremez. Oysa bilgiyi sentezleyerek varoluşunu özgür iradesiyle tasarlayabildiği ölçüde insan kendini özgür kılar.
 
Düşünüyorsan ve düşüncenden korkmayan bir iradeyle yaşıyorsan ancak özgürsündür.
 
“Özgürlüğün dilediğin gibi yaşamandır; eğer yaşayamıyorsan özgür değilsindir”, diyor Mehmet Dişli
 
Ben de bu yüzden dileklerimi özgür iradeye saygı sınırıyla kısıtladım; çünkü tam dilediğim gibi yaşarsam yapayalnız kalacağımı hissediyorum.
 
Düşüncenin özgürlüğü bile bilinebilen bilginin gerçekle olan bağlantısıyla sınırlıdır. Gene de, “her şey ve hiçbir şey” olma huzuruna kadar ki en değerli özgürlük gerçeğimiz düşünmek ve özgür iradeyle yaşamaktır...
 
Özgürlüğün sınırsızlık hâli hayal kurmaktır; çünkü hayal gerçeküstü var-oluş bilgisidir; yani var olanın ötesindeki özgürlüktür. Belki de Einstein bu yüzden demiştir, “Thinking is nothing, but imagination is everything!” (Hayal kurmak düşünmekten ileridir)
 
Einstein'a ne kadar hak verir olsam da benim için asıl ve değerli olan, hayallerin düşünsel tasarımının özgür iradeyle gerçekliğe dönüştürülmesidir; yani, hayalin sanal özgürlüğünü gerçek yapacak düşünceyi daha çok önemserim...
 
Muharrem Soyek
 
Toplam blog
: 363
: 1765
Kayıt tarihi
: 04.08.08
 
 

Parasız yatılı Darüşşafaka Özel Lisesi'nde iki yılı hazırlık sınıfı olmak üzere yedi buçuk yıl ok..