- Kategori
- Tarih
Özgürlük Heykeli bir Osmanlı projesi miydi?

Özgürlüğün sembolü
Günümüzde en çok tartışılan konulardanbiri de New York Limanında yükselen Özgürlük Heykelinin bir Osmanlı Projesinin olup olmadığıdır.
New York’taki Özgürlük Heykeli’nin masraflarının bir bölümünü Osmanlılar tarafından ödendiğini biliyor muydunuz?
ABD’nin işaret taşlarından biri olan Özgürlük Heykeli; 1884’te Fransız halkı tarafından hediye edilen heykel bol elbiselere sarınmış elinde meşale taşıyan kadını resmeder. Kadının başında 7 denizi 5 kıtayı simgeleyen 7 dikenli taç vardır. Sol elinde üzerinde Amerikan’ın hürriyet günü olan 4 Temmuz 1776 tarihinin kazılı olduğu kitabe vardır.
19.Yüzyılda Osmanlı toprağı olan Mısır valisi Said Paşanın Fransız mühendis Ferdinand’de Lesseps’e 1854 de hazırlattığı Akdeniz’le Kızıldeniz’i birbirine bağlayacak olan Süveyş Kanalı projesi onay için Osmanlı hükümdarlığına sunulmuştu. Said Paşa İstanbul’un tasdikini beklemedi ve 1854’ün 30 Kasımında Fransız mühendise projenin hayata geçirilmesi için gereken izinleri verdi. Abdüllaziz projeyi 12 yıl boyunca onaylamadı. Mısır tarafıysa İstanbul’un tasdiki gelmeden işe başladı ama Said Paşa 1863te birdenbire ölüverdi. Yerine geçen İsmail paşa İngiliz taraftarı olduğu için Fransızlarla yapılan ortak işe gereken önemi vermedi. Fakat daha sonra yapılacak kanalın çok önem arz ettiğini anlayınca işe dört elle sarıldı. Nihayet Fransızların baskısıyla Sultan Abdüllaziz 1866’nın 19 Martında projeye izin verdi ve anlaşmaları onayladı: Anlaşmada kanalın Akdenize açıldığı yere dev bir heykel dikilecekti: Heykel firavunlar zamanının elbiselerine bürünmüş bir kadın olacak ve elinde Asya’nın ışığının Mısırdan geldiğini sembolize eden bir meşale tutacaktı. Sultan Abdüllaziz’in ödediği paralar arasında dev heykelin masrafları da vardı. Heykel Fransa’nın tanınmış heykel traşı Frederic Auguste Bartholdi ye sipariş verildi. Dikileceği yerde monte edilecek şekilde parçalar halinde hazırlanan heykel birkaç sene içinde tamamlanmış ve kanalın Akdeniz’e açılacağı yere birkaç hafta içinde yerleştirilecek hale getirilmişti. Ama Said Paşadan sonra Mısırın başına geçen İsmail Paşa, Müslüman bir memlekette böylesine büyük bir heykel dikilmesinin halk arasında hoşnutsuzluk meydana getireceğini düşündü ve mühendis Ferdinand’a heykelin Mısıra getirilmemesi talimatını verdi.
1869 Kasımında Süveyş Kanalı dünyanın dört bir tarafından gelen davetlilerin katıldığı büyük ama heykelsiz bir törenle açıldı. Bartholdi’nin eseri ise Paris’te bir depoya kondu ve tozlanmaya terk edildi. O yıllarda dünyanın bir başka tarafında bugün kinin aksine Fransa ile ADB arasında büyük bir muhabbet yaşanıyordu. Ve taraflar birbirine jest üstüne jest yapıyordu. Fransa -Amerikan dostluk lideri Laboula’ye Fransız hükümetini ABD’nin dostluklarını daima hatırlayabilmeleri için bir hediye götürülmesi konusunda ikna etti. Hediye devasa bir heykel olması kararlaştırıldı. Heykel bir elinde hukuku simgeleyen kitap tutacak diğer elinde de dünyayı aydınlatan özgürlüğün sembolü bir meşale taşıyacaktı. Sipariş yine aynı heykeltıraş Bartholdiye verildi. Bartholdi’nin eseri zaten hazırdı. Senelerden beri bir depoda beklemekteydi. Ve tek eksiği üst kısmında yani ellerinde ve kollarında ve yüzünde bazı değişiklikler yapılmasıydı. Bakır ve çelikten yapılan heykelin mühendisliği ilgilendiren kısımlarını Paris tekendi adıyla anılan bir kule iken Gustave Eiffel’le beraber çalışarak bitirdi. 1884 Haziranında eser Fransız hükümetine teslim edildi. Bartholdi heykelin yüzünü tamamen değiştirmiş metale annesi Charlotte’nin siluetini işlemişti. Birbirine monte edilecek şekilde yapılmış 350 parçadan oluşan heykel İsere adındaki bir Fransız gemisine yüklendi ve 4 Kasım 1885 günü New York a ulaştı.
Parçalar, 4 ay içinde kaidenin üzerinde yeniden birleştirilmiş ve 28 Ekim 1886 tarihinde binlerce izleyicinin önünde açılışı gerçekleşmiştir. Özgürlük Heykeli, 1984'ten beri UNESCO'nun Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer almaktadır.
Heykelin daha küçük boyutlarda bir kopyası Paris'tedir ve Atlas Okyanusu'na doğru bakar. Dünyanın başka çeşitli yerlerinde de (Osaka, Priştine, Pekin, Nevada, Güney Dakota, Bordeaux, Poitiers gibi) küçük kopyaları bulunmaktadır.
Özgürlük heykellerinin dünyaya özgürlük getirmediği ortada ama başlangıç düşüncesi Osmanlıya ait olan bir heykelin kıtalararası uzaklıkta Amerika’da olması aslında ekonomik anlamda güçlü olmadığınız durumda özgürlüğün kendisinin değil sembolünün bile size ait olmayacağıdır.
Özgür bir dünyada yaşamak dileği ile.
Nizamettin BİBER
Uzman İnşaat Mühendisi