Özlem Albayrak ve liberal müslümanlık algısı / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ağustos '11

 
Kategori
Güncel
 

Özlem Albayrak ve liberal müslümanlık algısı

Özlem Albayrak ve liberal müslümanlık algısı
 

Özlem Albayrak


Yeni Şafak Gazetesi yazarı Özlem Bayraktar, bir süredir "Liberal müslüman olur mu?" konulu bir yazı dizini taşıyor köşesine. Detayları, köşesinden okuyabilirsiniz. 

Özet geçmek gerekirse, konuya bireyler üzerinden bakmadığını, kavramları tartıştığını söylüyor Albayrak. Ve İslami olsun ya da olmasın her farklı görüşe ve yaşam biçimine eşitlik vaadeden, dünyevi bir izm olan liberalizmin, İslam'ın yasak ve cezalandırma sistemi gözönüne alındığında İslam'la çatışma halinde olduğundan bahsediyor. 

Yanılıyor. Maddelendirelim: 

1. Dünyevi hayatta dün, bugün değildir, yarın da olmayacaktır. Tabiat ana, bilim geliştikçe dünyaya yeni olanaklar sunmakta, kaynakların yönetimi ve kullanımı değişmekte, her şeyden önce her doğan yeni canlı bir öncekinden daha farklı, daha renkli, daha değişik, daha sorunlu ya da daha mükemmel doğabilmektedir. Bütün bunların, insanın müdahalesi sonucu kısmen gerçeklese de Allah'ın izninde olduğundan sanırım kimsenin şüphesi yoktur. 

Örneğin, dünün hastalıkları bugün mazidir, bugünün hastalıkları yarının mazisi olacaktır. Bu, tıp biliminin her daim gelişmekte olan bir bilim olmasına vesiledir. Hal bu iken, yani insan hem biyolojik hem fizyolojik hem de ruhani anlamda değişiyorken dünyevi yönetim şekillerinin, hukukun, yasaların da çağın koşullarına göre değişmemesi mümkün değildir. 

2. İslam'ı dünyevi ve ahiri yönüyle incelemekte fayda vardır. İslam, tüm zamanlara ve tüm insanlığa gönderilmiştir bir dindir, bu özelliği ahiri özelliğinden ileri gelir. Yani hangi devirde olursanız olun Allah'a olan inancınız, zalime karşı direnciniz, fakire fukaraya karşı yardımseverliğiniz üzerindeki oto kontrol mekanizmalarının niteliği değişmez, değişmemelidir. İslam'ın özellikle hukuk alanında, kadın erkek eşitliğinden mirasa kadar önerdiği her şey ise dünyevi hayata yöneliktir. Ve o döneme aittir. Bu konuda Özlem Hanımın benimle farklı düşündüğünü biliyorum ama bunun böyle olmak zorunda olduğunu aslında o da biliyor. 

İslam'ın ahiri yönünü dünyevi yönünden ayırmak zorundayız. O nedenle ki laik, kapitalist, liberal, komünist ya da apolitik bir ülkede yaşasak da dindar olabiliriz, devlet yönetimi bireyi bu konuda baskılayamaz, yıldıramaz. Çünkü dindarlığımız ahiri ve ruhani niteliğinden ileri gelir. 

Şöyle soralım: Özlem Albayrak, İslam'ın dünyevi kurallarını değil, evrensel hukuk kurallarını uygulayan bir ülkenin vatandaşı şu an. İçtiği sudan yediği yemeğe kadar herşey faiz ve kredi tabanlı serbest piyasa ekonomisinin kendisine sundukları. O halde kendisi müslüman değildir denebilir mi? Böyle bir yargıya varırsak, İslam’ın ahiri yönünü reddetmiş oluruz. 

3. Bir insan aynı zamanda hem inançlı, hem namazında niyazında, hem iyiliksever olup hem de evini fakir bir gayrimüslime kiraya verebilir. Ya da komşusu bir eşcinselse ona müsamaha gösterebilir. Bir an için bu kişinin kendini liberal ya da sufi olarak adlandırdığını düşünelim, kavramlar çok da mühim değil. Eğer yaptığı Allah katında ve / veya İslam nedzinde kabul edilebilir değilse günah hanesine yazılacak ve ahiri boyutta hesabı sorulacaktır. Bu, Allah ile kendisi arasında bir konu olmaktan öte gitmez. 

Eğer komşusu gürültü yapıyorsa, fuhuş yapıyorsa, çocuklarını, eşini rahatsız ediyorsa onu zaten uyarabilir ve onunla aynı yerde yaşamak istemeyebilir. Komşusu dört duvar arasında yaşıyorsa her şeyi, müslümanı ne ilgilendirir zaten? Onu var ya da yok sayabilir. Kişinin liberal olması, sufi olması, müslüman olması ya da olmaması ne tür bir ortamda, hangi çevre koşulları içerisinde yaşamak istediğini etkileyen bir konu değildir ki. O halde bunu tartışmanın ne anlamı vardır? Bu konu aslında Hayrettin Karaman’ın tahammül / hoşgörü konulu, büyük tartışma yaratan ve oldukça kışkırtıcı ve yanlış bulduğum yazısına da bir cevap niteliği taşıyor. Sen rahatsız olduğun komşunla ne olursa olsun zaten münakaşa yaşıyor olabilirsin, müslüman olup 5 vakit namaz kılıp kızına tecavüz eden bir adamı da kabul etmezsin, haram yiyeni de sevmezsin, zina yapanı da, yeşil gözlüyü de, kısa boyluyu da. O halde evini değiştirirsin olur biter. Gettolar yaratmanın, sıfatları kullanarak “Sen müslümansın, sen değilsin” ayrımcılığına başvurmanın ya da beyinlerde bu kıvılcımları çakmanın insanların kimyasını bozmaktan başka hiçbir faydası yoktur. 

Bütün bu maddelerle şunu anlatmaya çalışıyorum: Liberalizmin ya da başka bir dünyevi yönetim şeklinin İslam'ın ahiri yönüyle çatışma halinde olmadığını söyleyebiliriz. Çatışma dünyevi taraftadır, o da bireyleri ilgilendirmez. 

Son olarak diyorum ki ne kadar bireyselleştirmediğini iddia etse de Özlem Albayrak’ın tartışmaya açtığı başlık bireyleri hedef almaktadır: “Liberal müslüman olur mu?” sorusunu okuyan birisi bunun sistemleri değil bireyleri tartıştığını anlar. Albayrak yanlış anlaşıldığını düşünüyorsa her şeyden once yazısının başlığını değiştirmelidir. 

 
Toplam blog
: 78
: 1198
Kayıt tarihi
: 12.10.10
 
 

Alice'in harikalar diyarındaki cennet bahçesinden sesleniyorum sizlere. Burada önyargı, olur olma..