- Kategori
- Deneme
Palmiye Kadınlar

Bir lodos ki, akıllara ziyan... Ortalık toz duman… Hem de denizden kopan dalga parçacıkları ile… Yağan yağmurla cadde nehre dönmüş durumda… Göz gözü görmüyor... Hafiften de karanlık... Hafiften de soğuk... Hafiften de dehşet var havada diyeyim ben de, anlayın gerisini... Üstelik bir de sinsilik var bilinmeyen... Sahil köpekleri bile yok olmuşlar ortalıktan...
Gök gürültüleri ve çakan şimşeklerin aydınlattığı ıssız bir sahil... Fırtına önünde durmak mümkün değil...
Bir tek palmiyeler duruyor ayakta... Yüzlerce palmiye… Saçları rüzgarın aksi yönünde, saçı başı dağılmış kadınlara benziyorlar... Hani uzun saçlı kadınların saçları başları dağılır yaa, işte aynen öyleler... Yüzleri görünmez hani… Onlar da bir yerleri göremeyince Sendelerler, bir yerlere tutunmaya çalışırlar... Tutunacak bir yer ararlar, istem dışı... Tabi bin nedene bağlıdır bu durum... Yüzlerce palmiye işte öyleydi... Yaprakları terse dönmüş bir şemsiye gibi... Yüzlercesi çıplak ve çaresiz... Her biri rüzgara, yağmura ve soğuğa ve yalnızlığa açık... Yalnız başlarına, bir başlarına bu karanlık akşamda, bu in cin oynayan sahilde…İçim acıdı...
Elimle okşayıp destek vermek istedim birine... Hiçte öyle değilmiş... İliklerimde hissettim bunu... O sıcacık toprağa gömmüş köklerini... O sıcacık toprağa koymuş başını... Yoksa gömmüş mü demeliyim? O sıcacık topraktaymış da, ben yeni anladım... O yalnızlığın mağrurluğunu yaşıyormuş orada fırtınalara karşı… O yalnız değilmiş zaten orada, onlar Palmiyeler ormanıymış... Meğer onlar aynı kadınlar gibiymiş... Sıkı sıkı sarılmışlar toprağa... Sıkı sıkı
sarılırlarmış gittikleri topraklara… Hay benim akılsız, uçarı başım hey dedim... Üşümez onlar dedim… Sen kendi derdine yan… Onlar sıkı sıkı köklerine bağlı kadın gibilermiş meğer… Onları ayakta tutan buymuş… Kendime üzüldüm…
Hani köklere bağlı kalmak gericilikti? Bu öyle değil dedim kendime… Bu kökten insanlığına, doğallığına bağlı kalmak dedim kendime… Kendime de sormadım doğru mu diye? Ama sevdim bu durumu ne yalan söyleyeyim…