​ Pandoranın kutusu açıldı / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ekim '07

 
Kategori
Güncel
 

Pandoranın kutusu açıldı

Pandoranın kutusu açıldı
 

Pandoranın kutusu açıldı; teröristler amaçlarına ulaştı ama onları kullananlar hedeflerine ulaşamayacaklar


Bu noktadan sonra sabrı tavsiye etmek elbette mümkün değil, ancak aklı-selim davranmayı tavsiye etmek mümkün.

Şu gelinen noktada devletin (şimdikiler de dahil sivil-asker hepsi) çok büyük hatalar yaptılar ki yaklaşık 30 yıldır bu terör belasının kökü kazınmadı. Zaman zaman azalsa da konjonktür gereği onları kullanmak isteyenler tarafından beslendikleri için etkinliklerini bazen arttırıyorlar.

Terör örgütlerinin asla ulaşamayacakları bir nihaiyi hedefleri vardır, amaç da bu hedef vasıtası ile örgüte eleman sağlamak. Ancak asıl amaçları asla bu hedefi gerçekleştirmek değildir. Gerçek amaçları bulundukları toplumu gerek manevi olarak gerekse maddi olarak zayıflatmak, halkın birlik ve beraberliğini bozmak, vatandaşları huzursuz etmek, halkın devlete-devletin de halka olan güvenini sarsmak ve hatta ülke fertleri arasında ayrımcılığı körükleyerek bundan menfaat sağlamaktır.

Son yaşanan ve bizleri derinden sarsan hain saldırılardan sonra olayların bize dönüşüne baktığımızda saldırıların hedeflerine ulaştığını söylemek mümkün. Ancak acıların Türk halkını birbirine kenetlediğini unutmuşlar sanırım gerçi aramızda da bu kenetlenmeyi engelleyen gafiller de var ama onların da er geç bu gaflet uykusundan uyanacaklarına eminim.

PKK, Barzani, Talabani ve hatta Irak yönetimi kukladır. Ama bir devletin değil, çıkar gruplarının kuklasıdır. O nedenle salt bir devleti suçlamak bizi çok yanlış sonuca götürür.

Ve şunu hiçbir zaman unutmamak lazım, hiçbir devlet dünya arenasında, bu yanı başı komşusu da olsa bir takım hesapları gözetmeden (ki bunlar da kesinlikle ülke çıkarları içindir) tek başına hareket etmek istemez ve hareket de edemez. Hareket etseniz ve bir takım kazanımlar elde etseniz bile yine aynı oyuncular ile masaya oturmak zorunda kalacağınızdan bu sefer cezalı duruma düştüğünüzden ya bir takım yaptırımlara boyun eğmek zorunda kalırsınız ya da belirli bir süre oyun dışında kalır ve dünyadan soyutlanırsınız. Dünyadan soyutlanmak ise bir ülkeyi 5-10 senede nereye götürür diyorsanız; İran, Kuzey Kore, Cezayir, Afganistan, Suriye örnekleri ortada. Ki bu ülkelerden bazıları şu an dünya arenasına çıkmak istese de geçmişleri onların önünü engelliyor.

Soyutlanmanın olumsuz etkilerini burada tahmin etmek bile çok zor, yalnız kelebek etkisi misali her alana çok hızlı bir şekilde yayılacağı aşikardır. Bu nedenle sorun ABD’nin ya da başka bir ülkenin ne düşündüğü ya da ne diyeceği değildir. Olayı bu noktaya indirgemek oldukça sığ ve yanlış bir anlayış ve analiz tarzı olacaktır.

Bu nedenle herkese tavsiyem şu an sivili ve askeri ile devleti temsil edenlere güvenmek, dünyaya birlik ve beraberlik mesajları vermek en aklı-selim yoldur. İçeride birlik olamayan hiçbir devlet dışarıda gerek askeri gerekse siyasi başarı sağlaması mümkün değildir. Balkan savaşlarını neden kaybettiğimizi bilmem hatırlıyor musunuz? Ancak tamamen iç siyasi kargaşadan dolayı olduğunu kısaca söyleyebilirim. Şu an devleti yönetenlerin elinde, yine ülkemiz geleceğini ilgilendiren son derece önemli bilgi ve belgeler mevcut; karar vermeyi zorlaştıran süreçler bunlarla ilgilidir.

Kimi zaman hepimiz Don Kişot’luk yapıp yel değirmenleri ile savaşmak için can atıyoruz ancak masal kahramanları ile gerçek kahramanları birbirinden ayıran olaylar karşısında aklı-selim davranabilmek ve gerektiğinde de canını ortaya koyabilmektir.

Eğer canınızı yel değirmenleri için ortaya koyarsanız, gerçek düşman için gereken gücü kendinizde bulamazsınız.

 
Toplam blog
: 27
: 2130
Kayıt tarihi
: 30.10.06
 
 

1979 Sakarya doğumluyum, 1,5 yıl Milli Eğitim' de öğretmenlik yaptıktan sonra,11 yıldır da üniver..