- Kategori
- Deneme
Papatyaca hanımın çiftliği

"RESİM:ALINTI""Birikti pınarlarında yaş süzülmedi aşağıya gözlerimden"
Hanımın Çiftliği... Son kare... Kilitli kapılar arkasında gizli bir hüzün. Duvardaki tabloya takılı kalan bir çift ıslak göz. Belli ki yaralı bir yürek.
Ve...
Papatya'ya hissettirdikleri.
BEN YALNIZ ADAM
Başıboş dolaştığım doğru. Bu şehre sığamadığımdan hatta bu memlekete. Onun için atmam kendimi her fırsatta yurt dışına. Sanki uzaklaşınca senin varlığından huzura kavuşacakmışım, kalbim böylesine derinden yanmayacakmış gibi. Biliyorum iyileşmeyecek yüreğimde açtığın yara. Biliyorum kapanmayacak kara toprağa girene kadar. Orada burada avarelik edip ömrümü doldurmaya çalışışım da bundan. Senden kaçışımda. Ne kadar kaçarsam kaçayım bir gölge gibi peşimde hayalin. “Unutma beni” dercesine haykırıyor yüzüme Öyle keskin ki çığlıkları kulaklarımı tıkıyorum. Yoksa... Yoksa inan aklım başımdan gidecek.
Aşk acısı çeken yalnız bir adamım ben. Her gece başka mekanlarda teselli arayan , feneri nerede söndürdüğünü bilmeyen, sabah olduğunda geceyi hangi kadınla geçirdiğini hatırlamayan bir mecnun.
Hep geciktiriyorum doğduğum, doyduğum, büyüdüğüm, aşık olduğum, çok ama çok sevdiğim ve sensiz kaldığım bu topraklara dönmeyi. Bir yanım beni çağıran sesine kulak verirken öte yanımı tutuyor buz gibi bir el “kal gitme acıların içine.”diyor. Kalıyorum. İstediğim bu mu, bilmiyorum. Çaresizim.
Ebediyete intikalindi bir ömre mahkum eden kalbimi. Düşündükçe kaderin bize oynadığı oyuna defalarca kahroluyorum. Ben, Muzaffer Ağa. Ben, pamuk tüccarı, ben, zengin, soylu. Ben ki bir hiçim yokluğunda, ah bilmiyor kimseler, bilmiyor.
Göz yaşlarımı gören tek kadınsın. Güçlü kimliğimin arkasına saklanıp da sana olan yangınım, dolaştığıma bakma ortalarda. İçimde hiçbir coşku kalmadı. Giderken ben de kalan ne varsa yanında götürdün sen kara gözlüm.
Kendimden kaçış her yolculuğum. En çok da senden. Seni, tüm hatıralarınla birlikte o odaya koymam ve üzerine kilit vurmam. Bir kez daha gidişini engellemek için benden. Bilmediğin tek şey var ki; çıkarıp yüreğimi de koymuş olmam o odaya.
BU SEVDA
Birikti pınarlarında yaş süzülmedi aşağıya gözlerimden
Yüzün hatırlatınca beklenmedik anda kendiliğinden
Kanadı damla damla ilk günkü gibi yüreğimden
Bırakıp da gittiğinde bir ömür hiçbir şey söylemeden
Karanlık gölgeler geçti ıslak bakışlarımdan
Puslu geçmiş canlandı buğulu sessizliğinden
Gidişin yankılanarak sızlattı geceyi derinden
Duvarda resmin, özlemin tenimde bu nasıl veda
Biliyorum, biliyorum sende de bitmedi bu sevda.
04.09.2009