Pargalılar ölüyor / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Mayıs '11

 
Kategori
Deneme
 

Pargalılar ölüyor

Pargalılar ölüyor
 

PARGALI DAMAT İBRAHİM PAŞA


Her insanın öleceği mutlak ama ölmek var, öldürülmek var. Hani bir söz vardır ya "iki şekilde imtihan edilirsiniz, makamınız olur yada servetiniz" işte pargalının hayatı bunun en güzel örneği. 

Paşa bir Yunanistan vatandaşı ve şanı yüce Osmanlı Devletinin en muhteşem yüzyılında her biri aynı zamanda birer veli olan Kanuni Sultan Süleyman'ın en kadim dostu oluyor. 

Ardından kendisine göstermiş olduğu sadakatten dolayı yedi tuğranın altıncısı veriliyor ve hatta en mübarek emanetlerden birisi olan kız kardeş verilerek "damat" deniliyor. 

Güzel işler yapılıyor ve yükseldikçe yükseliyor ama yine büyüklerin bir sözü varya hani "ah dilim, seni dilim dilim doğrasam" diye işte bu paşada böyle bir sözün kurbanı oluyor "bütün işleri ben yapıyorum, develti ben yönetiyorum" diyor ve en sevdiği dostu, devlet yönetimine zerre kadar ihanetin bulaşması konusunda hassasiyetini hayat pahasına koruyan diğer Osmanlı sultanlarından biri olan Kanuni Sultan Süleyman tarafınca idam ettiriliyor. 

Şimdi gelelim mevzuya,  

Kaybettiğin damadamı yanarsın, yetim kalan üç çocuğamı yanarsın, can dostunu kendi elinle öldürtmenemi yanarsın, dul kalan kardeşinemi yanarsın, yoksa kolay yetişmeyen bir devlet adamını dili sebebiyle cezalandırdığınamı yanarsın? 

Elbetteki hepsine yanarsın, yanarsında kül olursun. Bana öyle geliyorki tarih tekerrür ediyor. Siyaset kazanı hergün daha beter kaynıyor. Eskiden yalanın bini bir paraydı şimdi milyonu bir kuruş bile etmiyor. Öylesine güven kaybettiki siyasetçiler, "Allah bir" dediklerinde onların haşa başka bir İlah'tan bahsettiğini düşünmeden yapamıyor insan. 

Birileri kaset çıkarıyor, diğeri bıyık buruyor, haber programlarında karşılıklı atışmalar yapılıyor, insanlar birbirine düşürülüyor ve öyle tahmin ediyorumki siyaset filmi içerisinde herkes biri tarafından yazılmış senaryoya son derece hakim bir şekilde rollerini aynen yapıyor. Çünkü kazan aynı, kepçe aynı, kitap aynı ve dağıtılan roller aynı. Gözler boyanıyor, Türkiye pastasından birer dilim almak için kollar sıvanıyor ve geriye birtek ağzının suyu akıtan siyasetçiler için kandırılmış, aç bırakılmış koyun sürüsüne benzetilen halkın sandığa gitmesi kalıyor. 

Yani benim anladığım aynı kazan, aynı roman. Ne Hakkarinin Zap suyuna düşecek koyunu düşünen var, ne de edirnede çıplak ayakla dolaşan küçük bebeği dert eden var. Nede bu işin sonunda vebalinin büyük olduğunu bilen var. Fakat birşeyden eminim ki halkını kullanan, dinini kullanan, devletin malını sağa sola savuran, açtıkları sofralara buyuran ve buyurtanlara hesap soracak bir Allah var ve onunda emrinin tecellisi için çok sabrı ve merhameti var. 

Hani demiş ya muhteşem insan ; 

Hak şerleri hayreyler,  

Zannetmeki gayreyler,  

Arifanı seyreyler,  

Mevla görelim neyler,  

Neylerse güzel eyler. 

 

 
Toplam blog
: 55
: 979
Kayıt tarihi
: 21.10.07
 
 

İnsana insan olduğu için değer veren dürüst ve saygılıyım.Güzelliği fiziki olarak düşünmeyen gönül g..