​ Parkinson hastalığı / Sağlık / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Nisan '15

 
Kategori
Sağlık
 

Parkinson hastalığı

Parkinson hastalığı
 

Parkinson hastaları netten


Bugün Dünya Parkinson Hastalığı Günü. Birkaç ay önce arkadaşlarım Ankara’da tanınmış bir hastahaneye gitmemizi önerdiler, ellerinde titreme vardı, benimde sol elimde zaman, zaman hafif tireme ve sol kolumda omuzdan itibaren ağrı oluyor. Birlikte randevu alıp tavsiye edilen  doktora gittik. 3 arkadaş birlikte yanına girdik, önce beni dinledi ve bana: ”Şimdi size 3 isim vereceğim, masa, bayrak, kitap. Bakalım bu isimleri hatırınızda tutacak mısınız “dedi. Arkasından 100 den aşağı 5 er, 7 şer, 3 er saydırdı ve bazı şekiller çizmemi istedi, yaptım. Aradan 10 dakika geçti bana : “Size verdiğim kelimelerin isimlerini söyler misiniz” deyince ben: “masa, bayrak, kitap” dedim. Doktor sizi tomografiye göndereyim, onun neticesine göre konuşalım.” Deyince ben : “Yok doktor bey ben şu aralar okadar çok ışın aldım ki istemem” diye itiraz ettim, doktor gülerek: “Ya ölürseniz” ben de “Ölürsem öleyim canım sağ olsun” dedim, doktor kahkahayı bastı ve : “Vallahi hoca hanım çok komiksiniz bu fıkra gibi oldu “ diyerek bana tavsiyelerde bulundu bir de B12 vitamini, yanında başka bir ilaç vererek gönderdi.

Doktorun önerileri: Dengeli ve yeterli beslenme, hareket, yürüyüş, yüzme, stresten uzak durma, sık olmamak koşulu ile kahve içme,

Kahveyi arada sırada içiyorum beslenmeme ve diğer tavsiyelere harfiyen olmasa da riayet ediyorum. Ama şu yaşam koşullarında stresten uzağım diyemiyorum. Aşağıda Parkinson hastalığı hakkındaki bilgiyi sunuyorum. Sağlıklı ve mutlu yaşam dileklerimle.

NAHİDE ÇELEBİ

Parkinson hastalığı, beynin alt kısımlarındaki gri cevher çekirdeklerinin bozukluğuna bağlı bir sinir sistemi hastalığı. Genellikle orta yaş hastalığıdır. Adını hastalığı ilk defa 1817'de titremeli felç olarak tarif eden  James Parkinson'dan almıştır. Binde bir sıklıkla görülen, müzmin, ilerleyici, tedavisiz iyileşmeyen bir hastalıktır. Temel bozukluk, koordine hareketleri düzenleyen beyin bölümlerindendir. Bu bozukluğa yol açan sebep tam bilinmiyorsa idyopatik Parkinson hastalığı, sebebin belli olduğu durumlarda ise Parkinson sendromlar adı verilir. Bu sendromların bir kısmı şunlardır: Hastalığın temel belirtileri titreme, sertlik ve hareketlerin yavaşlamasıdır. Titreme ilk ortaya çıkanı olup, genellikle başlangıçta tek eldedir. Zamanla aynı taraf bacağa ve karşı ele geçebilir. Sıklıkla hastalıktan vücudun bir yarısı baskın olarak etkilenir. Titreme dinlenirken olup, uyurken kaybolur; sinirlilik ve yorgunluk titremeyi arttırır. Sertlik veya katılık boyun kaslarından başlar ve başın gövdeden önde tutulmasına sebep olur. Bel kemiği de etkilenip bel hafif öne eğilir, diz kalça ve kol eklemleri bükük hal alır. Hasta, küçük hızlı adımlarla sendeleyerek yürür, hantallaşır, saatlerce oturur. Yazıya büyük başlar, harfler gittikçe küçülür ve yazının okunması güçleşir. Monoton bir konuşması vardır. Kaslarıntonusu arttığı için (sertleştikleri için) bükülü kolun açılmaya çalışılması sırasında dişli çark hareket ettiriliyormuş hissi alınır. Yüz adale faaliyetleri (mimik ve jestler) silinir, donuk, anlamsız çehre (maske yüzü) vardır. Hareketlere başlamakta güçlük çeker, cildi yağlanır ve %40 hastada bunama görülür. Kelimelerin son hecesini tekrar eder. Gözünü kırpmaması söylenip, burun köküne vurulunca kırpma hareketini kontrol edemez. Gözlerin yukarıya doğru dakikalar hatta saatlerce kayması da, hastayı çok rahatsız eden bir durumdur.Tedavi üç grupta planlanabilir: Birincisi, hastayı, faydalı aktiviteler ve zihni faaliyetlerle içe kapanık ve cemiyetten ayrı olmaktan korumaktır. İkincisi, cerrahi tedavi olup, hastanın ıstırabını azaltmak için kullanılmıştır ve hasta bölgenin, elektrik veya alkolle tahribinden ibarettir. Cerrahi tedaviyle titreme genellikle düzelir, ancak katılık ve hareketlerde gözle görülür bir iyileşme olmaz.Üçüncü ve bugün Parkinson hastalığının esas tedavisi olarak ele alınan tedavi ilaçla tedavidir. Beyinde sinir hücrelerinin uyarılabilme özelliğini arttıran asetilkolinle bunun aksini yapan dopamin arasında belli bir denge vardır. Parkinsonda bu denge asetilkolin lehine bozulmuş olup, tedavide dopamin açığının yerine konması gerekmektedir. Sentetik dopamin kan ile beyin arasındaki bariyeri aşamamaktadır. Bu problem kan-beyin engelini aştıktan sonra dopamine dönüşen, L-Dopa'nın bulunması ile çözümlenmiştir. Tedavide L-Dopa belirtilerin kaybolduğu doza kadar tedricen arttırılarak verilir. Bundan başka bir virüs ilacı olan amantadin, dopamin gibi etki gösterenbromocriptinebölüm, hasta beyne nakil edilir.

 

 
Toplam blog
: 1977
: 1045
Kayıt tarihi
: 25.11.08
 
 

Erzurum doğumlu, Ankara'da yaşıyor. D.T.C.F mezunu, emekli lise öğretmeni, evli, 2 çocuklu. "İsya..