- Kategori
- Güncel
Pars nereliymiş

internetten
Doğa dostu insanlar, iğneyle kuyu kazar gibi ararken geldi haber.
Tabi ki yine acı haber. Çünkü bizim memleketimizde hep cesetleri üzerinden anılır Anadolu Parsı...
Öldürülüp doldurulmuş cesedi, bilmem hangi devlet kurumunda sergilenirken, veya kırk senelik fotoğraflarına bakarken, hiç olmadı yüzülmüş tozlu postuna dokunurken mırıldanır bizde insanlar;
''Ne güzel hayvanmış bu'' diye...
Ölü sevicilikten falan değil, tamamen cehaletten.
Sorun şimdi insanlara Diyarbakır'daki son vurulan parsın nasıl öldürüldüğünü, ortak söylem şu öyküye yakın olacaktır;
Canavar, zavallı çobana saldırmıştır. Bir buçuk metrelik kayadan aşağı yuvarlanmışlardır, on metre döne döne yuvarlanmışlar, ayrıldıkları anda çobanın amcaoğlunun kurşunuyla mutlu son gelmiştir. Çoban kurtulmuş, pars postu deldirmiştir...
Konuyu araştıran ekip ısrarla soruyor;
- Siz daha önce buralarda böyle bir hayvana rastladınız mı?
- Hayır. Sadece tavşan ve tilki görüyoruz buralarda.
Peki ya parsın beynini parçalayan dokuzluk kurşun niye var tüfekte?
Teröristlerle çatışabilecek değil ya çoban, ne arıyor o kurşun tüfeğinde?
Bunun cevabı yok...
Youtube videolarında arattırsın merak edenler ''Leopard attack'' diye ve bu arada kafasında da canlandırsın çobanın tarif ettiği boğuşma sahnesini bakalım kaç saniye sürüyor.
Ve o videolarda parsın çok kısa bir sürede insanı ne hale getirebildiğine dikkat etsinler.
Bana çok kızdı arkadaşlarımdan bazıları. Dediler ki;
- Neredeyse çobanın kurtulduğuna üzüleceksin.
Ben de onlara dedim ki;
- Eğer gerçekten saldıran pars olsaydı, çoban kurtulamazdı...
Bizim ülkemizdeki seksen yıllık kayıtlara bakılacak olursa, üzerine silah sıkılması haricinde hiç pars saldırısına uğramış insan yoktur. ''1974 Beypazarı olayını ergir.com'dan izleyin, saldırıya uğradığı iddia edilen Havva teyzenin anlattıklarına bakın.''
Parslar, büyük kediler içinde insan tehlikesini en iyi kavramış hayvanlardır. 1940lı yılların kayıtlarında bile tesadüfen vurulduklarında, yöre halkını ''Bu dağda bu hayvan var mıydı?'' diye şaşırtacak derecede iyi saklanmış akıllı hayvanlardır.
Yıllar boyu, canavar olduğu ileri sürülen hayvanların yok edilmesine göz yumuldu.
Sırtlan (andık - ala canavar- mezar hırsızı), pars (canavar), kurt(canavar), çakal, zerdeva, su samuru (su iti) gibi hayvanlar, parantez içine aldığım korkutucu- nefret uyandırıcı lakaplar takılarak acımasızca vuruldu.
Postu Cumhurbaşkanına hediye edildiğinde ceza yerine ödül alındı (''Güya bir daha vurma'' denerek verilmiş ödül ama o yıllarda her dönemde vurulması serbest olan hayvanlardandı pars)
Her şeye rağmen, pars da sırtlan da vaşak da karakulak da ülkemizde hala yaşıyor. Şu an popülasyon olarak en az olanı pars ve son beş yılda dört birey vuruldu (ya da dört cinayet işlendi desek daha doğru olur).
Koruma altına alınan alanları genişletmek için Anadolu Parsı adına yapılan pek çok çalışma var. Ses getirsin, halkın duyarlılığı arttırılsın diye bekleniyor ve insanlar dağlarda foto kapanlar kurup ümit içinde çalışıyor.
Ayak izi arıyor, dışkı topluyor, köylülerle konuşuyor ve bu işleri yapanlar biliyor musunuz bilmiyorum ama bu işleri hep kendi paralarıyla yapıyor. Hepsinin kendi mesleği var, çoluğu çocuğu var, geçindirecekleri bir ailesi var ama paralarının bir kısmını bu işe ayırıyorlar.
İşte bu aşamada biraz saygı bekliyor insan...
Televizyon başına geçip, ''Buradan gelen her şey doğrudur'' mantığıyla ruhlar aleminde yaşamayın sıyrılın biraz.
Elinde Anadolu Parsına ait gensel döküman olmamasına rağmen, karşılaştırma yapabilecek kadar işi bildiğini düşünerek; ''Bu pars Anadolu parsı değil İran Parsı'' diyen kurumlardan farkınız olsun.
Sansar fotoğrafı gördüğünüzde ''Bak bu anadolu parsını ben çektim, daha çok fotosu var ama göstermiyorum'' diyen hocalara inanmayacak kadar farkınız olsun...
Balkonunuzda otururken gördüğünüz dağlarda, nelerin yaşadığına dair lütfen bir fikriniz olsun...
Orada bir yaban hayatı var ve bizlere rağmen kör topal yaşamaya çalışıyor.
O hayvanların adını bilmiyorsanız da en azından bilenlere biraz saygınız olsun...
Pars nereliyse nereli; siz bu mevzular açılınca hiç oralı olmadıktan sonra ne kıymeti var?