- Kategori
- Gündelik Yaşam
Pazar günü...

Hava ısınacakmış... Tutarlı gitse daha iyi. Hem ben mevsimlerin farklı farklı olmasını seven biriyim. Sonbahar böyle olmalı. Kış daha soğuk ve karlı.. İlkbahar ılık. Yaz da sıcak...
Bugün pazar. Çalışmaya başladığımdan 5 gün ve cumartessi yogayı da sayarsak 6 gün dışarı çıktığımdan pazar günü evde oturmak iyi. Yarınki derse göz atmalı. Tabii bu - gözümde büyüse bile - öyle uzun bir iş değil. Bir de Aralık'ta yayınlanacak kitabımaa bakmalı. Dün tüm öğleden sonra elden geçirdim, şimdi de satır satır okumalı. Hatta keşke bir şeyler daha ekleyip kalınlaştırabilsem :) ama olacak gibi değil, o konuda bildiğim herşeyi yazdım çünkü. Ama çoğu kitapta oldugu gibi aynı şeyleri defalarca tekrarlamadım. Bu sebeple kitap şişmedi...
Kazandığım başarılar beni çok fazla mutlu etmiyor, uçurmuyor. Kitabımın basılacağını ve ayrıca Üniversite'ye kabul edildiğimi öğrendiğimde kısa bir tatildeydim İstanbul yakınlarında. Mutlu mutlu hamakta sallanıp mutluluğun tadını çıkarmıştım... Bir kaç saat ya da bir gün sürüp bitti.
Kilo veremiyorum. Kışın yaşadığım sağlık sorunundan sonra, bunu da kafaya takmamak gerek ama yapamıyorum. Benim gibi takıntılı biri için bu da bir takıntı. Bazı kişilerin görüşlerine göre bilimsel değil bunlar kafaya ne kadar takarsan ve "veremiyorum" diye düşünürsen o kadar veremezsin... Olabilir. Veremiyorum düşüncesi stres yaratıyor ve salgılanan kortizol (stres hormonu) bir şeyleri etkiliyor olabilir. Diyetsiyen de öyle dedi. Bir ay önce ilk gittiğimden beri verdiği listelere uysaydım 2 kilo vermiştim! Ama şimdi ne vermesi?! Bir kilo aldım :( Spor yapmadan olacağına inanmıyorum. Bu "inanç" galiba vermemi engelliyor. Oysa evde koşu bandı var. Ona az da olsa çıkmamı doktor da söyledi diyetsiyen de. Bu konuda bu kadar yazdığıma göre ne kadar taktığımı anlayın artık. Hiç istemiyorum koşu bandında 15 dakika da olsa yütümek.ç Bu da ayrı bir stres......
Çocuklara şeker ver, ilmesi... şeker reklamları ne kadar yanlış, zararlı. Sigara yasağı gibi şeker yasağı olmalı. Son derece zararlı bir madde ve bir sürü şeker reklamı gçrüyoruz reklamlarda. AVM'lerde renk renk şeker satan küçük dükkanlar... Şeker insanı şişmanlatan, dişlerini çürüten, insülin direncine ve giderek şeker hastalığına yol açabilecek bir madde. Tabii un da. Un demek şeker demek zaten. Her gün her yerde obez ya da obezliğe doğru giden çocuklar görebiliyoruz ve hala "fast food" ya da şeker yiyorlar... Aileleri bilinçsiz ya da umursamaz olmalı. Ne kadar yazık.
Kilo alması kolay, vermesi imkansız kadar zor hele de menopoza yaklaşırken ya da girince.
Un ve şekerden uzak durmanız, başka şeylerle kendinizi mutlu etmeniz dileğiyle...