- Kategori
- Edebiyat
Pelin batu'nun şiiri mi, benim şiirim mi? siz karar verin..

kuşları kıskanmayacağım
kelimeleri kurmayacağım
takır tukur düşsünler
şehrin üstüne..
bilirim, köşelere iliştirilmiş anılarım silinecek
ama akşamüzeri, benim en sevdiğim şu saatte
suların rengini kaybetmeden evvelki zamanda
düşün kim yürüdü kenarında
kim bıraktı sana, demirli bir hatıra?
al ono, kapla sayıklamaları zifiri özlemi şerhi.
Hem, ne okutacaksın ki
kuru çeşmenin seceresi
ulu ağaç ve eski bir harpten başka?
şehir her gün yeni ruzlarla yıkanır
ben, sadece bir karganın aklında..
demiş Pelin Batu, şehre uyan üç renk kullanımlı, biraz Sultanahmet biraz Ayasofya silüetli kendi çizimli resim ile birlikte yayımlamış olduğu "hüzünlü bir İstanbul sabahı" adlı şiirinde..
Dedim ya inine gireceğim senin inine!..
İstanbul'la ilgili şiir yazarsın ha?
Üstelik de derinden derinden!
hıh!.. hüzünlü bir İstanbul sabahı'y mış.!
Al sana bir İstanbul şiiri sana!
birini istiyorum yanıbaşıma
bana İstanbul'u anlatacak..
Boğaziçi Rumeliyi..
Heybeliyi Osmanbeyi..
birini istiyorum yanıbaşıma
Kadıköy vapurunu..
Sirkeci tirenini
Beyoğlu tramvayını anacak..
birini istiyorum yanıbaşıma
tiyatro eserini..
film gösterimini..
sanat haberlerini tatlıca anlatacak.
birini istiyorum yanıbaşıma
başbaşa konuşacak..
beni burdan alacak..
..ve beni anlayacak!
Bu şiirimi İstanbul'da dokuz yıl yaşayıp kısa süreliğine doğduğum memleketim olan Ardeşen'e gittiğimde yazmıştım. Yıl 1991
Hadi bakalım yarışalım Pelin hanım!
Sen mi daha çok seviyorsun İstanbul'u, yoksa ben mi?
Okuyucu karar versin..
Bak bir şey daha söyleyeyim sana.
Söz verdin geleceğim diye. Sözünde durmasını bil!
Valla seni tanıyanlara hep söyledim 'gelecek' diye.. 'sözünde durur' diye..
Gelmezsen gelme, sen bilirsin..
Bende malzeme çok Pelin Batu..
Gelirsen, bulgur da veririm, makarna da veririm, et de veririm..
Seni belkide en çok ben severim, tabi ki dostca..!
Neyse şiirime bak şiirime sen!