​ Pembe gül açarmış yanaklarında, ahh ne güzel yarmiş Kafkas kızları / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ocak '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Pembe gül açarmış yanaklarında, ahh ne güzel yarmiş Kafkas kızları

Pembe gül açarmış yanaklarında, ahh ne güzel yarmiş Kafkas kızları
 

Etrafımdaki insanlarla konuşuyorum. Muhabbetin %90’ı Allah, kitap, iyilik, doğruluk, kültür, sanat vs. üzerine. Arkadaş sen nerde okudun? Elektronik mühendisliği. 5 saat konuştuk. Elektronik mühendisliği ile ilgili konuşacak iki cümlen bile yok mu? İnanamayacaksınız ama yok. Sanki elektronik mühendisliğinden konuşursa ben sıkılırım. Söyleyecek bir şeyi yok ki. Olur mu canım, beş yıl okumuş adam. Okuldaki iki saat ders dışarıdan üfürülen oniki saat vaazdan sonra adamın kafasında kalır mı? Hem zaten Türkiye okullarında Tommiks mecmuası okur gibi ders yapılıyor. 

Türkiye’de insanlar “Fen” amcayı sevmiyorlar. Herkes sosyalci. Sosyal kolay çünkü. Abuk sabuk hikâye çoğu. Salla gitsin. Sosyal diye bir bölüm mü olurmuş ya? Bir sürü de dersi var. Hiçbiri beş para etmez. Kardeşim, alacaksın eline kalemi yazmayı öğreneceksin. Konuşacak kadar dil öğreneceksin. İşini görecek kadar hesap öğreneceksin. Hepsi bu kadar. 

Din bilgisi, ahlak bilgisi, coğrafya, tarih, resim, müzik, sosyal bilgiler, edebiyat, sosyoloji, psikoloji, pedagoji, felsefe, mantık… Öğrenci bunları öğrenmek için özel olarak ÖSS sınavında puan tutturup okul kazanmak ve 4 yıl 5 yıl bunların okulunu okumak zorunda. Tarihi öğrenmek için 5 yıl okumak zorunda. Ya sen kafayı mı yedin? Bunun için 5 yıl üniversite okunur mu? İsteyen, meraklı olan internetten öğrensin. Bir de bunun lisesi, orta öğretimi var. Allah sizi inandırsın adam deli İbrahim’in karılarını öğrenmek için tam 17 sene okuyor. Eğitimden sorumlu kişilerin kesinlikle tedaviye ihtiyaçları var. Böyle bir şey olur mu ya? Elbette böyle bir eğitim sistemi olursa 5 yıl elektronik okuyan kimse size Fuzuli’den gazeller okur. Türkiye’de vasıflı teknik eleman yok diye bas bas bağırıyorsunuz. Adama 17 sene firavunun mumyalarını okutuyorsun. Nerden teknik eleman olacak? 

Kardeşim, onu bunu bilmem. Sosyal derslerin çoğu gereksiz ve müfredattan kaldırılmalıdır. Tarih dersi yerine kişisel bakım dersi koy. Adam burnunu silmeyi bilmiyor. Do re mi fa… Müzik öğretiyorsun. Ne biliyorsun o çocuğun müzisyen olacağını? Belki de eşek bakıcısı olacak. Branşını seçtiğinde sırtına bir gitar bağla, akşam do ile yatsın sabah la ile uyansın. Resim dersi tamamen gereksiz. Bir sürü resim atölyesi, galerisi var. Merakı olan gitsin öğrensin. Bugüne kadar belki 50 milyon çocuğa resim dersi verdin; ülkende bir tane Pablo Picasso yok. Allah senin… versin! 

Üniversitede sosyal bölüm tamamen gereksizdir. Ülkenin çocukları fen bilimlerine, üretime yönlendirilmelidir. Taştan heykel yapmayı öğret. Belki ekmeğini çıkarır. Din bilgisiymiş. Ne bilgisi ya? Din bilgi değil ki. Orda kitap, orda akaid. Kutsal kitap yazmış işte. Neyi ispata çalışıyorsun? Ahlakın dersi mi olurmuş? Zati gıcığım! Felsefe, mantık bunların hiçbiri ders değil. Herkesin öğrenmesi gerekmez. İsteyen Kant amcamızın külliyatından öğrenir. Coğrafya; gezip göremeyeceği yerlerin neyini anlatıyorsun adama? 200 küsur devletin başkentini tek tek sayan ben 50 yaşında hala İzmir’i görmedim. Senin coğrafyanı yiyim be; coğrafyanı yiyim! Sanki bilim adamı yetiştiriyorsun. Her şeyi de kafasına zorla sokup öğretmeye çalışıyorsun. Bin cilt kitap okumuş adam donunu giymeyi bilmiyor. Allah bida… nızı versin! Defolun gidin ya! Sinirlendirmeyin adamı! 

İnsan her şeyi öğrenmek zorunda değil. Zaten öğrenemez; aptal olur. Neye ihtiyacı varsa, onun için ne gerekliyse onu öğreteceksin. Senden değil eğitimci kilimci bile olmaz. Çocuğun elinde 17 senede 1000 tane kitap. Oku babam oku. Şiir okuyarak ülkeyi yöneten başbakan iki satır konuşuyor 10 kere elhamdülillah diyor. Adam imam hatipli. İmam hatip ne? Din bilimleri okulu. Din bilim değil ki. Allah’ın kitabı orada. Aç oku, kıl namazını. İnsanlarımız kendilerine belli bir iş, meslek ya da sanat öğretilmediği ve de müzmin tembel oldukları için hepsi boş insan. Adam dağda kalıyor, kurtarmak için bir tane Akut’umuz var. Ama maşallah kahvelerde binlerce pişticimiz var. Ne iş yaparsın kardeş? Yani bir işin, mesleğin, sanatın var mı? Evet, var: Kaldırım mühendisliği. Adamların suçu yok. Çünkü ortada devlet yok. Ülkede 50 milyon yetişmiş insan. İşleri, meslekleri, sanatları olsa koca ülkede dünyaya yetecek üretim yaparlar. 

Tayyip işte bu şekilde tahsil görmüş. Eğitim bakanı da. Onların okullarında yetişen çocuklar da yarın aynı Tayyip ve bakanı gibi olacak. Türkiye okullarında dümteke dümtek medrese eğitimi verilecek. Sonuçta Papua Yenigine bile uzaya giderken biz Kastamonu yollarında elhamdülillah dep dep! Avrupa’yı 200 yıl geriden takip ediyoruz. 1800 yılının İngiltere’si ile bugünün Türkiye’si aynı. Teknolojinin yarattığı farkları kaldırsak Mozambik’le eşit olacağız. 

Türkiye’de okuyan bir öğrenci aklınıza ne gelirse öğrenmek zorunda. Adamda sanki beş tane beyin var. Üstelik hepsinden de geçer not alacak. Eğitimciler unutmuş olabilirler. Kendilerine bir iki ders de biz hatırlatalım da müfredatlarına eklesinler. Öğrencilerimizin mesela Norveç kıyılarında kaç tane fiyort olduğunu bilmeleri gerekebilir. Ya da mesela Kutup ayılarını Afrika’da yaşamaları için getirsek ne olacağını öğrenebilirler. Yine keza gözlerimiz önde değil de kafamızın arkasında olsaydı ne yapardık? Yine mutlaka Türkiye okullarında öğrencilere ders olarak okutulması gereken bir konu çizgi film kahramanı Tommiks’in sevgilisi çilli Suzi’nin babası olan albayın adı nedir? Bu konu çocuklarımızın geleceği bakımından ehemmiyetli bir öneme sahiptir. Size tuhaf gelecek ve inanamayacaksınız ama 17 yıl boyunca yüzlerce dersi okuyan çocuklarımızın çoğu dişlerini fırçalamayı bilmiyor. Çocuk Obama’nın kaynanasının adını biliyor da dişini fırçalamayı bilmiyor. 

Bin yıllık İslam hâkimiyeti iliklerimize kadar işlemiş. Her şeyi etkileyen her şeye nüfuz etmiş bir kültür oluşmuş. Bu devasa yalancı din kültür katmanının arasında gerçek İslamın özü de görünmez olmuş. Ulemaya İslamı anlat diyorsun ermiş derviş hikâyeleriyle vaaz veriyor. Müslümanlığa göre insan et ve kandan oluşmamış. Ne kas var ne kemik. Biz manevi bir varlıkmışız. Madem öyle bizim de cinler gibi görünmememiz gerekir. Burada maddeyi reddeden bir anlayış var. Bu da maddi olan her şeye karşı düşmanca fikirler yaratıyor. 

Anadolu insanı maddeye sıcak bakmıyor. Sevmiyor maddeyi. Bu öyle bir devlet kültürü oluşturuyor ki bu kültürün ne olduğunu anlayamıyoruz. Milli ve manevi değerler deniliyor. Maddi değerler nerde? Alattinin lambasından mı çıktın? Manevi değerlerin ne olduğunu da anlamıyoruz. Ama ne olduğunu bilmediğimiz değerler bütün hayatımızı etkiliyor. İbadetler açık kardeşim. Kılarsın iki rekât, sevabın yazılır. Öyle manevi okyanuslara (o da nedir bilmiyoruz ya) dalıp gitmene gerek yok. Başbakan bu anlayışta olduğu için açım diyen vatandaşa sanki “dua et Allah verir” diyor. Sayın başbakan Allah vermiş zaten. Sen tedarik edip dağıtmayı bilmiyorsun. İhaleci paşa torunlarının sofralarındaki artıkla Türkiye’deki bütün açlar doyar. 

Çaresiz insanlarımızın maneviyat dedikleri dolgularını alacağız. Çıplak madde olarak kalacaklar. İman olarak da sadece Tanrı’nın buyrukları. Şimdilerde Aziz Hüsamettin abimizin ruhunda, kalbinde, aklında, hafızasında Tanrı’nın buyruklarına varana kadar kim bilir kimin buyruğu var. Net Allahın emirleri ve çıplak madde halinde sizler kalacaksınız. Bu ne ya! Herkes bir acayip mana denizinde kaybolmuş. Sanıyor ki maneviyatım ne kadar yüksek olursa o kadar kıymetli olurum. Emirleri yerine getir yeter. Ruhunun peşine düşmüş vücudunu unutuyor. Sen ilânihaye ilahi bir varlık değil et ve kandan oluşan bir canlısın. Okudukça duayı kanatlanıp uçuyorsun. İkiye bölünmüşsün. Yarın o ne âlemiyse orda; diğer yarın bu dünyada. Bize de yarım adam kadar iş yapıyorsun. Ama bir adam olarak yiyorsun. Kazandığınla ihtiyacını karşılayamıyoruz. 

 
Toplam blog
: 6332
: 653
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..